Josephine Baker (1906–1975) bir dansçı, şarkıcı ve oyuncuydu. Paris’te dünya çapında ün kazandı, II. Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişi için casusluk yaptı ve yaşamının ilerleyen dönemlerinde ırkçılığa karşı mücadelenin simge isimlerinden biri oldu.
Çocukluğu ve yükselişi
Josephine Baker, 1906’da ABD’nin Missouri eyaletindeki St. Louis’de yoksul bir ailede doğdu. Çocukluğu ağır yoksulluk ve ırk ayrımcılığı içinde geçti. 1925’te Paris’e taşındı. O dönemde Fransa, siyah Amerikalı sanatçılara ABD’den daha fazla fırsat sunuyordu. Baker kısa sürede Avrupa’nın en ünlü sahne yıldızlarından biri haline geldi. Toplam dört kez evlenen Josephine Baker’ın en dikkat çeken eşi, 1937’de evlendiği Jean Lion’dur. Jean Lion, Fransa’da yaşayan zengin bir sanayiciydi ve Yahudi kökenliydi. Baker bu evlilik sayesinde Fransız vatandaşlığına geçti; bu da daha sonra II. Dünya Savaşı sırasında Fransız Direnişi için çalışmasını kolaylaştırdı.
II. Dünya Savaşı’nda casusluk
1939’da savaş başlayınca Baker, Fransa için gönüllü olarak çalışmaya başladı.

Başlıca görevleri şunlardı:
- Diplomatik davetlerde Alman ve İtalyan subayların konuşmalarından istihbarat toplamak.
- Gizli bilgileri görünmez mürekkeple nota kâğıtlarına yazarak sınırlardan geçirmek.
- Sanat turnelerini casusluk faaliyetlerini gizlemek için kullanmak.
- Evini Fransız Direnişi üyeleri için güvenli bir buluşma noktası haline getirmek.
Ünlü bir sanatçı olduğu için sık seyahat edebiliyor ve bu durum istihbarat faaliyetlerini kolaylaştırıyordu.
Savaştan sonra aldığı ödüller ve insan hakları mücadelesi
Savaştaki hizmetleri nedeniyle Fransa tarafından şu önemli nişanlarla onurlandırıldı: Croix de Guerre, Rosette de la Résistance, Légion d’honneur.
Bu ödüller, sanatçının casusluk ve direniş faaliyetlerinin resmî olarak tanındığını göstermektedir.
Savaştan sonra Baker, ABD’deki ayrımcılığa karşı mücadele etti. Irk ayrımı yapan salonlarda sahne almayı reddetti. 1963 yılında ‘March on Washington’da konuşma yaptı.
Farklı ülkelerden ve farklı etnik kökenlerden 12 çocuğu evlat edinerek “Rainbow Tribe” (Gökkuşağı Kabilesi) adını verdiği ailesini kurdu.

Bununla farklı insanların barış içinde birlikte yaşayabileceğini göstermek istedi.
Baker 1975 yılında hayatını kaybetti. 2021’de Fransa, onu Panthéon’a kabul etti. Böylece Panthéon’a alınan ilk siyah kadın oldu.






