Can’ı uzun zamandır, önce merak, sonra hayranlık ve derken büyük bir gururla takip ediyordum. Kendisiyle tanışmamıştım, onun heyecanına destek olan annesinin ağzından duymaya başlamıştım. Henüz Ortaokul öğrencisiydi. Sudoku çözüyordu. Farklı ülkelerden şampiyonalara gidiyorlardı. Türkiye’de çok bilinen, desteklenen bir alan değildi. Ülkeye ödüllerle gelmeye başladı Can. Derken Sudoku Dünya Şampiyonasında Genç kategoride dünya 2.si oldu. Sonra bambaşka bir sürpriz haberle geldi annesi... Can’ın hazırladığı sudoku, Wall Street Journal’da yayınlanmıştı. O gün hem kendisini hem de yazdığı sudokuları sizlerle tanıştırmam gerektiğini düşündüm.

Can Erturan pandemi patladığında henüz ortaokul sıralarındaydı. Herkes eve kapandı. Can’ın da ilgi alanlarına erişimi kısıtlanmıştı. Tek çıkış noktası çevrimiçi satranç videoları izlemekti. Bir gün karşısına “Sadece 4 rakamlı bir sudoku nasıl olabilir?” başlıklı bir video çıktı. İşte o gün yolunu buldu Can. Henüz 12 yaşındaydı. YouTube kanalının yaratıcısı Simon’un sudokuyu çözüşünü ağzı açık izledi. Büyülenmişti. Günler, aylar, yıllar içinde Simon’u takip etti. Sudoku virüsüne yakalanmıştı. Zaman içinde izlemenin ötesinde çözmeye çalıştı, derken üretmeye başladı. Kaliteli bir sudoku, farklı kurallara sahip olup, mantık zincirlerinin çözeri daha önce görmediği ama tahmin edebileceği şekilde tek çözüme yönelteceği şekilde tasarlanmalıydı. Bugün bilindiği haliyle ve sudoku ismiyle ilk defa 1984 yılında Japon Maki Kaji tarafından toplu basılan sudoku bulmaca geleneğine Can, pandemi sayesinde adım atmıştı. Bir gün öğretmeni, Türk Beyin ve Sudoku Takımı seçmelerinden bahsedince seçmelere katıldı. “Yıllarını bu konuya verenler vardı, ülkenin en iyileri katılıyordu seçmelere…” Seçmeleri birincilikle tamamladı. 14 yaşındaydı. “Soruları şu anda takımımızın en tecrübeli ismi ve 4 yıldır takım arkadaşı olduğum Salih Alan hazırlamıştı. Onun dışında herkes yarıştı ve ben birinci oldum. O zaman anladım ki, insan gerçekten kendisine zevk veren bir şeyle ilgilendiğinde, başarı hırsı olmasa bile başarıya ve büyük bir zevke ulaşabiliyor.”

Can o günden beri hem yarışmalara hazırlanıyor hem keyifle sudoku çözüyor hem de sudoku yazıyor. Beş yıldır İtalya Sudoku Şampiyonasına ve başka şampiyonalara bulmaca yazıyor. Şu an dünyanın en geniş beyin oyunları sitesi Alman Logic Masters’a yüklenmiş 78 bulmacası mevcut. Yazdığı yaratıcı ve farklı düşündüren bulmacalar yarışmalarda, mümkün olduğunca hızlı ilerlemek isteyen çözerlerin hoşuna gitmiyor olabilse de “Farklı sudoku problemleri çözmek sadece yarışmalarda değil gündelik hayatta da mantık yürütme ve çözüm üretme becerilerini geliştiriyor” diye açıklıyor.

Can şimdilerde üniversite başvurularını yapıyor. Uzun vade hayali ise, Türkiye’de gerek akıl oyunlarının gelişmesinde gerekse Türkiye akıl oyunları federasyonu kurulmasında öncü olmak. Ülkemizde bu tarz faaliyetlerin daha çok ciddiye alınması ve eğitimde de önemli bir rol alması için çalışmayı hedefliyor.

Ve bu arada artık her ay yeni bir sudoku bulmacası ile Şalom DERGİ’de.