Ahmet Telli, hüznün şairi... Ama melankolik, evrensel insanda karşılığı olmayan, karanlık, tüketici bir hüznün değil. Bireysel varoluşunu toplumsal gerçekliğin bir nedeni ve sonucu olarak kavrayan bir bireyin hüznü. Aynı zamanda yaşıyor olmaktan, seviyor olmaktan, yaşama sevinci elinden alınmış insanların, insan gibi yaşamak isteyenlerin yanında olmaktan duyulan hüznün şairi.

Gidersen kim sular fesleğenleri
Kuşlar nereye sığınır akşam olunca

Ahmet Telli, kavganın şairi…   1946, Eskipazar / Karabük doğumlu. Ortaöğrenimini Hasanoğlan ve Pazarören öğretmen okullarında tamamladı. Dört yıl köy öğretmenliği yaptıktan sonra girdiği Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nü bitirdi. Anadolu’da çeşitli ortaokul ve liselerde (1978-79), ayrıca Gazi Eğitim Enstitüsü’nde (1979-81) Türkçe-Edebiyat öğretmenliği yaptı. Türkiye Yazıları dergisinin yazı kurulunda (1977-84) bulundu. 12 Eylül (1980) askeri darbesi döneminde gözaltına alındı (1981) ve öğretmenlik görevine son verildi.

Ahmet Telli, sanata, şiire görevci bir kimlik de yükler. Ama şiiri asla slogana indirgemez. İnsanın organik, gündelik yaşamına da göndermeler yaparak ona sahicilik kazandırır. Bu bağlamda insanın eşitliğini, mutluluğunun daha çok buradan kaynaklandığını önerir ve bunun için mücadele etmek gerektiğini, insanlık onurunun yüceliğini savunur. Şiirinin ses tonundaki romantizm, şiirinin dokusundaki lirizmin yansımasıdır aslında. 

 

KONUĞUM OL

Bir akşam konuğum ol
oturup konuşalım biz bize
Anıların çubuğunu yakıp
uzatalım geceyi biraz

Geçmişe bir el sallayıp
yaşanan günleri konuşalım
ve günlerin üstüne çöken
dumanlı, isli havaları

Kendimize daha az zaman
ayırsak da olur geceden
Çünkü boğulabilir insan
yalnız kendini düşünmekten

Kapağı açılmayan kitaplar
unutulmuş aşklar gibidir
Kitaplardan söz edelim
ve onların gizli kalmış
sessiz tadlarından

Sabaha doğru perdeyi
aralayıp ufka bakalım
ve bir çocuk gibi
hayretle seyredelim
güneşin kızıllığını

Konuşulmadan kalan
daha çok şey vardı
diye düşünerek çıkalım
güneşle kucaklaşan balkona
— Üşütmesin sabah serinliği

Bir bardak demli çay
burukluğu gibi kalsın
gecenin ve sabahın tadı
yaşasın anılarımızda

Konuğum ol, oturup
konuşalım bir akşam
ve uzatalım geceyi
sözün çubuğunu yakarak.
Ahmet TELLİ