Mayıs ayı, ağaçların rengârenk çiçeklerle, vitrinlerin de anneler için çeşitli hediyelikler ve pankartlarla süslendiği bir ay. Ülkemizde durgun olan ekonomi kısa bir müddet için coşar ve canlanır. Reklamcılar bizi, annelerin, satılmakta olan çeşitli ürünlere ne kadar ihtiyacı olduğuna ve annelerimize bunları alırsak ne kadar mutlu olacaklarına inandırmaya çalışır. Fırfırlı perdeler, küçük ev aletleri, düdüklü tencereler, tavalar, elektrikli süpürgeler, renkli döküm tencereler, kırmızı kalplerle süslü porselenler, güllü dallı yastıklar, geometrik desenli halılar, çiçek veya şal desenli nevresimler, çay, kahve, kolye, bilezik, şampuan, şekerleme, parfüm, eşarp, çanta, ruj, krem, oda kokusu, kahvaltı, akşam yemeği, her çeşit vitamin ve takviye ve bilumum gerekli veya gereksiz saçmalık -hepsi anneler için… Duygusal reklamlar tavan yapar. Annelerine telefon edip gelemeyeceğini söyleyen evlat kapıdadır mesela…


Elinde bilmem nereden alınmış feşmekanla… Harcama yapmaya teşvik eden uygulamalar her sene artar, hediye almayı unutup son anda bir şey alacaklar için Roman çiçekçi kadınlar hazırlıklar yapar, mis kokulu, güzelim çiçekler caddelerin kenarına sıralanır, bu arada bazı zabıtalar çiçek satıcılarını üzer ve alıcılar onlarla pazarlık ederken içim kanar, “Onlar da anne değil mi? Anneler günü diye onlara ne alındı ki?” soruları geçer içimden…

Anneler günü geleneğinin kökleri
Anneler günü geleneğinin kökleri Antik Yunanlıların, Yunan mitolojisindeki pek çok tanrı ve tanrıçanın annesi Rhea onuruna verdikleri yıllık ilkbahar festivali kutlamalarıyla başlar. Antik Romalılar da ilkbahar festivalini İsa’nın doğumundan çok önce, ana tanrıça Kibele onuruna kutluyorlardı. Daha yakın bir özel gün, Birleşik Krallıkta 15. yüzyılda hizmetçi kadınların, yanlarında çalıştıkları ailelerden izin alarak aileleriyle geçirdiği “Mothering Sunday” idi. Bu gün aslında Kiliseyi onurlandıran ve Hristiyanların vaftiz edildikleri kiliseleri ziyaret ettikleri bir gün olsa da, böyle bir özelliği vardı.


Anna Jarvis

Bugünkü anneler günü
Bizim kutladığımız anneler günü, 1905 yılında annesini kaybeden Anna Jarvis’in, 1908 yılında başlattığı kampanyanın bir sonucu… Çabaları meyve verdi, anma günü 1914 yılında ABD kongresinin onayı ile ABD çapında genişledi. Peki, anneler günü kutlanmaya başlayınca Jarvis mutlu oldu mu? Ne gezer, şirketlerin anneler gününü ticarileştirdikleri gerekçesiyle anneler gününe karşı çıktı. “Anneler günü kartı mı? Basılı bir kart satın alıyorsunuz, çünkü sizin için dünyada herkesten fazla uğraşmış birisi için kılınızı kıpırdatıp kendiniz bir şey yazamayacak kadar tembelsiniz… Ya da şeker alıyorsunuz. Annenize şeker götürüp sonra da çoğunu kendiniz yiyorsunuz. Aman ne duygusal!” Jarvis davalar açtı, hatta 1943’e gelindiğinde anneler gününün iptal edilmesini, yürürlükten kaldırılmasını sağlamaya çalıştı. Başaramadı.

Jarvis mutsuz bir aşk yaşamış, sonra da hiç evlenmemiş, çocuk sahibi olmamıştır. Kız kardeşi ile beraber yaşadı. Sağlığı bozulunca bir sağlık kurumuna kaldırıldı. Bulunduğu kurumun faturaları ve sonrasında Jarvis’in cenaze masrafları, anneler günü kartlarını basan yayınevleri ve Çiçekçiler Birliği tarafından ödenmiştir.

Anneler günü, fikir olarak güzel olsa da, istediği halde çocuğu olmayanları, çocuğu var olup da uzakta olanları, artık beraber kutlayacak bir annesi olmayanları, Allah korusun- evladını kaybetmiş olanları, velhasıl pek çok kişiyi üzüyor. Yaşım kemale erdikçe, üzülenleri daha çok fark ediyorum. Her anne, olması gerektiği gibi değil. Kimi anneler soğuk ya da zalim, kimi anneler de “Acaba yeterince iyi bir anne oldum mu / olabilir miyim / olacak mıyım?” endişesi taşıyor. Bu sorularla kendisini yiyor, dünyasını zehir ediyor.

Merak etmeyin, en kötü anne siz değilsiniz!
Bir arkadaşım anlattı; bir tanıdığının sürekli kavga ettiği ergen kızı, Noel’de annesine bir barış çubuğu uzatmış ve bir kitap almış: “There Are Moms Way Worse Than You - Sizden çok daha kötü anneler var”... Yazan Glenn Boozan, resimleyen Priscilla Witte. Kızın annesini güldürmüş, mutlu etmiş bu kitap.
Hazır mısınız, size kitaptan ve doğadan bazı kötü anneleri tanıtmak istiyorum:
- Guguk kuşu görüp görebileceğiniz en kötü annedir. Yumurtasını başka bir kuşun yuvasına bırakır, çeker, gider. Yuvanın sahibi olan zavallı kuş, guguk kuşunun yavrusunu evlat edinir, ona bakacağım diye helak olur.

- Hamsterlar genelde yavrularına iyi bakar ama hamster anne azıcık rahatsız edilirse, sinirleri bozulursa, tehlikede olduğunu hissederse yavrularını yer!

- Zürafalar yavrularına düşkün annelerdir ama yavru doğumdan sonra hemen kalkıp yürümezse annesi onu tekmeler. Yırtıcı bir hayvan tehlikesi varsa yine tekmeler. (Yani çocuğunuzu azıcık kolundan çekiştirdiniz ya da poposuna iki üç şaplak indirdiniz diye vicdan azabı duymayın.)

- Kara kartal anne, güçlülerin hayatta kalması prensibine canı gönülden inanır. Daha önce doğan veya daha güçlü olan yavru, zayıf kardeşini yuvadan atar. Bazen de yavrular, birinden biri ölene kadar savaşır. Anne kartal kavgayı ayırmaz, onları seyreder.

- Pandalar iyi annelerdir ama Allah onlara ikiz evlat vermesin! İkiz doğum olursa anne birisini seçer, öbürünü terk eder.

- Koala bebekler önce annelerinin sütünü içer, sonra annesinin dışkısını yemeğe başlar. (Yani çocuğunuza biraz fazla şeker verdiniz ya da biraz hazır yemek yedirdiyseniz, çok da üzülmeyin.)

- Kısa kuyruklu kangurular (Quokka) tehlike anında yavrularını keselerinden dışarı atarlar ve kaçarlar. Hatta bazı nadir durumlarda nişan alıp yavruyu direkt düşmanlarına atarlar.

- Grönland’ın Harp fokları yavrularına on iki gün boyunca süt verir, sonra onları terk ederler. Ne bir selam ne bir haber… Yavrular yüzmeye ve yemek aramaya hazır olana kadar kilolarının yarısını kaybederler. Böyle bir “çocukluk” geçirince yavruların yüzde otuzunun, bir yaşına gelmeden öldüğüne şaşmamalı.

- Kötü üvey anne kavramı serçelerden geliyor olmalı. Çoğu kadın, eşi onu başka bir kadınla aldattıysa bunu kolay kolay hazmedemez. Ama dişi serçeler fark ederse gider, eşleriyle çiftleşen diğer dişinin yavrularını öldürürler! Annenizin, babanız sizinle daha çok ilgilensin diye gidip yarım kardeşlerinizi öldürdüğünü bir düşünün!

- Siyah ayıların genelde iki-üç yavrusu olur, o da onlara iyi bakmak için elinden geleni yapar. Ama bazen tek yavrusu olur, “Bu zahmete değmez” diye düşünür herhalde ki yavruyu bırakıverir.

- Mezarcı hamam böcekleri ölü bir fare bulur, yavrularını onun içinde yetiştirir. Yavruların eti yiyebilmesi için annenin önce eti yiyip sonra kusması gerekir. İçiniz kalktı mı? Bu da yetmez. Anne böceğin, tüm yavrularına yetecek zamanı yoktur. Zaten o kadar et de yoktur. O da besleyemediği böcek yavrularını yer!

Annelik “kutsal” mı?
Örnek çok, ama burada duralım. Yukarıdaki hayvanlar kötü değil. Doğalarının gereğini yapıyorlar. Annelik, toplumsal kültürlerde fedakârlık, şefkat ve karşılıksız sevgi nedeniyle yüceltiliyor, “kutsal” deniyor, ama bence tam doğru değil. Genlerimizde, yaşamak ve dölümüzden olanları yaşatmak isteği var. Çok “fedakâr” hayvanlar da var. Ahtapot mesela, yumurtladıktan sonra yemiyor, içmiyor, çiftleşmiyor, yumurtalarını okşuyor, havalandırıyor, yıkıyor, gözcülük yapıp yenmelerine engel oluyor. Yavrular yumurtadan çıkana kadar da açlıktan ölüyor. Bu kadarı da fazla değil mi? Benzer bir şey yapan örümcekler var.

Yemeden, içmeden yumurtalarını gözlüyorlar. Bir de üstüne, yumurtadan çıkan yavrular ilk besin olarak annelerini yiyorlar!

Tavuklar insanlar tarafından korkaklıkla özdeşleştirilen hayvanlar ama yavruları varsa iş değişip aslan kesiliyorlar, alıcı kuşlara bile saldırıyorlar. Aynı şekilde zebralar aslanlara saldırabiliyor, zürafalar aslanlara tekme atabiliyor, antiloplar sırtlanları karınlarından boynuzluyor, yunuslar köpekbalıklarına saldırıyor… Hep yavruları için. Aslında bunlar ne fedakârlık ne kutsal duygularla alakalı. Farkında değiliz ama büyük ihtimalle biz de hayvanlardan çok farklı değiliz. Doğamız, içgüdülerimiz ve içinde yaşadığımız kültür, varsa evlatlarımıza iyi bakmamızı söylüyor, biz de elimizden geleni yapıyoruz. Peki, anneler günü için ne diyelim? Allah hepimizin evlatlarını korusun, sağ olan annelere uzun ve güzel ömür versin. Anneler günü kutlu olsun.

Kaynaklar:
Wikipedia
https://www.mentalfloss.com/animals/9-worst-moms-animal-kingdom
https://www.acikbeyin.com/annelik-gercekten-kutsal-mi/?srsltid=AfmBOoo1FWAKfy15bWLKg-dqYzXLLOPEVHU7QpA3pV8-OdfdpgpNJcpF
https://www.instagram.com/reel/DLDd2zxuPr4/