Haber Resmi: Ain Samiya gümüş kadeh üzerindeki kabartma
Yeni bir araştırmaya göre, Orta Tunç Çağına (M.Ö 2650-1950) ait 8 cm yüksekliğindeki gümüş kap Ain Samiya kadehinde tasvir edilen hikâye, aslında ilk düşünülenden farklı bir efsaneyi temsil ediyor olabilir.
Ain Samiya'dan gelen kadeh ve sanatsal bir rekonstrüksiyonu
Kadeh, 55 yıl önce Yahudiye Tepeleri’ndeki eski bir mezarda keşfedildi. O zamandan beri, kadehin üzerindeki resimlerin Babil’in Enuma Elish yaratılış mitini tasvir ettiği düşüncesi hâkim olsa da bu konuda gerçek bir fikir birliği bulunmuyordu. Şimdi ise, Journal of the Ancient Near Eastern Society “Ex Oriente Lux” dergisinde yayınlanan bir araştırma, başka bir açıklamanın çok daha olası olduğunu savunuyor.
Ain Samiya kadehi, Levant bölgesinde bu dönemden kalma tek gerçek sanat eseri olarak kabul edildiği için benzersiz bir kaptır. Dış kısmı, bir dizi sahneyi tasvir eden motiflerle süslenmiştir. Ne yazık ki, kadehin bir kısmı hasar görmüş ve bir sahnenin bir bölümü kaybolmuştur, bu da yorumlamayı daha da zorlaştırmaktadır.
Görünür unsurlar arasında, ellerinde bitki parçaları tutan yarı insan, yarı hayvan figürü ve bacaklarının arasında göksel bir nitelik taşıyan bir rozet bulunmaktadır. Bacakların, figürün üst gövdesinden ayrılan iki ayrı boğa bacağı olduğu düşünülmektedir. Büyük ve heybetli bir yılan, kimera figürünün yanında dik durmaktadır.
Kronolojik olarak daha sonra gerçekleşmiş gibi görünen bir sonraki sahnede, iki insan figürü, üzerinde yüzü olan güneşi tutan bir hilalin iki ucunu tutmaktadır. Yılan artık daha sakin bir haldedir ve hilalin altında düz bir şekilde yatmaktadır.
Erken dönem akademisyenler, bu sahnelerin Enuma Elish mitinin ilk versiyonunu tasvir ettiğini öne sürdüler. Bu mitte tanrı Marduk, kaotik deniz tanrıçası Tiamat ile savaşır ve onu yener, ardından onun bedenini kullanarak gökleri, dünyayı ve insanlığı yaratır. Ancak eleştirmenler, Ain Samiya kadehindeki sahnelerin herhangi bir savaşı veya şiddeti tasvir etmediğini belirtmişlerdir. Daha da önemlisi, Enuma Elish efsanesi, kadehin üretilmesinden yaklaşık bin yıl sonra ortaya çıkmıştır.
Yeni çalışmanın yazarları ise, kadehin imgelerinin, kozmosu düzenlemenin barışçıl sürecini temsil ettiğini öne sürüyorlar. İlk sahnenin kaotik bir dönemi temsil ettiğini, ikinci sahnenin ise düzen ve yapıyı tasvir ettiğini söylüyorlar.
Ekip, Mısır, Mezopotamya ve Anadolu’daki benzerliklerle birlikte, Yakın Doğu’daki kozmolojik yaratılış mitlerinin diğer sanatsal yorumlarıyla birçok benzerlik olduğunu belirtmekte. Yeni çalışma ikna edici argümanlar sunsa da, orijinal yaratıcının niyetleri hakkında hala belirsizlikler var. Kadehin keşfedildiği zamanki orijinal durumu iyi belgelenmemişti ve görüntünün yorumlanması, doğrudan metinsel kanıtlardan ziyade ikonografik paralelliklere dayanıyor.
Buna ek olarak, bazı akademisyenler şüpheci kalmaya devam etmektedir. Örneğin, araştırmaya katılmayan Princeton İlahiyat Semineri’nden Tevrat akademisyeni Mark Smith, Smithsonian dergisine verdiği demeçte, görüntülerin Baal döngüsü gibi başka mitleri temsil ediyor olabileceğini söyledi.
Kaynak:
https://aktuelarkeoloji.com.tr/
PHYS ORG






