Geçtiğimiz aylarda yolum yine İran’a düştü…
Tarihî İpek Yolu güzergâhında ve stratejik konumuyla daima önemini koruyan Hamedan sadece İran’ın değil, dünyanın da en eski şehirlerinden biri olarak kabul edilir.
İran’ın batısında yer alan Hamedan, antik Med İmparatorluğu’nun başkenti Ekbatan’a ev sahipliği yapmış köklü bir şehir. Geniş tarihî dokusu, serin yayla havası ve kültürel çeşitliliğiyle dikkat çeken bu şehirde, Yahudi tarihinin en önemli kutsal mekânlarından biri saklı: Ester ve Mordehay Mozolesi…
Zamanın Ötesinden: Tevrat’ın Ester Kitabı’na dayanan bir hikâye
Hamedan’ın dar sokaklarından birine gizlenmiş bu mütevazı mezar, Yahudi tarihinin Pers topraklarında yazılan en ilginç bölümlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Ester, Pers Kralı Serhas’ın (Ahaşveroş) eşi ve Yahudi halkını soykırımdan kurtaran bir kraliçeydi. Mordehay ise onun amcası, aynı zamanda bu mücadelenin manevi lideriydi. Bu iki figür, Yahudi takviminin önemli bayramlarından Purim’in başkahramanları...
Sinagog-mozoleye vardığınızda ilk dikkat çeken, sade ancak derin anlamlar taşıyan mimarisi... Taş yapının üzerini örten kubbe, çevredeki klasik İran mimarisiyle uyum içinde. İçeri adım attığınızda ise, sizi mistik bir sessizlik ve kadim bir saygı karşılıyor. İnançların kesiştiği bir nokta olan bu mekân, yalnızca bir Yahudi ibadet yeri değil; aynı zamanda Müslümanlar ve diğer dinlere mensup ziyaretçiler tarafından da büyük saygı görüyor. Her yıl binlerce kişi, dua etmek, dilek dilemek veya sadece bu tarihî atmosferi hissetmek için buraya geliyor.
Suzan Nana Tarablus
Mezar odasında, Pers Kralı Ahaşveroş’un (bazı kaynaklara göre Kserkses) Yahudi karısı Ester ve amcası Mordehay’a atfedilen iki sanduka yer almakta. Ziyaretçilerin çoğu, bu sandukaların etrafında dua ediyor, mum yakıyor veya küçük notlar bırakıyor. Rehberler, mozolenin Yahudi tarihi kadar İran tarihindeki yerini de anlatıyor: Ester’in İran topraklarında bir kraliçe oluşu, bu toprakların dinî ve etnik çeşitliliğine dair önemli bir simge.
Hamedan’ın sessiz hazinesi
Sinagog - Mozoleyi çevreleyen mahalle de başlı başına keşfedilmeyi hak ediyor. Geleneksel İran evleri, küçük çarşılar ve sokak lezzetleriyle geçmişin izleri her köşe başında hissediliyor. Yaz aylarında serin havası ve bahar aylarında açan çiçekleriyle Hamedan, tarih meraklıları ve kültür gezginleri için adeta bir açık hava müzesi gibi.
Ester ve Mordehay Mozolesi, sadece bir dinî yapı değil; kanımca hoşgörünün, direnişin ve inancın zamana karşı direnen bir sembolü. Hamedan’a yolunuz düşerse, bu kadim yapıyı ziyaret etmek hem tarih hem de ruhsal bir yolculuğa çıkmak anlamına geliyor.
Orta Çağ’dan bu yana halk arasında kutsal kabul edilmiş Ester ve Mordehay’ın mezarlarının bulunduğu sinagog da, İran’ın Hamedan şehrinde yer alıyor. Her yıl özellikle İranlı Yahudiler buraya gelir, dua eder, mum yakar ve Ester ile Mordehay’ın anısını yaşatırlar. Bu sinagog, özellikle Yahudi halkı için büyük bir öneme sahip çünkü Ester ve Mordehay, Yahudi tarihinin önemli figürlerindendir. Hamedan’daki bu tür dinî yapılar ve tarihî yerler fotoğraflar açısından genellikle bölgedeki turistler ve dini inançlarını pekiştirenler tarafından ziyaret edilmekte.

Bu türbe, sadece dinî bir mabet değil; aynı zamanda İran’daki Yahudi kültürünün varlığının ve hoşgörünün sembolüdür. İran’da Yahudiliğin tarihi 2.700 yılı aşan bir geçmişe dayanıyor ve bu tür yapılar, o derin tarihi hafızayı canlı tutuyor.






