“Her ülkenin tınısı farklıdır.” Bu cümle ile söze başladığımda, duyduğum her müzik parçasının ruhumda farklı duygulara neden olduğunu bir kez daha gördüm.
Buzukinin sesi ile sirtaki ve Yunanistan, kastanyetlerle Flamengo ve İspanya, bandoneon ile tango ve Arjantin adeta bütünleşmiştir. Bu örnekler ve çok daha fazlası, toprakların ruhunun tellere dökülmüş halidir.
Şimdi bir dünya turuna çıkıyoruz…
Notaların sesi ile dünya turu
İspanya’nın ritmik tutkulu sesi kastanyetler ile tamamlanır. Parmaklara takılan bu ahşap müzik aletinin çıkardığı sesler Endülüs’ün ayak seslerine karışır.
Kastanyetin amacı ritim tutmaktır, kestane (castana) kelimesinden türetilmiştir. Sağ ve sol ele takılan kastanyetler farklı ritimler yaratarak coşkuyu, yaşam sevincini temsil eder. Küçük bir müzik aleti olmasına rağmen tok sesi ile ortamı coşturur.
Yunanistan’ın en tanınmış çalgılarından biri olan buzuki, Doğu Akdeniz ve Anadolu’dan gelen bir telli çalgıdır. Günümüzde Rembetiko ile özdeşleşmiştir. Tınısı hem hüzünlü hem de umut doludur. Dinleyenlerin ruhu Ege’nin sıcak rüzgârı ile dolar.

İskoçya’da gayda çalınır. Gayda maharet ister… Önce hava ile doldurulan tulum daha sonra baskı yaparak havayı borulara yollar. Güçlü ve yankılı bir sesi vardır. Sadece eğlence için çalınmaz. Askerî törenlerin, hasat kutlamalarının vazgeçilmez çalgısıdır. Gayda İskoçya’nın puslu dağlarının sesidir.
Japonya şakuhaçi olarak adlandırılan, bambu ağacından yapılan bir flüt sesi ile yankılanır.
Şakuhaçinin sesi doğanın sesidir. Akan suyun sesini, kuşların ötüşünü, rüzgârın sesini Şakuhaçi ile duyabilirsiniz. Tarih boyunca Zen Budizm’inde meditasyon yaparken sessizce düşünebilmek için şakuhaçi çalınırdı. Şakuhaçi çalmak bir nefes duası gibidir…
Mali, Gine ve Senegal’de kora ve djembe sesi duyulur. Kurutulmuş su kabağından 21 tel ile yapılan kora, arpın büyüleyici sesine benzer.
Bu müzik aletini griot denilen sözlü tarihçiler çalar. Griotlar aile hikâyelerini, soy bağı efsanelerini anlatırken kora onlara eşlik eder. Djembe ise vurmalı bir çalgıdır. Sert ağaç oyulduktan sonra üzerine keçi derisi gerilerek elde edilen bu çalgının kelime anlamı “hepimiz bir araya gelelim ve huzur içinde yaşıyalım”dır.
Türkiye’nin sesini, toprağının bin yıllık hikâyesini bir enstrümana sığdırmak söz konusu olduğu zaman, bağlamadan söz edebiliriz. Bağlama, adından da anlaşılabileceği gibi Anadolu’nun köylerinden şehirlere giderken insanların yanlarına aldığı tek şeydir. Bağlama bir köprüdür. Duvarlarda asılı saz, gurbeti ve yalnızlığı ifade eder. Bağlamanın müzikal anlamda Batı enstrümanlarından farkları vardır. Matematiksel kurallar geçerli değildir. Anadolu insanının neşeli anlarda bile hüzünlü olabileceğini anlatan bağlama, duyguların çeşitliğini ifade eder. Bağlamanın gövdesi dut ağacından yapılır, dut ağacı insanı temsil eder. Ağaç önce yapraklarıyla ipek böceğini besler, kesilip oyulduğunda ve üzerine teller gerildiğinde bu kez insanın derdini fısıldamaya başlar. Bu yüzden bağlamaya “dertli dolap” denir. Aşık Veysel, Neşet Ertaş gibi ozanlar birer bağlama ustası idi. Onlar Anadolu’nun sesi oldular.
Müzik ve göç
Müzik aletleri çoğu zaman bir göç hikâyesi anlatır. Bir bavula saklanan müzik aleti artık telden ötedir. Bir halkın hafızasını kokusunu ve vatan hasretini beraberinde götürür. Bandoneon işte böyle bir hikâyenin tam ortasında yer alır.

1800’lü yılların ilk yarısında Heinrich Band adında bir Alman, kiliselerde çalınan pahalı orgların yerine taşınabilir olması açısından bandoneonu tasarladı. Anlaşıldığı gibi bu müzik aleti dinî ilahiler çalmak üzere düzenlenmişti. 19. Yüzyılın sonlarında Almanya’dan Arjantin’e göç eden işçiler bavullarına birer bandoneon koydular. Buenos Aires’in La Boca limanına gelen -vatanlarından kopmuş, lisan bilmeyen- yoksul göçmenler, dertlerini bandoneonun tuşlarına basarak anlattılar. Kilise ilahilerinden gurbetin sesine giden yol böylece açıldı. Zamanla bu müzik aleti imkânsız aşkların ve gecenin karanlık yüzünün simgesi oldu.
Ukulele adlı müzik aleti, Portekizli marangozlardan Hawaii’nin sıcak kanlı yerlilerine, aslında bir göç hikâyesi ile ulaştı. Portekiz’in Madeira adasına ait dört telli küçük bir gitar türü olan machete, tıpkı bandoneon gibi, bir valizde ülke değiştirmiştir. Madeira adasındaki kıtlıktan kaçan işçiler Honolulu limanına vardığında, karaya adım atan üç mobilya ustası machetelerini çıkartıp sokakta dans etmeye başlarlar. Bu göçmenlerden birinin adı Manuel Nunes idi. Manuel Nunes önderliğindeki marangozlar bu müzik aletini Hawaii’nin yerel koa ağacından üretmeye başladılar. Yerliler ona, parmakların tellerin üzerinde zıplamasını pireye benzeterek, “ukulele” (zıplayan pire) adını verdiler. Öğrenilmesi kolay, akordu basit, taşınması kolay olan ukulele deniz kenarı ve gün batımı deyince akla gelen müzik aletidir.
Amerikan kovboy filmlerinin vazgeçilmez tınısı bançodur. Bu neşeli notaların arkasında insanlık tarihin en karanlık sayfalarından biri yatar. 17. ve 18. Yüzyıllarında milyonlarca Afrikalı köle, zincirlenerek gemilerle Amerika kıtasına taşındı. Gemilere hiçbir eşya alınamazdı. Ancak köleler köklerinden gelen o sesleri unutmadılar. Amerika’daki pamuk tarlalarında bulabildikleri ağaç kabuklarına hayvan derilerini gererek ilk bançoları ürettiler. Toprak sahipleri beyazlar, dillerini bilmedikleri kölelerin ürettikleri isyan dolu ezgileri dinlediler. Zamanla bu müzik beyazlar tarafından benimsendi ve banço millî bir çalgı haline geldi. Country ve Bluegrass müziklerinin neşeli sesi bançodur.
Bir enstrüman bazen taşınabilir ve sonrasında üretilir, bazen de sadece eldeki imkânlar dahilinde üretilir. Her durumda, bir müzik aleti sadece bir çalgı değildir. Bir kültürün aktarılması ve devamıdır. Bu aletlerin göç hikâyesi; insanlığın sürekli olarak yer değiştirmesi, acı çekmesi, uyum sağlaması ve yeniden doğmanın hikâyesidir. İnsanlar bir ülkeden bir diğerine göç ettiklerinde veya göç etmeye zorlandıklarında sadece bedenleri toprak değiştirmez. Kokuları, sesleri, tatları ile beş duyunun hepsi yer değiştirir. Ve insan beş duyusunun hepsini, vardığı toprağa getirir. Tamamen kabuk değiştirirken köklerine sadık kalarak yaşamına yön verir.
Kaynakça:
https://tr.wikipedia.org
https://kulturveyasam.com
https://www.milliyet.com.tr
https://itrimusic.com.tr
https://www.trt2.com.tr
https://cangozmüzik.com.tr
https://www.kayasanatakdemi.com
https://www.scribd.com
https://www.britannica.com






