Haber Fotoğrafı: Çocuk kalp cerrahisini Amerika'da başlatan, yarıdan fazla sağır kadın doktor Helen Taussig
- Doğru düzgün okuma bilmiyordu!
- Kulakları iyi işitmiyordu!
- Kadınların büyük ölçüde bu alandan dışlandığı bir zamanda doktor olmaya kararlıydı!
Ve dünyada pediyatrik kardiyolojinin kurucusu oldu…
Bu ay size HELEN BROOKE TAUSSIG’i tanıtmak istiyorum.
Harvard Tıp Fakültesi henüz kadınları kabul etmiyordu
Helen B. Taussig 1898 yılında doğdu. Dört kardeşin en küçüğüydü. Babası, Harvard Üniversitesinde Ekonomi Kürsüsünü yönetiyordu. O henüz 11 yaşındayken annesi veremden öldü. Taussig de hastalanmış, uzunca bir müddet okuldan uzak kalmıştı. Üstelik disleksikti, yani okuma ve yazmada zorluk çıkaran, dil kabiliyetini etkileyen bir öğrenme bozukluğu vardı. Yetmez gibi, küçükken geçirdiği boğmaca nedeniyle ağır işitiyordu. Öğretmenlerinin bazıları onu zihinsel engelli sanıyordu. Babası ona okuma, yazma, heceleme ve sayıları öğrenme konusunda yardımcı oldu. Okuma, Taussig için ömrü boyunca kolay olmadı. Yine de annesinin de biyoloji ve zooloji okuduğu Radcliffe College’a girmeyi başardı. Sonrasında Harvard’da tıp okumak istiyordu ama duvara çarptı: Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi henüz kadınları kabul etmiyordu (1945 yılına kadar da etmeyecekti). En sonunda “görünmez olması şartıyla” Boston Üniversitesine kabul edildi. Histoloji (Doku Bilimi), Bakteriyoloji ve Anatomi okudu. Erkek öğrencilerden uzak oturması ve onlarla konuşmaması gerekiyordu. Dersleri aldı ama derece alamadı, zira Boston Üniversitesi kadınlara derece vermiyordu.

Dr. Helen Taussig
Birlikte öküz kalplerini incelediği Anatomi hocası Alexander Begg ona, John Hopkins Üniversitesine başvurmasını söyledi. Burası kadınları kabul eden az okuldan biriydi. 1893’te kurulma aşamasında, Mary Elizabeth Garrett adlı büyük bir bağışçı, kız öğrencileri de erkek öğrencilerle aynı şartlarla üniversiteye kabul etmelerini şart koşarak parayı verdiği için mecbur olmuşlardı.
30’lu yaşlarında neredeyse tamamen sağır olmuştu
20’li yaşlarda Taussig’in işitme kusuru iyice ilerledi. Dudak okumayı kendi kendine öğrendi. Sessiz gözlem konusunda ustalık geliştirdi. Kolayca okuyamadığı veya duyamadığı şeyleri telafi etmek için disiplinli bir şekilde çalıştı. 30’lu yaşlara geldiğinde neredeyse tamamen sağır olacak, işitmesi ancak 1960’larda gelişen kulak cerrahisi ile büyük ölçüde iyileşecekti.
Taussig dahiliyeci olmak istiyordu, ama kadro doluydu, o da çocuk doktorluğunu seçti. Yeni yeni filizlenmekte olan bebek ve çocuk kalp hastalıkları alanında uzman oldu. 1940’lara gelindiğinde, John Hopkins Hastanesine bağlı bir halk sağlığı kliniğinde, resmî olarak var olmayan bir alanda çalışan bir uzmandı. 20. Yüzyılın başlarında kardiyoloji genelde kalp romatizması hastalıklarıyla ilgilenirdi, doğuştan gelen kalp kusurları ilginç ama umutsuz vakalardı. Taussig, John Hopkins Hastanesinin cerrahi şefi Alfred Blalock ve asistanı Vivien Thomas ile çalıştı. Üçü “Mavi Bebekler” için bir ameliyat yöntemi geliştirdiler.

Vivien Thomas
Taussig, Mavi Bebekler için radikal bir teori geliştirdi
Mavi Bebekler (Fallot Tetralojisi) oksijen eksikliğinden dolayı renkleri mavi/mora dönen, karmaşık kalp kusurlarıyla doğan bebeklerdi. Taussig radikal bir teori geliştirdi: Ya kan akışını kusurlu kalp kısımlarından alıp başka taraflardan yönlendirebilirlerse… O zamanlar yeni doğanların minik, kırılgan kalplerine ameliyat yapmak neredeyse imkânsız kabul ediliyordu.
1944 yılında Blalock ilk bebek hasta üzerinde yeni yöntemi denedi. 15 aylık bebecik sadece 5 kg’dı, nefes nefese kalmadan bir yudumcuk süt bile içemiyordu. Ameliyat başarılı oldu, buna karşılık bebek bir müddet sonra kaybedildi. 1945’e gelindiğinde ameliyat üç hasta bebek üzerinde başarılı olmuştu. Taussig ve Blalock makalelerini tıp dergilerine sunduktan kısa süre sonra ameliyat yöntemi hem Amerika hem Avrupa’da benimsendi.
1947’de yapılan bir “Mavi Bebek” ameliyatı. Vivien Thomas solda, lambanın arkasında duruyor ve Dr. Blalock’u ameliyatta yönlendiriyor
Ameliyat yöntemini mükemmelleştiren Vivien Thomas lise mezunu bir marangozdu
Bu noktada büyük bir parantez açıp Blalock’un asistanı Vivien Thomas’tan bahsetmemiz gerekiyor. Vivien Thomas siyahiydi, üniversite değil lise mezunu bir marangozdu. Doktor olmak istemişti ama ABD’deki Büyük Ekonomik Buhran ona engel olmuştu. Üniversitede “hademe” kadrosunda çalışıyor ama bir post doktora öğrencisinin yapacağı işi yapıyordu. İki sene boyunca 200’den fazla köpek üzerinde çalışarak ameliyat yöntemini mükemmelleştiren oydu. 34 yıl boyunca Blalock’un yanında çalıştı, asistanı olarak ona ameliyatlarda yardımcı oldu, ama ırkından ötürü hakkı olan maaşı alamadı ve katkısı yok sayıldı. Perde arkasındaki rolü ancak 1971’de tanındı ve 1976’da Üniversiteye hoca olarak atandı. Hakkında pek çok belgesel ve “Something the Lord Made” adlı ödüllü bir film vardır, belgeselleri görmedim ama filmi herkese tavsiye ederim.
Solda Dr. Alfred Blalock, ortada Vivien Thomas, sağda Dr. Helen Taussig
Dr. Taussig’in olağanüstü tanı yeteneği, karşılaştığı benzersiz zorluklardan kaynaklanıyordu. İşitme kaybı nedeniyle önceleri güçlendirilmiş bir stetoskop kullanan Taussig, zaman içinde sağırlığı artınca stetoskop ile bir şey duymaz olmuştu. Bir bebeğin veya çocuğun kalbinin ince, düzensiz ritmini hissetmek için parmaklarını kullanmayı öğrenmişti. Tanı konusundaki inanılmaz başarısı buna atfedilir. Fotoğraflarda hep stetoskopla resmedilir, ama aslında o bir aksesuardır. Taussig ayrıca bir bebeğin kalbindeki ve akciğerlerindeki değişiklikleri incelemek için röntgen ve floroskop kullanımına öncülük etti.
Dr. Taussig Thalidomide adlı ilaca karşı bir kampanya başlattı
Dr. Helen Taussig, John Hopkins Üniversitesinde profesör oldu. Ancak insanlığa mirası pediyatrik kardiyoloji ile sınırlı kalmadı. 1950’lerin sonları, 1960’ların başlarında Almanya, Belçika, Hollanda, İngiltere gibi ülkelerde, normalden çok daha fazla bebek kolsuz, bacaksız ve çeşitli sakatlıklarla doğmaya başladı. Bu durumun hamile kadınlara sabah bulantıları ve hamileliğin getirdiği başka sıkıntıların giderilmesi için verilen Thalidomide adlı ilaç ile bağlantılı olabileceğini düşünen ilk hekim, Alman doktor Widukind Lenz idi. Dr. Taussig Almanya’ya gidip durumu yerinde inceledi. Bu arada FDA’da (ABD Gıda ve İlaç Dairesi) Dr. Frances Oldham Kelsey adında dirayetli bir farmakolog çalışıyordu. 
Farmakolog Dr. Frances Olham Kelsey
Amirleri ona rutin gibi görülen bir görev vermişlerdi: Avrupa, Afrika ve Kanada’da sansasyon yaratan yeni bir ilacı onaylamak… Dr. Kelsey güvenlik çalışmalarını yüzeysel bulmuştu, ilacı onaylamadı. Oysa Richardson-Merrell ilaç şirketi depolarca ilacı ABD’ye getirmişti bile. Dr. Kelsey verileri defalarca sorguladı. Dr. Taussig de döndüğünde ilaca karşı bir kampanya başlattı. Başta Dr. Kelsey olmak üzere, Dr. Taussig ve ilaca karşı olan bir avuç insanın çabaları sonucu, Thalidomide ABD’de satılamadı.

Thalidomide kurbanı çocuklar
İlacı yurt dışından edinen veya doktorların dağıttığı numuneleri kullanan 17 annenin bebekleri hariç, ABD’de hiçbir çocuk Thalidomide yüzünden sakat kalmadı. 1962’de üzerindeki büyük baskılara rağmen ilacın onaylanıp satılmasına engel olan Dr. Frances Kelsey, milli kahraman ilan edildi, Başkan Kennedy’den Üstün Federal Sivil Hizmet Ödülü aldı.

Başkan Kennedy, Dr. Frances Kelsey’e ödülünü veriyor
Helen Taussig’in, 1949 yılında Fransa’dan gelerek ABD’de ameliyat olan on bir yaşındaki Jean Pierre Cablan’ın, iyileşip döndükten sonra yolladığı mektubu çerçeveletip şöminesinin üstüne astığı söylenir: “Artık tamamen yeni bir çocuğum… Arkadaşlarımla oyun oynayabiliyorum…” Dr. Taussig hayatının sonuna kadar çalışmayı bırakmadı. Emekliliğinden sonra araştırmalar yapmaya, bilimsel makaleler yazmaya devam etti. 88 yaşında bir trafik kazasında öldüğü sırada kuşlarda doğuştan kalp kusurlarının genetik temeli üzerine bir araştırma yapıyordu…
Kaynaklar:
https://www.wikipedia.org/
https://www.heart.org/en/news/2024/03/28/dr-helen-taussigs-work-saved-blue-babies
https://jwa.org/encyclopedia/article/taussig-helen-brooke






