Hayatımız Algoritma

Hayatımız Algoritma
ARAŞTIRMA

Hayatımız Algoritma

1. Yataktan çık. 2. Yüzünü yıka. 3. Kahvaltı yap. 4. Giyin. 6. İşe git. Problem çözmek veya belirli bir amaca ulaşmak için tasarlanan yol, biraz açarsak problemi çözecek komutların adım adım alt alta yazılması… Kelimenin çıkışı, şimdi Özbekistan’da bulunan Harezm doğumlu el Harezmi’nin 9. yüzyılda yazdığı matematiğe büyük katkı sağlayan Hisab el-cebir ve el-mukabala kitabına dayanıyor. Kitabın başındaki Latince “Dixit Algorizmi” (el-Harezmi dedi) deyişiyle bu kelime dolaşıma girmiş. Avrupalıların “Arap sayıları kullanarak aritmetik problemler çözme kuralları” manasında kullandığı “algorizm” sözcüğü, daha sonra “algoritma”ya dönüşmüş. Hayatımızın her alanına giren algoritmanın olmazsa olmazları şöyle: Algoritmalar karşılaşılabilecek tüm ihtimalleri içerecek kadar genel olmalıdır, işleyişi etkileyebilecek bir belirsizliğe yer yoktur, hiçbir şey şansa bırakılmaz. Belirli sayıda adımdan sonra sonlanır.


Matematik, astronomi, coğrafya alanlarında çalışmış Fars bilim insanı el-Harezmi.

İnsanlar her gün zaten bir sonuca yönelik işleri belli bir sırayla otomatikman yapar, algoritma sıradanlaşan eylemlerin içine çok güzel saklanmıştır. Adımları takip etmek insanı karmaşıklıktan kurtarır. Yemek veya yol tarifi gibi detaylı anlattığımız her şey algoritmadır. Tarifler doğru yapılır ve eksiksiz uygulanırsa başarısızlık olasılığı düşüktür. Şimdi mutfaktayız ve kek yapmak istiyoruz. 1- Şeker ve yumurtayı derin bir kâseye koyup çırp. 2- Süt, vanilya, yağ, un ve kabartma tozu ekleyip karıştırmaya devam et. 3- Karışımı kalıba dök. 4- Kalıbı fırına sür. 5- 40 dakika içerisinde kek hazır.

Bilgisayarları kullanmaya başladığımızdan beri algoritmalar program yazmaya yarıyor. Programı yemeğe benzetirsek, algoritma o yemeğin tarifi gibi… Kodlama tarifin, bilgisayarın anlayacağı bir dille hazırlanması... Örneğin iki sayıyı toplayıp sonucu ekrana yazacak bir program için adımlar şöyle sıralanabilir: 1- Başla 2- A sayısını oku. 3- B sayısını oku. 4- Toplam=A + B işlemini yap. 5- Toplam değerini ekrana yaz. 6- Son.


Makine öğrenme algoritmasının sonuçları arasında en şaşırtıcı olan, kardiyologların sağlıklı olduklarına inandıkları insanların ölüm riskini bile doğru hesaplaması. 

Bilimdeki uygulamalar
Dijital çağın hızlı ve kolay çözümler üreten teknolojileri, insanları konfora alıştırdı, hatta herkesi akıllı telefonlarla esir aldı. Yapay zekâ, bitcoin derken ileride nasıl toplumsal ve hukuki sorunlarla karşılaşacağımız belli değil. Şimdi, algoritmanın hayatımıza direkt değmeyen, uzaktan geçen uygulamalarından birkaç örneğe bakalım.

New Scientist’te yayınlanan bir makale, kalp hastalarının EKG sonuçlarına bakarak bir yıl içinde hayatını kaybedecek insanları tespit eden bir algoritmadan bahsediyor. Bu iş için 400 bin doktorun izlenimleri kaydediliyor. Geliştirilen algoritma, kardiyologların tahminlerine kıyasla gerçeğe daha yakın: Geleneksel yöntemin yüzde 65 ile 80 arasındaki başarısına karşılık yüzde 85. Yine de araştırılmamış bir mekanizma kullanmak hâlâ etik bir tartışma konusu.

Yeni yaşam biçimleri geliştirmek için aday tasarımlar yaratırken evrimsel bir algoritma kullanıldı. Tufts Üniversitesi’nden bir ekip, Afrika kurbağası embriyosundan kök hücreler toplayarak bilgisayar ortamındaki tasarımları hayata aktardı. Kök hücrelerden ayrıştırılan tek hücreler laboratuvar ortamında kuluçkaya yatırıldı. Bu hücreler kesildi ve bilgisayarın belirlediği tasarımlara benzeştirilerek bir araya getirildi. Doğada görülmeyen vücut biçimleri geliştirecek şekilde toplanan hücreler, beraber çalışmaya başladı.

Araştırmacılar, beynin çalışma şeklini ve bilgileri bir seferde nasıl işleyebildiğini gösteren bir algoritma geliştirdiler. Georgia Teknik Üniversitesi’nden bir ekip, beynin, asıl bilginin sadece yüzde 1’ini, hatta daha azını kullanarak verileri sınıflandırabildiğini keşfetti. Deneklerden bazı resimlere bakmaları istendi ve sonrasında küçük detaylar gösterilerek resimleri tanımaları beklendi. Aynı deneyin uygulandığı yapay zekâ da testleri insanlar gibi tamamladı. Böylece insan beyin ağı ile yapay sinir ağlarının davranışsal benzerliği kanıtlandı.


Sea-Thru algoritmasını geliştiren Derya Akkaynak 

Florida Atlantik Üniversitesi’nden Dr. Derya Akkaynak tarafından geliştirilen Sea-thru isimli algoritma, ışığın suda kırılmasından dolayı kaybolan renkleri, gerçek renklere dönüştürerek, photoshop’a gerek kalmadan mükemmel fotoğraflar elde edilmesini sağlıyor. Fotoğraf algoritmaya yüklendiğinde, görüntü piksel piksel taranarak, her bir pikseldeki renk değeri, olması gereken değere dönüşüyor. Algoritma, fotoğraflardaki en karanlık piksellere odaklanarak ışıktaki saçılma miktarını hesaplıyor.

Tsunamiler için erken uyarı sistemi olan VARION, Sapienza Üniversitesi’nden Giorgio Savastano’nun geliştirdiği algoritma ile çalışıyor. Savastano, VARION’un gerçek zamanlı çektiği farklı verileri algoritma üzerinden ölçebileceğini ve tsunami uyarı sistemi araştırmalarına yeni katkılar sunacağını anlatıyor. Algoritma GPS sistemlerine adapte edildiğinde 230 farklı küresel uydu navigasyon sistemine ulaşılabilecek.


Dating uygulamalarında ilk buluşma için taraflar ortalama altı saat yazışıyor.


Sosyal medyadaki yansımalar
Algoritmanın ne olduğuna dair sorulara son zamanlarda daha sık rastlamamızın en büyük nedeni, neredeyse herkesin bir parçası olduğu sosyal medya platformları. Sonuçta platformların hepsi belirli bir temel üzerine kurulu.

Tinder ve benzeri online dating (eş bulma) uygulamalarına sahip olan Match Group, 10 milyondan fazla aylık abonesi ve yüzde 30’a yakın pazar payı ile sektörün en büyük şirketi. Algoritmalı uygulamalara girerken, psikolog ve evlilik terapistleri tarafından hazırlanan 250-300 soruluk karakter testleri ile profilinizi oluşturuyorsunuz, sonra bir algoritma sizi eşleştirmeye başlıyor, uyum oranına göre size bir sıralama sunuyor. Algoritmalı uygulamalar, modellemelerini insanların fiziksel ve davranışsal özelliklerini mikro departmanlara ayırarak yapıyor. Buluşulursa, “elektrik” var mı diye bakılıyor. Sonuç genelde hayal kırıklığı, çünkü profiller gerçeği yansıtmıyor.

Bürokratik işleri artık internetten yürütüyoruz ve çeşitli sorunlar çıkabiliyor. Online bir başvuru reddedildiğinde kararın nasıl sorgulanacağı sorunu yeni bir kariyere kapı açmış: algoritmistler. Algoritmistler, sistem karşısında çaresiz kalanları avukat gibi savunacakmış. Viktor Mayer-Schönberger ve Kenneth Cukier Büyük Veri adlı kitaplarında bu konuya değinmişler. Google aramasında pek bilgi çıkmasa da bir “freelance algorithmics” sayfası var, genç bir adam...

ABD’de İletişim Ahlakı Yasasında yapılacak reformla ilgili bir oturumda Twitter kurucusu Jack Dorsey, kullanıcıların sosyal medya akışlarındaki algoritmaları kendilerinin oluşturması için platformDating uygulamalarında ilk buluşma için taraflar ortalama altı saat yazışıyor.dan bağımsız bir dış grup önerisinde bulundu. Facebook’un, ilgilerini çekmek için muhafazakâr kullanıcıları daha radikal içeriklere ittiğini ortaya çıkaran ekipte yer alan Profesör Steven Johnson, bu şeffaflık önerisini onaylamasına karşın, çözüm pek yakın görünmüyor. Sosyal medya akışımız, hayal ettiğimiz algoritma biçimiyle muhtemelen örtüşmüyor, çünkü olmak istediğimiz şeyle, olduğumuz şey farklı. Dolayısıyla belirlediğimiz algoritmanın bizi mutlu edip etmeyeceğini bilemiyoruz.

Cardiff Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, Twitter tehlikeli olabilecek olayları polis raporlarına göre bir saat kadar daha hızlı tespit ediyor. 2011 yılında yaşanan Londra isyanıyla ilgili 1,6 milyon tweeti bir algoritma kullanarak analiz eden araştırmacılar, isyana dönüşen olaylardan bahseden tweetlerin, polisin harekete geçmesinden 1 saat 23 dakika önce gönderildiğini gözlemlediler. Araştırma, geniş ölçekli olaylarda sosyal medyanın bir “ihbar hattı” havuzu olarak kullanılabileceğini gösteriyor.

Londra’daki UCL Üniversitesi ile Sheffield Üniversitesi’ndeki bilgisayar mühendislerinin geliştirdiği algoritma, davaları yasal ve ahlaki boyutlarıyla inceleyebiliyor. Bilgisayara AİHM’de görülen 584 davayı yüklendi. “Robot yargıç” 600’e yakın davanın hükümleriyle ilgili tahminde bulundu ve her beş karardan dördünü doğru tahmin etti.


Twitter polisin işini kolaylaştırıyor.

Sosyal medya algoritmaları nasıl çalışıyor?

Twitter

Uygulamayı her açtığınızda algoritma takip ettiğiniz hesaplardan atılan tweet’leri inceleyerek, alaka düzeylerine göre puanlıyor. Sonra, ilk iki bölümde sizin için ilgi çekici olacağını düşündüğü gönderileri sıralamaya başlıyor. Amaç, zamanınızı alacak bölümlere geçmeden önce ilk bakışta size göre “en iyi” tweetleri görebilmenizi sağlamak.

Instagram

Instagram, paylaşımı yayınladığınızda yorumları, beğenileri ve ne kadar vakit harcandığını ölçüyor. Ayrıca benzer zamanlarda paylaştığınız diğer yayınlarla etkileşimini karşılaştırıyor. Paylaşım ilgi çekiyorsa daha fazla takipçiye gösteriliyor, ilgi sürerse hedef kitlesinin yayınlarının üstünde yer alıyor. Eğer paylaşım başlangıçta ilgi çekmiyorsa, aşağıya itiliyor. Birinin yayınlarına düzenli yorum yaparsanız, onun yayınlarını görmeye devam etmenizi sağlıyor. Instagram size ne göstereceğine karar verirken bir paylaşımın kaç beğenisi ve yorumu olduğunu dikkate alıyor. DM’den ilettiğiniz gönderiler de zevkinize dair ipuçları veriyor.

Facebook

Facebook çok algoritma değişimine uğradı, artık çok fazla etkiye ve faktöre bağlı çalışıyor. Haber akışını açtığınızda, Facebook’un algoritması, arkadaşların postlarına ve takip edilen sayfalara bakarak bir ön envanter seçiyor. Sonra hangi paylaşımlarla ne kadar ilgilenebileceğiniz konusunda karar veriyor. Postu yayınlayanın yakınlığı, hangi mobil cihazın aktif olduğu, saatin kaç olduğu gibi pek çok farklı faktör sıralamayı etkiliyor. Algoritma bir post veya hikâye hakkında yorum, beğeni türü, bunlara ayrılan zaman gibi olasılıkları ölçüp hesaplıyor ve bir “alaka düzeyi puanı” belirliyor. Skor ne kadar yüksek olursa, ana akışta görünme olasılığı da o kadar yüksek oluyor.

Kaynaklar
https://tr.wikipedia.org/wiki/Algoritma
https://www.mediaclick.com.tr/tr/blog/algoritma-nedir https://www.birgun.net/haber/yapay-zeka-bir-yil-icinde-hayatini-kaybedecek-insanlari-tespit-etti-276134 https://evrimagaci.org/yasayan-robotlar-zenobotlar-bir-canli-gibi-yasiyorlar-ama-bir-bilgisayar-gibi-programlanabiliyorlar-8201 https://evrimagaci.org/verinin-015i-beynimizin-bir-nesneyi-tanimasi-icin-yeterli-4624 https://evrimagaci.org/derya-akkaynakin-seathru-algoritmasi-denizalti-fotograflarini-netlestiriyor-8041 https://www.birgun.net/haber/modern-zamanlarda-ask-321287 https://www.birgun.net/haber/algoritmalari-kendimizi-belirlersek-ne-degisir-321274 https://www.birgun.net/haber/tsunamiler-icin-erken-uyari-sisteminde-yeni-yaklasim-160364 https://www.birgun.net/haber/twitter-tehlikeli-olaylari-polisten-daha-hizli-tespit-ediyor-167373 https://www.birgun.net/haber/dava-sonuclarini-tahmin-edebilen-yapay-zeka-gelistirildi-132804https://mediatrend.mediamarkt.com.tr/sosyal-medya-algoritmalarinda-neler-degisti/