Haber fotoğrafı: Ünlü sanatçı Nigel Kennedy


Ayaz bana
Toprakta çiçeklerden bir taç hazırlamış.”
Winterreise

Kış yalnızca soğuğun değil; sessizliğin, derinliğin mevsimi. Vivaldi’den Schubert’e, Debussy’den Max Richter’e uzanan bu yazı, karın altında saklı müzikal ışığı arayanlar için bir kış yolculuğu sunacak.

Sessizlik ve Derinlik
Ben iflah olmaz bir “kış” tutkunuyum. Kısacası, doğuştan “kışçı”yım. Benim için kış, doğanın içine çekildiği, renklerin solduğu ama seslerin çoğaldığı mevsim… Kar taneleri usulca birikirken sokaklar sessizleşiyor; sessizlik kulağımızı daha ince titreşimlere açıyor. Sanırım bu yüzden Klasik Batı Müziği repertuvarında kış, yalnızca bir mevsim değil; ruhun derinlerine açılan bir kapı. Bazı besteciler için karanlığın içindeki ışığı aramanın, bazıları içinse doğanın döngüsüne duyulan hayranlığın ifadesi.

Bu yazıda kışın müzikal haritasını çıkarmayı; birkaç dinleme önerisiyle bu mevsimin içsel titreşimine dokunmayı diliyorum.




Antonio Vivaldi — Pieter Bruegel

1. Barok Bir Kış: Vivaldi – Mevsimler: Kış
Soğuk Rüzgârın Yayla Buluştuğu An

Kış için müzikte bir arketip ararsak, hemen karşımıza Vivaldi çıkar. 1720’li yılların başlarında Il cimento dell’Armonia e dell’Inventione başlığı ve Op. 8 eser sayısıyla yazılmış olan 12 konçertonun ilk dördünden oluşan Mevsimler’in üçüncü konçertosu, yalnızca bir mevsim betimlemesi değil soğuğun, rüzgârın, adımların ve iç mekân sıcaklığının dramatik bir anlatımıdır.
Birinci bölümde keskin yay hareketleri kar taneleri gibi yüzümüze çarpar. İkinci bölümde şömine başında dinlenen bir huzur hissi belirir. Üçüncü bölümdeyse hızlanan adımlar ve şehir ritmiyle kışın hareketli yüzüne ulaşırız.
Dinleme önerisi: Nigel Kennedy’nin çarpıcı yorumu ya da Il Giardino Armonico’nun daha barok ve sert tuşeli kaydı, kışın farklı yüzlerini anlamak için ideal.




Pyotr Ilyich Tchaikovsky — Isaac Levitan

2. Rusya’nın Beyaz Melankolisi: Tchaikovsky – Kış Hayalleri
Dona Kesmiş Duyguların Senfonisi

Tchaikovsky’nin ilk senfonisidir, Kış Hayalleri.  2014 senesinde The Guardian’a müzik eleştirmeni Tom Service, “Şimdiye kadar yazılmış en karşı konulmaz derecede çekici ilk senfonilerden biri” olarak nitelendirmiştir bu eseri.
İlk bölüm, pencereden dışarı bakan kişinin düşünceli bir akşamüstünü anımsatır. İkinci bölüm hafifçe yağan kar sonrası yapılan dingin bir yürüyüş gibidir. Üçüncü bölümde bir Rus halk dansının sıcak ritmi hissedilir. Final bölümü, karanlık bir gecede birden açan güneşi anımsatır.
Dinleme önerisi: Valery Gergiev’in St. Petersburg’daki kaydı kış duygusunu orkestral dokuyla olağanüstü bir incelikle verir.




Franz Schubert — Caspar David Friedrich

3. Derin Yalnızlığın Müziği: Schubert – Winterreise
Karla Kaplı Yollarda Bir İçsel Yolculuk

Winterreise, kışın yalnızlıkla buluştuğu en saf noktadır, benim “ıssız adaya düşersem”, yanımda götüreceğim eserdir.
Schubert’in 1828’de, ölümünden bir sene önce, 30 yaşındayken, Wilhelm Müller’in şiirleri üzerine kurduğu bu lied dizisi; aşkı kaybetmiş bir adamın karla kaplı yollar boyunca yaptığı içsel yürüyüşü anlatır. Bir lied biterken diğeri başlarken duygu hiç düşmez; aksine, daha da derinleşir. Bu eserde mevsim, doğanın soğukluğundan çok insan ruhunun bir hâlidir.
Dinleme önerisi: Dietrich Fischer-Dieskau’nun efsanevi yorumu herkesin hayatta bir kez deneyimlemesi gereken bir kayıttır. Daha modern bir duyarlılık arayışındakiler için Ian Bostridge’in kaydı, kışın psikolojik yönünü öne çıkarır.




Claude Debussy — Claude Monet

4. Sessizliğin Fotoğrafı: Debussy – Des pas sur la
neige
Karda Ayak İzlerinin Sesini Dinlemek

Debussy eserlerinin bir kısmını piyanoda çalmış amatör bir piyanist olarak, ona hayranlığım sonsuzdur. Bestecinin Prelüdler’inden biri olan bu eser, 1 Nisan 1910 senesinde yayımlamış ve bir sene sonra Erard Salonu’nda eserin prömiyerini kendi yapmıştır.  Son derece sinematografik olan prelüdü dinlerken, adeta karda yürüyen piyanistin ayak izlerini duyarız; armonileri, yalnız bir yürüyüşün içsel yankısını taşır. Pastel armonileri, gri-mavi bir sabahın soğuk ışığını hatırlatır.
Dinleme önerisi: Krystian Zimerman’ın prelüdler yorumu, Debussy’nin buğulu rengini duymak isteyenler için mükemmeldir.




Jean Sibelius — Edvard Munch

5. Kuzey Işıklarının Müzisyeni: Sibelius – Finlandia
Karın Altındaki Sessizlik, Gökyüzündeki Hareket

Finlandia doğrudan bir kış parçası olmasa da Sibelius bizlere kuzey coğrafyasının ağır ve sessiz kışlarını derinden hissettirir: Buzlu göllerin dinginliği, karla örtülmüş ladin ormanlarının ağırlığı, kuzey ışıklarının titreşimi… Sibelius’un sesi hem melankolik hem dayanıklıdır; tıpkı kuzey kışları gibi.
Dinleme önerisi: Osmo Vänskä şefliğindeki Minnesota Orchestra kaydı son derece berrak bir kış paleti sunar.




Sergei Rachmaninov — Ivan

6. Kışın İçindeki Ateş: Rachmaninov
Melankoli ile Umudun İnce Çizgisi

Rachmaninov’un kışla dolaylı ilişkili eserleri, özellikle kısa piyano parçalarında hissedilir. Onun melodileri karanlık bir kış gecesinde hem ağıt hem umut olabilir. Etude-Tableau No. 2 (Op. 33) ya da bazı Prelüdler, soğuk bir pencereye vuran ay ışığının titrek parıltısını taşır.
Dinleme önerisi: Evgeny Kissin’in dramatik yorumları, Rachmaninov’un soğuk ve sıcak duygular arasındaki o belirgin gerilimini öne çıkarır.




Max Richter — John Atkinson Grimshaw

7. Çağdaş Bir Kış Yüzü: Max Richter – On the Nature of Daylight
Modern Melankolinin En Net Çizgisi

Hem Zindan Adası filminde hem çağdaş klasik dünyada bir ikon hâline gelen bu eser, kışın duygusal yüzünü çağdaş bir dille anlatır. Yaylıların geniş nefesi, melodinin kırılganlığı ve ağlayan keman çizgisi… Karlı bir sabah pencereden dışarı bakarken etkisi kat kat artar.

Sonuç - Kışın içindeki ışığı dinlemek
Kış çoğu zaman durağan ve karanlık bir mevsim gibi görünse de müzikte tam tersi: derinliğin, sessizliğin ve ruhsan yenilenmenin mevsimidir. Vivaldi’nin keskin rüzgârları, Schubert’in yalnız yolu, Debussy’nin karda ayak izleri, Sibelius’un kuzey ışıkları…
Belki de kışı anlamanın en iyi yolu, o sessizliğin içine müzikle girmek… Her eser bize kışın bir başka yüzünü gösteriyor, yeter ki kulaklarımız karın sesi kadar hafif olan o iç titreşimi duymaya hazır olsun: Belki de uzaklardan bir yerden “Her yerde kar var” diyen Adamo’nun tatlı sesi geliyor…

Hepimize gönlümüze göre bir kış ve iyi seneler dilerim.