Mausoleon Anıt Müzesi

Mausoleon Anıt Müzesi
KÜLTÜR & SANAT

Mausoleon Anıt Müzesi



MÜZE - Bilge Serdar Samanlı

“Dünyanın Yedi Harikası” sözünü birçoğunuz defalarca duymuştur. Ya Lise tarih derslerinde ya çeşitli gazete veya dergilerde ya da televizyon belgesellerinde... Bu yedi harikadan günümüze bir tek Mısır Piramitleri ulaşabilmiştir. Bunların arasında bulunan, M.Ö. 353 yılında vefat eden Kral Mausolos için onun kız kardeşi II. Artemisia tarafından yaptırılmış olan ve Bodrum’da bulunan Mausoleon Anıt Mezarı’nın ise en azından temel kalıntıları ziyaret edilebilir.

Mausoleon’un bulunduğu yerdeki ilk kazı çalışmaları, 1857 yılında dönemin Osmanlı Sultanı II. Abdülmecit’in direktifiyle başlatılmıştır. Kazı çalışmaları, İngiliz arkeolog Charles Newton tarafından gerçekleştirilmiş ve bulunan çok sayıda değerli tarihî eser, Londra’daki Britanya Müzesi’ne gönderilmiştir. Mezar anıtının temellerini tespit eden ve anıtın yatay terasının kuzey doğu köşesinin ana hatlarını belirleyen Newton, bütün heykel parçacıklarını dikkatle toplamış, ancak büyük mimarî parçaları incelememiştir. 1966-77 yılları arasında ise Aarhus Üniversitesi’nin Danimarkalı profesörü Dr. Kristian Jeppesen’in çalışmaları ile kutsal alanın 105*242 metrelik çevresi tamamen incelenmiştir.

Bu etkileyici anıt mezar, ne kadar ortadan kaybolmuş olsa da yapının temelleri 2,5 binyıldan daha uzun bir süreye rağmen çok iyi bir şekilde korunmuştur, bu yüzden arkeoloji meraklılarının dikkatini çekmektedir. Yapının temelinde Mausolos’un mezar odası, odaya inen merdivenler ile mezar odasını yeraltı sularından koruyan drenaj kanalları görülmektedir. Yapının batısında bulunan merdivenler 9 metre genişliğindedir. Mausoleon’un cenazesi, bu merdivenlerden mezar odasına indirilmiş, cenaze töreni sonrası bu giriş, volkanik tüften bir duvar ile kapatılmıştır. Cenaze töreni sırasında çok çeşitli hayvan (5 inek, 25 koyun veya keçi, 8 kuzu, 3 horoz, 10 tavuk, 1 piliç ve baş ve ayak kısımları hariç 8 güvercin) kurban edilmiştir. Bilim insanları yapının dört cephesinde bulunan 36 adet sütunun aralarında eşit mesafe olduğunu ve yapının basamaklı piramit şeklindeki çatısının 24 basamağının yüksekliklerinin de genişliklerinin de eşit olduğunu varsaymışlardır. Gerçekten de günümüze ulaşmış bütün basamakların yükseklikleri 29,9 cm’dir. Ancak kısa basamaklar ön cepheye, uzun basamaklar da yan cephelere gelmek üzere genişlikleri sırasıyla 43 ve 54 cm’dir. Ayrıca en alt iki basamağın 24 ve 60 cm genişliğinde olduğu, en üstteki iki basamağın ise çatı ile dört atlı araba heykelinin (Quadriga) temeli arasında bağlantı kurabilmek için 23 ve 24 cm’ye kısaltıldığı düşünülmektedir.

Romalı filozof Plinius’un Quadriga kelimesini kullanması, arabayı dört atın çektiğini belirtmekte, ancak arabanın sürücüsü hakkından herhangi bir bilgi içermemektedir. Araba heykelinin, anıt mezarın piramit şeklindeki çatısının tepesindeki etkileyici konumu, arabayı süren kişinin Mausolos olduğu varsayımını güçlendirmektedir. Bu at arabası heykelinden günümüze sadece arabanın 2,30 metre çapındaki tekerleklerinden küçük parçacıklar ulaşabilmiştir.

Alanın güney tarafında ise, Mausoleon’un yapımından önceki dönemlere ait mimari eserler görülebilir.