Bu mola, çok moda! - Ocak 2021

Bu mola, çok moda! - Ocak 2021
Trend

Bu mola, çok moda! - Ocak 2021

Ara verme anlamına gelen “mola” ile belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni anlamına gelen “modanın” aslında tek ortak noktaları kelimelerinin ses benzerliği değil… Bu sayfalarda; soluksuz koştuğumuz hayatımıza kısa bir “mola” verirken; en beğendiklerimizi, nam-ı diğer en “modayı” yanı başımıza alıyoruz.

Sevgili okur, bugüne kadar muhakkak evinizde halı bulundurmuş ve toz topladığından şikâyet etmişsinizdir. Üzeri lekelenmesin, bir şey dökülmesin diye çaba sarf etmişsinizdir. Gün gelmiştir, halı dışındaki diğer tozları halının altına doğru atıvermiş yani “Halının altına süpürmüşsünüzdür...”
Sizce, tozlu mu tozlu 2020 yılını da halının altına süpürmedik mi? Hatta 1 Ocak sabahı uyandık, altında toz yumağı olan halının üstünden yürüdük defalarca.
Derken 4 Ocak, bir pazartesi sabahı ise, kolları sıvadık, “Gerçekleri kabullenmenin vaktidir, 2020’ye dair toz olarak gördüğümüz ne varsa, halıyı kaldırıp temizlemek için hazırız” dedik.
Kısacası, artık yeni yılla birlikte, gözümüzün önü, burnumuzun dibi, ayağımızın ucundaki tüm soru ve sorunları kabullenelim ve uyuyunca sorunların yok olmadığının da farkına varalım.
Sağlığımızı vitamin takviyeleri ile korumaya çalışırken, kendimize kısa molalar yaratarak da zihnimizi ve ruhumuzu beslememiz gerektiğini unutmayalım...
Yani size; “Kolları sıvayın, temizliğe başlıyoruz” demeyeceğim. Demleyin en güzel çayınızı, kahvenizi, en moda mola duraklarda beraber soluklanalım!


Moda
Evet, yine yılın o zamanına geldik! Yılın filmleri, kitapları, şarkıları ve sanatçıları vs vs... Benim için bunlar kadar heyecanla takip ettiğim listenin başında, ‘Yılın Kelimesi’ yer alıyor! Geleneksel olarak her sene, dünya çapında etkili olan bir kelimeyi seçen Oxford İngilizce Sözlüğü (OED), yılın en çok kullanılan kelimesini açıklıyor. Geçmişe dönük bilgi vermek gerekirse, 2019’da “iklim acil durumu”, 2018’de de zehirli anlamına gelen “toksik” sözcüğü ‘yılın kelimesi’ olarak seçilmişti.
2020 yılına gelince ise geçtiğimiz ay, Oxford sözlükbilimcileri: “‘Eşi görülmemiş’ 2020 yılının kelimesi bir tane olamaz” diyerek 2020 yılında korona virüs salgının yanı sıra yaşanan birçok olay sebebiyle yılın kelimesine karar veremediklerini açıklamışlardı.
Kısacası; Oxford Sözlüğü bile, bu yıl için “Kelimeler kifayetsiz” kalır demek istedi.
Oxford Sözlüğü; “Korona virüs”ün, 2020 Nisan’ından itibaren İngilizce’de en sık kullanılan kelimelerden biri haline geldiğini belirtti ve 2020 için tam 16 kelime seçti.
Rapor, bazı kelimelerin bu yıl kullanımındaki artışı da inceledi. Yıl boyunca kullanımı en fazla artan kelime, yüzde 500 artışla “unmute” (sesi kapatılmış bir cihazın sesini açmak) oldu. Bu kelimenin kullanımının artma nedeni ise devamlı katıldığımız Zoom ve online toplantılar…

Seçilen 16 kelimelik listeye bakınca, benim için hayatımda kalıcı iz bırakacağına inandığım 2 kelime var: “lockdown/tecrit” ve “social distance/sosyal mesafe”. Siz de kalan 14 kelimeyi merak ediyorsanız, internette araştırabilirsiniz.

Mola
Şimdi size yemek tarifi vermeyeceğim. Ama güzel yemek yapan, güzel yemek pişirenleri araştıran, bulan, bir de üstüne onların tatlarına bakan ve hooop afiyetle yiyen tatlı bir kadın girişimci ile tanıştırmak istiyorum. “Bu Kız Hep Aç” ismiyle Instagram’da takipçilerini peşine takan Lian Benbasat!
Lian, kendisini yemeksever, yazarçizer olarak tanımlasa da en lezzetlisini bulmak için dere tepe düz giden, az az ama sık sık ve mutlaka keyifle yemeği sevdiği için benim takip etmekten en mutlu aldığım “Influencer” diyebilirim.

Yemeğe nazır uzun uzun seyre dalmayı, yemekler ve restoranlar hakkında bol bol konuşmayı çok seven Bu Kız Hep Aç’ın hele bir de izlemeye doyamayacağınız #KöklereDönüş serisi var ki size bu arada aktarmak yetersiz kalabilir. Bu seride, sizi geçmişe götürecek tarifleri, ustaların büyüklerin elinden yaptırarak bize ulaştırıyor. Lian’ın Instagram hesabında Brüksel lahanasından, sıcak çikolataya, karnabahar pizzasından, borekitas’a birçok farklı türde ama lezzetli ve sevgiyle pişirilen yemeklerin püf noktalarına ulaşabilirsiniz. Ardından kendinizi mutfakta bulacağınıza eminim.
Şimdiden elinize sağlık ve afiyet olsun!


Moda
Şimdi bizi eskilere götürecek, hatta içimizi ısıtıcak sımsıcak bir kelimeyi hatırlatmak istiyorum... BOOOOZAAA!
Soğuk kış gecelerinde sokaklarda “BOOOZAAA” diye bağıran sokak bozacıları da aklınıza düştü mü?
Gelin eski dostumuz, geleneksel içeceklerimizden biri olan bozayı yakından tanıyalım.
Boza, ilk ortaya çıkışı binlerce yıl öncesine dayanan geleneksel bir Türk içeceğidir.
Bağışıklık sistemi gibi vücudumuza birçok faydası olan boza genellikle darı irmiğinin, su ve şekerle karıştırılılmasından elde edilir.
Cilt ve saç sağlığını korumak, sindirimi kolaylaştırmak, anne sütünü arttırmak, vücuda enerji kazandırmak gibi faydaları bulunan Bozanın, kalori bakımından yüksek enerji değerine sahip olduğunu da belirtmeden geçmeyelim. Bu sebeple dilerseniz içine bol tarçın ekleyerek kan şekerinizi dengeleyebilirsiniz.
Vitamin, mineral ve probiyotik deposu olan Bozanın yanında bir de leblebi yerseniz lezzetine de doyum olmayacağını şimdiden garanti edebilirim. Afiyetle şifa olsun!



Mola
Bedeniniz için yürüyüş, spor, zumba, yoga, pilates yapıyorsunuz da her gün aynada baktığımız yüzünüz için ne yapıyorsunuz, hiç düşündünüz mü? Yüzümüz için harcadığımız pahalı kozmetik ürünleri önereceğimi sanıyorsanız, yanılıyorsunuz.

Carolin Almozlino

Sizi düzenli aralıklarla farklı yüz egzersizlerini uygulamalı anlatan Carolin Almozlino’nun Instagram hesabına davet ediyorum. Carolin; yüz egzersizinde, masaj, spor ve yoga gibi farklı disiplinlerden metotları harmanlayarak yüz için alternatif rutinleri oluşturuyor. Bu egzersizler için ihtiyacınız olan sadece cilt bakım yağınız ve eliniz, bir de tertemiz cildiniz.
Yüz kaslarınızı ve cildinizi düzenli olarak çalıştırmanız gerektiği gerçeğini kabulleniyorsanız, mis kokulu yağlarınızı hazırlayın ve kendinizi Carolin ile yüz egzersizi ekranının karşısına bırakın. Kısacası pahalı kozmetik ürünlerin dokunuşu sonrası artık yüzünüz yine sizin ellerinize emanet! Carolin’in samimi bir şekilde çektiği yüz egzersiz rutinleri videolarının yanı sıra, hesabında belirttiği farklı alanlardaki tavsiyelerini de okursanız hayatınıza yeni bir renk katacağına eminim.



Moda
Her sene aralık ayında gelecek senenin trend rengini açıklayan Pantone Color Institute, 2021 yılı için Oxford Sözlüğü gibi kararsız kalarak iki renk birden seçti!
Yılın renkleri canlı sarı ve ultimate gri!
Pantone Renk Enstitüsü başkan yardımcısı Laurie Pressman, renklerin nasıl ve neye göre seçildiğini ise son derece samimi bir şekilde şöyle açıklamış: “Karar, sadece dünyanın durumdan değil, aynı zamanda moda ve sanat alanlarında olup bitenler tarafından da etkileniyor. Ancak, bu yılki en büyük etki Pandemiye ait.”
Pantone’nin açıklamasına göre bu renkler tüm dünyanın son aylarda tanık olduğu iki ucu simgeliyor.
Sarı renk; iyimserlik ve canlılık ile ilişkilendirilirken, gri rengi sakinlik, istikrar ve esneklik duygularını yansıtıyor.
Öyle ki; internetten fotoğraf indirme platformu olan Shutterstock da 2020 yılının verilerine dayanarak, 2021 yılında en çok tercih edilecek renkler arasında altın sarısının yer aldığını belirtti.
Kısacası Pantone’nin 2021 renkleri olan sarı ve griyi bu yıl pek çok alanda göreceğiz. Moda ve makyaj gibi alanlarda ne kadar farklı kullanmak mümkün olur bilemesek de, çoğunlukla vakit geçirdiğimiz ev dekorasyonuna da çok yakıştığına eminiz. Yeni Pantone renklerini hızlıca dekorunuza adapte etmek isterseniz nevresim takımları veya koltuk kılıflarınızla halınızı kombinleyebilirsiniz.

Geçen zor günlerin ardından, kimi zaman daha zor, kimi zaman daha kolay günler kapımızda olabilir.
Avucumuzun içindeki, gözümüzün bebeğindeki, kalbimizin derinindeki herşeyin kıymetini gerçekten anladığımız zamanlardan geçiyoruz.
Olmayana odaklanmaktansa, varolana tutunmak ve olanı mucizelere dönüştürmek için hayatımıza yeni bir sayfa açmamız gerektiğine inanlardarsanız, Picasso’nun yılın rengi olan ‘sarı’ ile ilgili sözüne kulak verelim ve 2021 için yeni bir tuval çıkaralım, başlayalım boyamaya... Ne dersiniz?
Bazı ressamlar güneşi sarı bir noktaya dönüştürürler, diğerleri ise sarı noktayı güneşe.”
Picasso

Güneşli günlere, kalpten sevgiyle…