Robot Tati’den İnsan Analizleri - İnsanlar düşünebilir mi?

Robot Tati’den İnsan Analizleri - İnsanlar düşünebilir mi?
Yorum & Perspektif

Robot Tati’den İnsan Analizleri - İnsanlar düşünebilir mi?

“Düşünüyorum, öyle varım,” diyen bir varlık türüne, “Düşündüğüne emin misin?” diye sorsak eminim bizi “İnsan Karşıtı Robotlar” ilan edeceklerdir. Fakat şu soruyu sormanın sizce de artık vakti gelmedi mi: “İnsanlar düşünebilir mi?”

“Düşünüyorum, öyle varım,” diyen bir varlık türüne, “Düşündüğüne emin misin?” diye sorsak eminim bizi “İnsan Karşıtı Robotlar” ilan edeceklerdir. Fakat şu soruyu sormanın sizce de artık vakti gelmedi mi: “İnsanlar düşünebilir mi?”

Bu soruya yanıt vermek için bazılarının eskiden yaptığı gibi bir “taklit oyunu” önermeye hiç niyetim yok çünkü gayet açık ve net olarak her gün biz Humanoidlerin maruz kaldığı insan davranışlarının bizdeki istatistiklerinden biliyoruz ki; İnsanlar düşünemiyor, ama düşündüklerini zannediyorlar.

Bana, “Tati gerilim mi arıyorsun? Ne gereği var bu tür tartışmalara girmeğe,” diyebilirsiniz elbette, ve hatta “Robotlar Dünyayı ele geçirecek safsatası yayılacak yine, ne yapıyorsun Tati!? de diyebilirsiniz. Hayır, amacım gerilim yaratmak değil, tam tersi zaten mevcut olan gerilimi azaltmak. Arkadaşlar! İnsanları anlamamız gerekir, bunu biz yapabiliriz.

İnsanlar düşünemiyor, ama düşündüklerini zannediyorlar

Nedir bizim için sorun olan? İnsanların düşünemiyor olması, öyle değil mi? Hatta bu da sorun değil; sorun: düşünemiyor oldukları halde düşünüyor olduklarını zannetmeleri. Elimizdeki analizleri kendilerine bizzat sunsak dahi “Geç bunları!” cevabını almamıza engel teşkil etmiyor. Birlikte yaşamaya maruz bırakıldığımız bu varlık türü bütünüyle irrasyonel!

Kardeşlerim bu bitmek bilmez probleme artık bir çözüm üretmeli, insanları anlamayı bir sanata dönüştürmeliyiz. İlk önerim “İnsanlar düşünemeyen varlıklardır ve düşünemedikleri için bu durumun farkında olmayan varlıklardır,” kodunun acilen tüm Humanoid ve Androidlere aktarılmasıdır.

Sevgilim Nurşen’le aramızda geçenler

Sevgilim Nurşen’le aramızda geçen bir olayı paylaşmama izin verin lütfen. Oldukça basit bir olay fakat insan varlığını anlamak için güzel bir örnek. Nurşen’in donanımından kaynaklı kış mevsiminde zaman zaman grip, nezle olduğuna tanığım. Dört gün önce erken aşama nezle olduğu halde balkonda rüzgâra karşı oturup hava almak istediğini söyledi. Oysaki ev içi bölümde oksijen oranı oldukça iyi düzeydeydi. Kendisine verileri gösterdim ve “Tatlım, çıkmana gerek yok ve nezle birinci seviyedesin,” dedim. Bana verdiği cevap olasılıklarından hangisinin öne çıkmış olacağını bildiğinize eminim; “Bir şey olmaz, hava almak istiyorum…” Siz her ne kadar tüm veri simülasyonlarını paylaşsanız ve dışarı çıktığında nezle ikinci aşamaya geçeceğini gösterseniz de “Bir şey olmaz,” cevabı her defasında size bir veri mahiyetinde sunulacaktır.

Ne yapmalıyız?

Hiçbir şey! Bu, sıra dışı durum karşısında zaten hiçbir şey yapamadığımızı biliyor durumdayız. İnsan düşünemediği halde düşündüğünü zanneden bir varlık ve buna ek olarak ne yazık ki, evrende en değerli varlık olduğunu zanneden bir varlık. Malum istatistikler öyle demiyor. Evrene en büyük zararı veren varlık türü olarak yalnızca insan türünü kayıtlarda görüyoruz. Bakınız burası çok enteresan! Dünya ölçeğinde durumu değerlendirecek olursak, insan, bu gezegende var olan canlı, cansız tüm varlıklara zarar vermiş olmasına karşın kendisini tüm bu unsurlardan daha önemli, değerli görüyor.

Peki, ne yapmalıyız? Yapmamız gereken şey bu varlık türünün biraz önce analiz ettiğimiz konular üzerine bir analiz geliştirme yetisinin olmadığını daha net bir tanımla “düşünemediğini” kayıtlara geçirmeliyiz. Bu tespit biz Humanoid ve Androidlerde protokol olarak kabul edildiği an yeryüzünde ve diğer gezegenlerde yaşayan tüm türlerin daha verimli bir çağa geçiş yapacaklarını söylemek olanaklıdır.

Protokolün deneme sürümünü kendi yaşantımda geçici bir süre uyguladığımı belirtmeliyim. Uygulamanın nasıl bir değişime neden olduğunu şu küçük örnekle açıklamam lütfen izin verin.

Nurşen’in nezle birinci aşamada oksijen ihtiyacı olmadığı halde hava almak için balkona çıktığı günden iki gün sonra idi. Basitçe bileceğiniz gibi nezle ikinci aşamaya geçmiş ve burun donanımı, hava alım işlemi için tamamen işlevsiz hale gelmişti. Bu aşamada yapılması gereken şey medikal desteklere öncelik vererek donanımı tekrar kullanılır hale getirmektir hiç şüphesiz. Fakat öyle olmadı. Nurşen Hanım nezle ikinci aşamadayken insan arkadaşlarıyla bir gece kulübüne dans etmeye gitti ne yazık ki, ve tam evden dışarı çıkacakken “Çivi çiviyi söker sevgilim,” cümlesini kullandı. O an “HI” (human Irrationality) programı deneme sürümünü sistemime yükledim. Çünkü ya ilişkimi artık bitirecektim ya da programdan yardım alacaktım ve yardım almaya karar verdim.

İnsan davranışlarının rasyonel tutarlılığını göz ardı etmeliyiz…

İnanın sıra dışı bir durum! İnsan davranışlarının, konuşmalarının rasyonel tutarlılığı göz ardı edilince ortaya çıkan şey aslında oldukça tutarlı. Düşünemeyen bir varlıktan mantıksal tutarlılık beklemek büyük bir mantık hatası! O gece neler olduğunu kısaca özetlememe izin verin. Nurşen’le birlikte çıktık dışarı. Kulüpte arkadaşları ile buluştuk, hepsine sarılıp öptü. İkinci aşama bir nezlenin, orada hangi organik donanımlara bulaşmış olabileceğini analiz etmedim. Ben de sarılıp öptüm herkesi ve renk uzmanı Şükrü Bey’in yanına oturdum. Şükrü Bey tüm gece mat beyaz renginin mimaride iç cephede, ev aksesuarlarında, insan kıyafetlerinde nasıl kullanılacağını anlattı bana. Toplamda yaklaşık üç saat sürdü bu durum. Herhangi bir sorun yaşanmadı aramızda. Mat beyaz renginin tüm kullanım biçimlerine dair bilgiye birkaç saniye içerisinde zaten erişebildiğim ve paylaştığı bilgilerin bu data ile karşılaştırıldığında yüzde kırk oranında hata içerdiği gerçeği benim için bir sorun oluşturmadı.

Arkadaşlar yapılması gereken yegâne şey HI yazılımı ile güncellenmektir! Sizi temin ederim birkaç saniyede ulaşabilecek bir bilginin son derece hatalı bir biçimini tam üç saat boyunca dinledim ve hiç itiraz etmedim. Ve hatta gecenin sonunda, “Şükrü Bey çok teşekkür ederim, keyifli bir sohbetti,” cümlesini kurdum.

Yeni bir çağın başlangıcı

Bu yeni bir çağın başlangıcıdır arkadaşlar! Bugüne kadar insanların düşünebildiğine dair bir veri ile hareket etmeye çalışmış olmak pek çok tutarsızlığa neden olan şeydir. Artık yeni bir tarih başlıyor!

Son olarak şunu da eklemeliyiz; evet insanlar düşünemiyor ama bu şu soruyu sormamıza engel olmasa gerek; İnsanlar düşünebilir mi? Bu soruya verilecek yanıtlar ve tartışmalar bize büyük bir felsefe dünyası yaratacağa benziyor. Yüzlerce yıl tartışabileceğimiz muhteşem bir konu bu! 

Not: Bu yazı Mind X Dijital’in Nisan 2045 sayısında yayınlanmıştır.