Dijital çağda hatırlamak, sadece bir anı saklamak değil; o anının duygusunu, bağını ve yaşamla kurduğu anlamı yaşatmak demek. SimmortalS, bu ihtiyacı yapay zekâ ve saygı teknolojisiyle buluşturan yeni nesil bir platform olarak karşımıza çıkıyor. Türkiye’den doğan bu girişim, kaybettiklerimizin hatıralarını gelecek nesillere aktarmayı, yas ve hatırlama süreçlerini dijitalde insan odaklı bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyor.
www.simmortals.com platformu, sadece fotoğraf ya da video depolamaktan öteye geçerek, kişiselleştirilmiş hatıra alanları, yapay zekâ destekli animasyonlar ve paylaşımlı özellikler sunuyor. Ayrıca fiziksel dünyayla dijital hafızayı birleştiren yenilikçi uygulamalarla anıları somutlaştırmayı hedefliyor.
Bu vizyonun arkasındaki isim olan SimmortalS’ın kurucusu RAHEL SARANGA ve bu platformun kurucu ortağı YASİN BOENO ile Şalom DERGİ okuyucularımız için heyecan verici bir röportaj yaptık.



Rahel Saranga
, eğitim ve teknoloji kesişiminde uzun yıllara dayanan deneyime sahip bir girişimci. Akademik yolculuğuna İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi’nde başladı, ardından Boğaziçi Üniversitesi Matematik Öğretmenliği bölümünde devam etti. Uzun yıllar özel matematik öğretmenliği yaparak güçlü bir analitik düşünme disiplini kazandı. Bu disiplin, teknoloji ve finans alanlarında yenilikçi çözümler üretmesi açısından sağlam bir zemin oluşturdu. Zamanla bu birikimi girişimcilik vizyonuyla birleştirerek kalıcı değer yaratmaya odaklandı. SimmortalS ise bu üretken ve insan odaklı yaklaşımın en anlamlı yansımalarından biri olarak ortaya çıktı.

Yasin Boeno’nun hayatında girişimcilik hep var olan bir kavramdı. 2001 yılında Frutsi Çikletleri ile başlayan serüveni, 2005 yılında DataSafe Arşiv Yönetimi’ni kurması ile devam etti. Türkiye’de o dönem için öncü sayılabilecek arşiv saklama deneyimini hayata geçirdi. Daha sonra Kanada’da, devlet desteklerinden yararlanarak akıllı tarım teknolojilerinin sahada yaygınlaşmasına katkı sağladı. Aynı dönemde, Kanada’daki çok kültürlü iş dünyasını bir araya getirmek amacıyla Victoria Multicultural Business Connector’ı kurdu. Bugün ise kurucusu olduğu SimmortalS ile teknolojiye daha insani bir anlam katmaya çalışıyor.



SimmortalS fikri nasıl doğdu? Size bu tür bir platform kurma ilhamını veren ilk deneyim neydi?
RS: SimmortalS, dijital çağda hatıraların nasıl sürdürülebilir biçimde korunabileceği ve kayıpla kurulan bağın nasıl devam ettirilebileceği sorusuna yanıt arayışından doğdu. Günümüzde kayıp, yas ve hatırlama gibi en temel insani deneyimlerin dijital dünyada yeterince karşılık bulmadığını, mevcut çözümlerin ise parçalı ve sınırlı kaldığını fark ettik. Dünya genelinde gelişmekte olan “yas teknolojisi” alanının henüz yeterince görünür ve erişilebilir olmaması da bu fikri güçlendiren unsurlardan biri oldu. Aynı dönemde yaşadığım kişisel kayıp ile yurt dışındaki mezarlarda kullanılan QR kod uygulamaları, platformun düşünsel temelini şekillendiren önemli ilham kaynakları arasında yer aldı.

YB: SimmortalS, anıları dijitalde kalıcı kılma arayışından doğdu. Yaşadığım bir kaybın ardından fark ettim ki, insanlar mezar taşındaki birkaç satıra sığmıyor. Fotoğraflar, videolar, ses kayıtları zamanla arşivlerde kayboluyor; oysa bir hayat bundan çok daha fazlası. Bir mezar ziyaretinde yalnızca bir isim ve iki tarih görmek yerine, o insanın anılarına, kahkahasına, kendi sesine ulaşabilmek mümkün olmalıydı. İşte bu düşünce, fiziksel mezar taşı ile dijital hafıza arasında bir köprü kurma fikrini doğurdu. SimmortalS sadece bir teknoloji girişimi değil; bir hafıza altyapısı, yaşayan bir anı köprüsüdür. Çünkü insan, vefat ettiğinde değil, unutulduğunda kaybolur.


Miryam Şulam - Yasin Boeno - Rahel Saranga

SimmortalS’ın isim annesi kimdi? Bu ismin ardındaki düşünceyi bizimle paylaşır mısınız?
RS: SimmortalS’ın isim annesiyim. SimmortalS kurulurken temel fikir şuydu: İnsanların bilgi, deneyim ve hikâyeleri yalnızca fiziksel varlıklarıyla sınırlı kalmamalı. Aşık Veysel’in dediği gibi, “Dünya iki kapılı bir han.” Bir kapıdan giriyor, diğer kapıdan çıkıyoruz. Ancak bu iki kapı arasındaki yolculukta bıraktığımız izler, paylaştığımız bilgi ve aktardığımız değerler kalıcı olabilir. SimmortalS tam da bu düşünceden besleniyor: İnsanların geride bıraktığı anlamı, teknolojinin imkânlarıyla yaşatmak ve geleceğe taşımak. Bizim için mesele yalnızca bir yazılım geliştirmek değil; insan ile teknoloji arasında bir köprü kurmak.

İnsan hatırlamanın dijitalleşmesi fikri pek çok kişi için duygusal olabilir. Bu süreci kişisel yaşamınızla nasıl ilişkilendiriyorsunuz?
RS: Bu fikir benim için teorik değil, çok kişisel bir yerden geliyor. Bir kaybın ardından şunu fark ettim: Telefonlarımızda yüzlerce fotoğraf, video ve ses kaydı var; ama hepsi dağınık ve bir gün silinebilir. Mezar ziyaretinde ise yalnızca bir isimle karşılaşıyorsunuz. Oysa o ismin arkasında koca bir hayat, anılar ve hikâyeler var. Bu çelişki beni derinden etkiledi. Dijital hafıza zaten var, ancak anlamlı ve kalıcı bir bütünlük taşımıyor. SimmortalS, anıların kaybolmaması ve gelecek nesillere aktarılabilmesi için doğdu. Çünkü hatırlamak insani, onu korumak ise artık mümkün.

YB: İnsan hatıralarıyla var olur; hayat, geride bıraktığımız izlerle anlam kazanır. Benim yolculuğumun ortak motivasyonu hep kalıcı değer üretmekti. Dijitalleşmeyi yalnızca teknolojik bir dönüşüm olarak değil, hafızayı koruma sorumluluğu olarak görüyorum. Zamanın silebildiğini teknolojiyle koruyabilmek, yaşanmışlığa duyulan en somut saygıdır.

Simmortals’da yapay zekâyı insan duygusuyla buluşturmanın zorlukları neler oldu? Algoritmalar duygusallığı gerçekten yansıtabilir mi?
YB: Bu, en hassas konulardan biriydi. Çünkü yapay zekâ veriyle çalışır; oysa hatıra veri değil, duygudur. En büyük zorluk, tonu doğru ayarlamaktı. Algoritmalar ya fazla resmî ya da gereğinden dramatik olabiliyor. Oysa yas süreci sadelik ve ölçü ister. Bir diğer önemli mesele etik sınırdı. Bir hayatı “yeniden yazmak” ile mevcut anıları anlamlı bir bütün hâline getirmek arasında büyük fark var. Biz yeni bir hikâye üretmek yerine, ailelerin paylaştığı gerçek içerikleri düzenleyip yapılandırmayı tercih ettik. Algoritmalar duyguyu tam anlamıyla yansıtamaz; çünkü hissetmezler. Ancak hissedileni görünür ve anlamlı kılabilirler.

RS: SimmortalS’ta teknoloji arka planda çalışır; merkezde her zaman insan ve gerçek anılar vardır. Yapay zekâ bir hayatı yeniden yazmaz, daha iyi hatırlanmasına yardımcı olur. Fotoğrafları düzenler. Metni toparlar. Zaman çizelgesi oluşturur. Ama merkezde hep gerçek anılar vardır. SimmortalS’ta yapay zekâ bir hayatı yeniden yazmaz. Daha iyi hatırlanmasını sağlar.

Kullanıcınız SimmortalS platformu içinde hangi adımları atarak kaybettiği kişiyi hatırlanmasını sağlayacak ve sizce bu dijital platform herkes tarafından kolaylıkla kullanılabilecek mi?
RS: Süreci mümkün olduğunca sade tasarladık. Kullanıcı ilk olarak ücretsiz bir hatıra sayfası oluşturuyor; isim, doğum ve vefat tarihi ile kısa bir tanıtım metni ekliyor. Birkaç dakika içinde sayfa yayına hazır hâle geliyor. Ardından fotoğraflar, videolar, ses kayıtları ve yazılı anılar yüklenebiliyor. İstenirse aile üyeleri de davet edilerek katkı sağlayabiliyor. Yapay zekâ bu içerikleri düzenliyor, bir zaman çizelgesi oluşturuyor ve sade bir anlatım sunuyor. Ancak içerik tamamen aileye ait; sistem yalnızca düzenleyici rol üstleniyor. Sayfa özel linkle paylaşılabiliyor, aileye özel tutulabiliyor ya da herkese açık yapılabiliyor. Kontrol tamamen kullanıcıda.

YB: Bunun yanında yıllık yaklaşık 700 TL civarında bir Premium üyelik seçeneğimiz de bulunuyor. Premium pakette kullanıcılar arka plan müzikleri ekleyebiliyor, yapay zekâ destekli fotoğraf canlandırma özelliklerinden yararlanabiliyor, özel çerçeveler kullanabiliyor ve daha kapsamlı bir yaşam öyküsü alanına erişebiliyor. Kısacası, deneyimi daha kişisel, daha duygusal ve daha zengin hale getiren ek özellikler sunuyoruz.

SimmTag® hakkında bilgi verir misiniz?
RS: SimmortalS bünyesinde geliştirilen SimmTag® QR kod teknolojisi, “Akıllı Mezar Taşı” konsepti kapsamında mezar taşına entegre ediliyor. Ziyaretçiler, QR kodu mobil cihazlarıyla okutarak ilgili kişinin dijital anı sayfasına anında erişebiliyor. Bu sistem sayesinde biyografik bilgilere ulaşılabiliyor; yaşam öyküsü ve zaman çizelgesi görüntülenebiliyor, fotoğraf ve videolar incelenebiliyor, mezar konumu ise harita üzerinden kolayca tespit edilebiliyor. Böylece fiziksel ziyaret deneyimi, dijital anma süreçleriyle bütünleşerek daha derin ve anlamlı bir hâl alıyor.

Simmortals’ın ortaklık yapısından bahsedebilir misiniz?
RS: SimmortalS’ın yalnızca duygusal bir fikir olarak kalmaması gerektiğini biliyorduk. Bu yüzden en başından itibaren güçlü ve sürdürülebilir bir teknoloji altyapısına odaklandık. Teknik yapıyı, kurucu ortağımız Hakan Ağırkaya ile birlikte güvenlik ve ölçeklenebilirlik temelinde kurguladık.
Yasin Boeno’nun katkıları ve Consulta’nın kurumsal desteğiyle sağlam bir yapı oluşturduk. Henüz yeni lansman yapmış olmamıza rağmen gördüğümüz ilgi ve geri bildirimler, doğru bir ihtiyaca dokunduğumuzu gösteriyor.

Kullanıcı verisinin korunması, özellikle hatıralar gibi hassas içeriklerde çok önemli. Gizlilik ve güvenlik yaklaşımınızı nasıl tanımlarsınız?
YB: Bizim için en temel prensip şu: Sahiplik tamamen kullanıcıda. Oluşturulan içerik platforma değil, kullanıcıya ait. Sayfanın kimler tarafından görülebileceğine de yalnızca kullanıcı karar veriyor ister sadece davetlilere açık olur ister herkese açık. Kontrol her zaman ailede. Teknik tarafta ise güçlü bir güvenlik altyapısı kurduk. Şifreli veri iletimi (SSL/TLS), sunucu tarafında güvenli depolama, rol bazlı erişim kontrolü ve çok faktörlü doğrulama gibi katmanlarla yetkisiz erişimi engellemeyi hedefliyoruz. Ayrıca hukuki uyum bizim için vazgeçilmez. KVKK ve GDPR gibi uluslararası veri koruma standartlarına uyumlu bir yapı benimsiyoruz. Özellikle Avrupa operasyonlarımız açısından bu bir tercih değil, temel bir zorunluluk.

SimmortalS’ı önümüzdeki 5 yıl içinde nerede görmek istiyorsunuz? Global ölçekli bir platform olma hedefleriniz var mı?
YB: SimmortalS’ı sadece bir platform değil, bir hafıza altyapısı olarak konumlandırıyoruz. İlk hedefimiz Türkiye’de kategori lideri olmak. Yerelde güçlü bir yapı kurmak, mezar firmalarıyla iş birliklerini yaygınlaştırmak ve SimmTag®’i standart hâline getirmek istiyoruz. “Dijital anma” denildiğinde akla gelen ilk marka olmayı hedefliyoruz. İkinci aşama Avrupa açılımı. Özellikle Hollanda, Almanya ve İngiltere gibi dijital adaptasyonu yüksek ve diaspora yoğunluğu olan ülkeler öncelikli pazarlarımız. Burada hem B2C hem de mezar üreticileri ve cenaze hizmetleriyle B2B iş modeli önemli olacak. Vizyonumuz net: Hafızanın kaybolmaması için sürdürülebilir bir sistem kurmak ve global ölçekte anlamlı bir kategori inşa etmek. Çünkü herkes hatırlanmaya değer.

RS: Yapay zekâ destekli etkileşimli anı deneyimleri, artırılmış gerçeklik entegrasyonları, kişiselleştirilmiş dijital hafıza çözümleri ve sosyal fayda odaklı projeler yol haritamızın temel yapı taşlarını oluşturuyor.
Teknolojiyi yalnızca bir araç olarak değil, insan hikâyelerini kuşaklar boyunca yaşatacak bir köprü olarak konumlandırıyoruz. Nihai amacımız; fiziksel dünya ile dijital hafızayı bütünleştiren, yapay zekâ ile zenginleşen ve sürdürülebilir bir dijital anma ekosistemi inşa etmek. Uzun vadede amacımız, SimmortalS’ı farklı kültürlere uyum sağlayabilen, çok dilli ve global ölçekte ölçeklenebilir bir dijital hafıza platformu hâline getirmek.

Bir kullanıcıya SimmortalS platformunda ilk adımı attığında söylemek istediğin şey ne olurdu?
YB: Şunu söylerdim: Yalnız değilsiniz. Ve burası bir son değil, bir başlangıç. Yükleyeceğiniz şeyler sadece dosyalar değil, bir hayatın izleri. Acele etmenize gerek yok; mükemmel cümleler kurmak zorunda değilsiniz. Bir fotoğrafla, tek bir cümleyle başlayın. Buradaki amaç kusursuz bir biyografi yazmak değil, hatırlamak. Bu alan sizin, anlatı sizin. Biz sadece süreci kolaylaştırıyoruz. Çünkü bir insanın hikâyesi, paylaşıldığı sürece yaşamaya devam eder.

RS: Ben de şunu eklerim: Burada doğru ya da yanlış yok. Nasıl hatırlamak istiyorsanız öyle başlayın. Burası bir teknoloji platformundan çok, bir duygu alanı. Yükledikleriniz bir bağın ve bir hayatın parçaları. Biz güvenli ve sade bir zemin sunuyoruz; kontrol sizde. Ve burası sadece bir vedalaşma alanı değil, bağın devam ettiği bir yer.

Bu yolculukta yatırımcılar için bir fırsat var mı?
YB: SimmortalS büyüme sürecinde olan bir girişim. Bu vizyona inanan ve dijital miras kavramının gelecekte önemli bir yer tutacağını düşünen yatırımcılara kapımız açık. Amacımız, doğru ortaklarla birlikte platformu küresel ölçekte büyütmek. İlgilenen kişiler [email protected] adresinden bize ulaşabilirler.

RS: SimmortalS’ı oluşturmama ilham veren, özünü ve amacını en iyi anlatan ünlü ozan Aşık Veysel’in dizeleri ile sözlerimize son vermek istiyorum… Ben giderim izim kalır. Dostlar beni hatırlasın…”