Sinemada gazetecilik filmleri

Sinemada gazetecilik filmleri
Sinema

Sinemada gazetecilik filmleri

Sinema tarihinin gazetecilik mesleğiyle ilgili filmlerin listesini çıkarmaya çalıştığımda karşıma 50’ye yakın film çıktı. Aralarında en önemlilerini ayırmak benim için “Sophie’nin Seçimi” kadar meşakkatli oldu.

Bu yazıma DERGİ’nin sinemaya ayırdığı sayfalara sığacak kadar “gazeteci filmi” koymakla yetineceğim.
Bu filmlerin Oscar Ödülü ile olan ilişkilerinden başlayalım:

Gazetecilik konulu filmler arasında Oscar’a ulaşan ilk film “Centilmen Anlaşması / Gentlemen’s Agreement”. Elia Kazan’a da Oscar kazandıran 1947 tarihli filmin aldığı 3 ödülden biri En İyi Film Ödülü idi.
Türün filmleri, En İyi Film Oscar’ı için 69 yıl bekledi. Tom McCarthy’nin Katolik Kilisesi’ni eleştiren “Spotlight”ın 2015 tarihli filminin aldığı iki Oscar’ın biri En İyi Film dalındaydı (2016).
Orson Welles’in 1941 tarihli “Yurttaş Kane / Citizen Kane”i sinema tarihinin en iyi filmi seçildi, ama Oscar yarışında ödülü “Vadim O Kadar Yeşildi”ye kaptırdı. Yönetmen dalında Oscar alan John Ford’un başyapıtının 1942’de kazandığı 5 Oscar’dan biri En İyi Film dalındaydı. Gazetecilik ve medya etiği üzerine çekilmiş en etkileyici filmlerden biri olmasına rağmen “Şebeke / Network” (1976), En İyi Film unvanını “Rocky”ye kaptırmıştı. Sidney Lumet’in ölümsüz filmi başka dallarda 4 Oscar ödülüne ulaşmıştı.
Ertesi yıl türün başyapıtları arasında gösterilen “Başkanın Tüm Adamları / All The President’s Men” aynı akıbeti yaşadı ve En İyi Film Oscar’ını Woody Allen’in “Anny Hall”una kaptırdı. Alan J. Pakula’nın filminin 4 Oscar’ından biri, olayı yaşayan iki gazeteci Carl Bernstein ve Bob Woodward’ın yazdığı Senaryo’ya gitti.
İngiliz yönetmen Roland Joffé’nin gerçek bir hayat öyküsünü sinemaya taşıyan “Ölüm Tarlaları / The Killing Fields” (1984) En İyi Film dalındaki ödülü, Milos Forman’ın 8 Oscar’lı “Amadeus”una kaptırdı. “Ölüm Tarlaları”nda olayı yaşayan Kamboçyalı Dr. Haing Somnang Ngor, En İyi Yardımcı Erkek oyuncu dalında filmin kazandığı 4 ödülden birinin sahibi oldu.

George Clooney’in başarılı aktörlük kariyerinin yanında iyi bir yönetmen de olduğunu kanıtlayan “İyi Geceler, İyi Şanslar / Good Night and Good Luck”, En İyi Film Oscar’ını yılın sürpriz filmi Paul Haggis’in “Çarpışma / Crash”ına kaptırmıştı.

Kişisel sıralamama göre sinemanın gazetecilik konusundaki en iyi filmleri:

1- Başkanın Tüm Adamları (1976)

17 Haziran 1972’de Nixon’un Cumhuriyetçi Partisi’nin birkaç mensubu, seçimi kazanması beklenen Demokrat Parti’nin merkez binasına sızarak dinleme cihazı yerleştirir. Durumun farkına varan iki gazeteci ABD tarihinin en büyük siyasi skandallarından birini su yüzüne çıkarır. Watergate üzerinden ilerleyen film, iki Washington Post muharriri Carl Bernstein (Dustin Hoffman) ve Bob Woodward’ın (Robert Redford) mücadelesine odaklanır. Gazeteciliğin nasıl bir sabır ve inanç istediğini anlatan film, medya ve iletişim konusunda ders niteliği taşıyor. Alan J. Pakula’nın müthiş sinematografisi, ortaya attığı bakış açısı ve Hoffman-Redford’un zirve performanslarıyla film, yıllar geçse de geçerliliğini ve güncelliğini kaybetmiyor. Watergate skandalı Nixon’u ABD tarihinde istifaya zorlanan tek başkanı yapmıştı. Jason Roberts’ın Yardımcı Aktör dalındaki ödülü, filmin kazandığı 4 Oscar arasındaydı.
2- The Post (2017)

ABD’de iki kez Başkan Yardımcılığı, iki dönem Başkanlık yapan Richard Nixon Hollywood’a bol malzeme verdi. Steven Spielberg “The Post”ta, Nixon başkanlığında yaşanan Washington Post - Hükümet çekişmelerini kendine has sağlam üslubuyla sinemaya taşıdı. ABD’nin Vietnam’a 25 yıldır yaptığı müdahaleleri gösteren gizli belgelere ulaşan Washington Post yazarları, Pentagon Belgeleri olarak anılan belgeleri yayımlayınca müthiş bir sansasyon yarattılar. Gazete çalışanlarından editör Ben Bradlee (Tom Hanks) ve yayıncı Katherine Graham (Meryl Streep), Nixon yönetiminin tüm engellemelerine rağmen Pentagon Belgelerini yayımlamaya karar verir. Filmde özgür basın kavramının korunabilmesi adına gazete ile ordu arasındaki büyük hukuk mücadelesi gerilim yüklü bir mizansen eşliğinde anlatılır.

3- Şebeke (Network) (1976)

Howard Beale (Peter Finch) haber sunucusu olarak çalıştığı TV şirketinden 2 hafta sonra kovulacağını öğrenince depresyona girer, izleyicilerine, yapacağı son program sırasında intihar edeceğini ilan eder. Yaptığı bu duyuru insan hayatını hiçe sayan TV şirketi tarafından reyting toplamak için istismar edilir. Haberlerden sorumlu genç ve hırslı Diana Christensen (Faye Dunaway) Beale’i sıkıcı bir spikerden bir ‘TV Mesihi’ne dönüştürür. “Serpico” (1873), “12 Kızgın Adam” (1957) gibi başyapıtların yaratıcısı Sidney Lumet, bu filminde habercilik mesleğinin mutfak kısmına değinirken, gerçekçilik konusunda son derece başarılı. Kendi kitabını sinemaya uyarlayan senaryosuyla Paddy Chayefsky En İyi Uyarlama Senaryo Oscar’ının, müthiş performanslarıyla Faye Dunaway ve Peter Finch En İyi Yardımcı Kadın ve Erkek Oscar’larının sahibi olmuşlardı.
4- Spotlight (2015)

Yönetmen Tom McCarthy’ye (Josh Singer ile birlikte) En İyi Özgün Senaryo Oscar Ödülü’nü kazandıran “Spotlight”, Boston Globe’un araştırmacı gazeteci ekibinin gerçekleştirdiği bir başarı öyküsünü sinemaya taşıdı. Gazeteciler 30 yıl boyunca düzinelerce çocuğa cinsel istismarda bulunmakla suçlanan yerel bir rahipten yola çıkarak, Boston’un üst düzey dini, yasal ve idari birliğine ait on yıllarca gizlenen gerçeğe ulaşır. Gazeteci ekibi soruşturmayı derinleştirince konunun sadece Katolik Kilisesinin üst düzey yetkililerine değil, devlet kurumlarının da önemli kişilere uzanan bir ağ oluşturduğunu fark eder.
5- Yurttaş Kane (1941)
Sinema tarihinin en büyük filmi kabul edilen “Citizen Kane”, henüz ikinci uzun metrajlı filmini yapan Orson Welles’in senaryo yazılımına katıldığı, yönettiği ve başrolünü üstlendiği bir başyapıttır. Beşli senaryo ekibi 1942’nin En İyi Özgün Senaryo Oscar’ının sahibi olmuştu. Film tanınmış iş adamı Charles Foster, Kane’in ölmeden önceki son sözü olan “Rosebund”un anlamını araştıran muhabirin, sırrı çözmeye çalışırken izlediği yolu anlatır. Kane’in ailesi, arkadaşları ile röportaj yapan gazeteci, oluşan yap-bozun parçalarını birleştirmeye çalışır. Özel şatosu Xanadu’da yaşayan zengin ve gizemli medya patronunu bizzat Orson Welles’in, gazeteciyi Joseph Cotten’in oynadığı film mükemmelliyetçiliğin, otoriter yönetimin hazin sonuçlarını gösterir. 1939’da Almanya’nın Polonya’yı işgaliyle II. Dünya Savaşı’nın başlangıcından bir yıl sonra, henüz 25 yaşını dolduran Orson Welles, filmin senaryosu üzerinde çalışıyordu. Film ABD’nin basın imparatoru William Randolph Hearst’ün yaşamından esinlenir.

6- Köstebek - The Insider (1999)

Micheal Mann’ın yönettiği filmde, dönemin en önemli sigara şirketlerinin birinde araştırma bölümü başkanı olarak çalışan Jeffrey Wigand’ın ünlü TV programı yapımcısı Lowell Bergman ile yaptığı “60 Dakika” adlı TV programında sigara şirketlerinin halktan gizlediği sırları açığa çıkarır. Film çok güçlü bir sigara şirketinden kovulan ve şirketin insan sağlığı konusundaki yanlış politikalarını deşifre etmek isteyen Wigand’ın (Russell Crowe) hikâyesine odaklanıyor. Tehditlere kulak asmayan Wigand konuyla ilgili açıklamalarını TV muhabiri Lowell Bergman (Al Pacino) aracılığıyla yapıyor.
7- Frost - Nixon (2008)

Peter Morgan kendi tiyatro oyunundan yazdığı senaryoyu Ron Howard bilinen ustalığı ile sinemaya aktardı. Cumhuriyetçi Nixon, adamlarının Demokratları gizlice dinlediği ortaya çıkınca, başkanlık görevini tamamlamadan Beyaz Saray’dan ayrılmak zorunda kalır. Üç yıl sonra 1977’de popüler bir TV haber programında bu skandalla ilgili soruları cevaplamayı kabul eder. Muhatap olarak çaylak gazeteci olarak gördüğü David Frost’u seçer. Karşısına çanak sorular soran bir genç yerine, gerçeğin peşinde zorlu bir gazeteci bulması kurt politikacıyı bir hayli zorlar.

8- Ölüm Tarlaları (1984)

Kamboçya’daki iç savaşı takip etmekle görevlendirilen New York Times muhabirine çevirmen Dith eşlik etmektedir. Dith ülkeyi kan bulayan Kızıl Kmer gerillalarına esir düşer. Ellerinden kurtulmanın tek yolu özgürlüğe giden tek yolun izini kaybetmemektir. Konusunu gerçek hayattan alan bu Roland Joffé filmi 3 Oscar Ödülüne layık gösterilmişti.
9- İyi Geceler, İyi Şanslar ( 2006 )

TV gazeteciliğinin yeni yeni geliştiği 50’li yollarda Senatör Joseph McCarthy’nin başı çektiği paranoya günlerinde, hayatın gerçeklerini yansıtmakla temellendirilmiş gazeteci Edward R. Murrow ABD tarihinin gizli kahramanlarından biri olmuştu. Bu rolde David Strathairn Venedik’te En İyi Erkek Oyuncu seçilmiş, George Clooney FIPRESCI’nin En İyi Yönetmeni seçilmişti. Film hem politik duruş konusunda net bir tavır sergileyen,hem de gazeteciliğin temeli olan “doğruları söylemek” konusundaki sert üslubuyla öne çıkıyor.
10- Gece Vurgunu - Nightcrawler ( 2014 )

Senaryo yazarı olarak bilinen Dan Gilroy bu ilk yönetmenlik denemesinde En İyi Özgün Senaryo Oscar’ını kazanmıştı. Bağımsız çalışıp geceleri çektiği videoları TV kanallarına satan, zeki, bilgili, hırslı, oportünist gazeteci Louis Bloom (Jake Gyllenhaal) şehirde yaşanan gizemli olayların peşindedir. Gayeye ulaşmak için her yolu mubah sayan Bloom ve reyting uğuruna etik ve ahlaki kuralları çiğneyen TV kanalları üzerinden film son derece kokutucu bir tablo çıkarıyordu.