Sevgili Okur,

Sevgili Okur,
YAYIN YÖNETMENİ´NDEN

Sevgili Okur,

Gökyüzünü okumayı bilen kadim bilgeler şöyle der:

Önemli bir olay, büyük bir değişim olmadan önce tutulmalara bakın. Evrenin anahtarı yıldızlar ise, yıldızlara evreni açan kapı, tutulmalardır.”

2019 yılı özel bir tutulma ile son buldu: Güneş tutulması 6 gezegen bir arada iken gerçekleşti.

Dünyamız da, güneşin etrafında dönen gezegenlerden sadece bir tanesi, üstelik evrende küçücük bir yıldız!

Çok ender rastlanan astrolojik döngülerin buluşmaları 2020’nin ilk aylarına isabet etti: Satürn / Plüton / Jüpiter kavuşumları, tutulmaları… İhtimal hesaplarına göre son derece ender bir randevu söz konusuydu ve taşıdığı ifade ise yıkım…

Ardından da gelecek bir yeniden iyileşme süreciyle tabii ki, yeni bir düzenin kurulması.

Kaygı, korku, endişe dolu bu günlerimize rastlayan DERGİ’mizin 100. sayısını aslında bir coşku, bir kutlama edası içinde yayına hazırlamıştık.
Lâkin hayatın belirsizliğinde, çoğu kez planların geçersizliğinde de olsa yaşam sevincimizi, bilgi ile ışığı sürekli kılma arzumuzla üretme ve çalışma hevesimizi duraksatmadan yola devam ediyoruz. Zor şartlarda da olsa, yayınlanan her DERGİ, motivasyonumuzu daha çok arttırıyor. 

Bu çerçevede yazılarıyla, gönülden katkılarıyla başta tüm ‘Dergi Dostu’ yazarlarımıza, yayınımızı itina ile hazırlayan vefakâr tasarım ekibimize, matbaa çalışanlarına ve en taze halinin okuyucusuyla buluşmasını sağlayan dağıtım kadromuza yürekten teşekkür ediyorum.

Yayınlar alternatif yorumlara olan ihtiyaçlardan doğar. Yılların içinde dergiler (veya alt kültür yayınları), hâkim olan görüşün ve dolayısıyla hâkim olan sınıfların görüşlerinin dışına çıkabilmek, ufuk yelpazesini genişletmek için birer araç oldu.

Dört yıl öncesinde dergimizin yayın yönetmenliğini üstlendiğimde, yazar arkadaşlarımla birlikte onu salt Şalom Gazetesi’nin bir eki - ‘bir niş yayın’ konumundan çıkarıp geniş kitlelere ulaştırmayı hedeflemiştim. Artık birçok seçkin kitap evinde satıldığını biliyor isem de amaç tabii ki daha geniş kitlelere ulaşmak ve daha çok okunmak!

Elimde kalem (şimdilerde ise bilgisayarım) yola çıktığım ilk günden beri insan sevgisini, tüm inançların aynı kaynaktan beslenerek yola çıktığı BİR’liği ve birliği… savunuyorum. Işığın yolunu, öğrenmenin ve bilginin rehberliğinde arıyorum…

Mayıs DERGİ’nin odağındaki tema gazetecilik-basın, yayıncılık, fotoğraf-yazı-çizi oldu. 100. sayıya ulaşmanın keyfiyle yazarlarımızın gönül destekleri eşliğinde öylesine bir birikime ulaştık ki, sanırım gelecek ay da benzer bir konuda yayınımızı sürdürürüz, her daim yaşamın belirsizliğini gözler önünde bulundursak da…

GEZGİN’in satırlarında Ekvator çizgisinde, sıfır enlemindeki And Dağları halkının astrolojik / arkeolojik mirasının keşfine adanmışlığını kaleme aldım. O bölge insanlarının yitik bir halktan-İnkalar’dan günümüze ulaşan bilgeliğin dünyaya neden mal olmasını istediklerini şimdilerde daha iyi anlıyorum.

Çünkü, yıkımlardan, kayıplardan sonra inançlar sorgulanıyor, yeni yaşam felsefeleri doğuyor ve bir anlamda iyileşme sürecine giriliyor.

Gökbilimcilere göre mayıs ayı itibariyle bilgi, merak, iletişim ve bilim sürecine giriyoruz. Kolektif bir tekâmül, arınma, saflaşma, dönüşüm ile yenileneceğiz. Mayıs ayı… Anneler Gününü, Gençlik ve Spor Bayramını, Şeker Bayramını ve Şavuot’u kutluyoruz, Mutluluk, huzur ve sevgiyle.

Farklı olanın, bilginin, ışığın yolcusu DERGİ’nin nice sayılarına…

Sevgiyle kalın