Haber fotoğrafı:  Felice Bauer ve Franz Kafka (1917)


Yazar Franz Kafka’nın romantik ve ızdırap dolu imajına rağmen, kadınlarla olan ilişkisi karanlık taraflar da içeriyordu. Kafka’nın, nişanlısı Felice Bauer ve onun en yakın arkadaşı Grete Bloch ile olan karmaşık aşk üçgeninin, tüm zamanların en büyük klasiklerinden biri olan “Dava”yı doğuracağını kim tahmin edebilirdi?

Dört yıl önce, genç kadınların Franz (Amshel) Kafka ile takıntılı haline gelmesi, yeni trend Tik Tok’u kasıp kavurdu. #Kafka etiketi 140 milyondan fazla izlenme aldı ve kadın Tik Tok kullanıcıları, kendilerini “Milena’ya Mektuplar”dan seçilmiş bölümleri okurken filme aldılar. “Milena’ya Mektuplar”, Kafka’nın ilham perisi Milena Jesenska’ya yazdığı mektupların koleksiyonudur. İkonik yazarın yakışıklılığı ve şiirsel yazım tarzı övgüye değerdi ve aşk dolu yazılı ifadeleri yakın zamanda Tik Tok’ta, genç kadınlar için çıtayı yükseltti ve gelecekteki partnerlerinde bundan daha azına razı olmayacaklarını ilan ettiler.
Ancak Kafka’nın çağdaş hayranlarının gözden kaçırdığı şey, yazarın kadınlarla olan ilişkilerinin, daha az olumlu, grotesk yönlerinin olmasıydı. Bugünün terimleriyle, yazarın biraz “budala” veya “evlilikten kaçan, özgüveni eksik” biri olduğu bile iddia edilebilir. Doğal olarak da, bu kararsız ve karmaşık ilişkiler, yazar için mutlu bir evliliğe veya yerleşik bir aile hayatına yol açmadı, ancak insanlığın en büyük edebi klasiklerinden biri olan “Dava” romanı ile sonuçlandı.
Aşağıda paylaşılan hikâye, bu, acı çekmekten zevk alan yazarla ilgili saçma dedikodulardan ibaret değil. Bekâr bir adamın incinmiş duygularının, 20. yüzyılın en büyük romanlarından birinin (Dava) yaratılmasına yol açacağını kim bilebilirdi ki? Aslında bu romanın romantik ilişkilerle hiçbir ilgisi yok gibi görünüyor. Gelin, hep birlikte bunun arka planını gözden geçirelim.


Kafka, 1912’de Felice Bauer ile tanışıyor
Kafka, 1912’de yakın arkadaşı Max Brod’un evinde Felice Bauer ile tanıştı ve anında bu yetenekli bir iş kadınından etkilendi -hatta Siyonist özelliği nedeniyle onu sevimli bile buldu. Bauer, zamanın standartlarına göre bağımsız ve modern bir kadındı. Berlin’de kâtip olarak çalışan Alman Yahudisi bir ailenin kızıydı. İlk görüşmelerinden beş hafta sonra Kafka ona bir mektup yazdı. Bu mektupta kendini, Brod’un evindeki masanın üstünde ona fotoğraf üstüne fotoğraf uzatan adam olarak tanıttı.
Kafka, yazılı sözcükler aracılığıyla âşık olan bir adamdı ve gerçekten de Felice ile olan ilişkisi 500 mektuba yayılmış, 700’den fazla sayfadan oluşan yoğun ve güçlü bir yazıyla, kendi üslubunda bir aşktı.
Yıllarca mektuplaştılar, ancak yalnızca Felice Bauer’e gönderilen mektuplar günümüze ulaşabildi. Kafka’nın evlilik teklifi bile yazıya dökülmüştü, ve Felice’e “Hasat” adlı el yazması üzerine gönderdiği bir deneme mektubunun yanına ek olarak iliştirilmişti.
Ancak, Felice teklifine “evet” dediği anda, Kafka, bir kadınla birlikte yaşamak, hayatını paylaşmak düşüncesinden bile paniğe kapıldı. Sonraki mektuplarında ileri sürdüğü olumsuz nedenlerle, kızı adeta bu kararı verdiği için evlenmekten vazgeçirmeye çalıştı. Kafka kıza, neden onunla evlenmeyi yeniden düşünmesi gerektiğini açıkladı. Felice ise karşılık olarak elindeki tek silahı kullandı: sessizlik. Kafka’nın mektuplarına cevap vermeyi bıraktı ve cevap verdiyse bile, onu işkenceye sokan soğuk cümlelerle cevap verdi. Aylarca süren seyrek iletişimden sonra, Kafka Felice’e kendisinin Viyana’ya gittiğini söyledi.
Felice inatçı sessizliğini sürdürdü, ancak Kafka’dan hiçbir haber almayınca, en iyi arkadaşı Grete Bloch’u gönderdi ve aralarında arabuluculuk yapmasını istedi. Arkadaşını Kafka’nın gözüne sokmanın sonuçlarını bilseydi, muhtemelen bu kararı tersine çevirmek için her şeyi yapardı.


Kafka'nın Felice Bauer'in arkadaşı Grete Bloch'a yazdığı bir mektup


Grete Bloch hakkında çok az şey biliniyor
Grete, Felice gibi Yahudi asıllıydı ve pratik bir iş kadınıydı. Kafka’nın, Grete’in mektuplarından yaptığı alıntılara göre, Grete’in yazıları etkili ve edebi değilse de, kendisi duygusal olarak açılma, ve deneyimlerini ve iç dünyasını yazarla özgürce paylaşma eğilimindeydi.
İkisi sık sık Felice hakkında yazışıyor, onun eksikliklerini tartışıyorlardı -örneğin Felice’in diş tedavilerinin sonucu dişlerinin kötü görünümü hakkında yazışıyorlardı. Felice’in daha az çekici yanları hakkında yazışmalarına rağmen Kafka sonunda geri dönüş yaptı ve Bloch ile yazışmaları sonucunda Felice’e bir kez daha evlenme teklif etti.
Ancak, Kafka ile Felice yeniden nişanlanmalarına rağmen, Kafka Felice’in yakın arkadaşı Grete ile yazışmaya devam ediyor ve Felice ile yaklaşan evliliğiyle ilgili korkularını paylaşıyordu. Grete’e, “Nişanlanmam ya da evlenmem, ilişkimizde hiçbir şeyi değiştirmez, zaten ilişkimiz onsuz yaşayamayacağım güzel olasılıklar içeriyor” diyordu.
Grete Bloch hakkında çok az şey bilsek de, kesin olarak bildiğimiz bir şey var: Grete, Felice’in iyi ve sadık bir arkadaşıydı. Bu nedenle Grete, Kafka’nın tekrar kararsızlaştığını ve nişanları konusunda soğuk hissettiğini arkadaşı Felice’e bildirdi. Ayrıca Felice’e, Kafka’nın nişanlısına yazdığı mektuplarda ifade ettiği aynı tutku ve duygusal sıcaklıkla kendisiyle (Grete) de yazıştığını da bildirdi.

Aşkın yüksek mahkemesi
Bu tuhaf aşk üçgeni, üç tarafın da katıldığı gergin bir toplantıda doruk noktasına ulaştı. Kafka Berlin’de bir otele davet edildi ve orada lobide, Grete Bloch ve nişanlısı Felice Bauer’e karşı ikiyüzlü davranışı nedeniyle “yargılandı”. Felice ve kız kardeşi Erna savcıyı temsil ederken, Kafka’yı, Felice’i hiç sevmeyen, iyi arkadaşı yazar Ernst Weiss savundu. Grete Bloch yargıç olarak görev yaptı ve aynı zamanda Kafka’nın mektuplarını ortaya çıkardı ve Kafka’nın Felice’e yönelik tüm küçümseyici ifadelerini kırmızıyla işaretledi.
Kafka bu durumda kendini savunmaya bile kalkışmadı. Bu doğaçlama yargılamanın, nişanı sonlandırması tabi ki, şaşırtıcı değildi...


Merav Salomon'dan, İsrail Ulusal Kütüphanesi'ndeki Kafka Bir Yazarın Metamorfozu sergisinden

İsrail Ulusal Kütüphanesi Beşerî Bilimler Koleksiyonu küratörü olan Stefan Litt, bu ‘yargılama / dava’ hakkında, “Kafka kendisini saldırıya uğramış hissetti. Haksız yere yargılandığını ve suçlamanın ne olduğunu anlamadan suçlandığını hissetti” yorumunu yaptı. “Zulüm duygusu ve Kafka’nın sevgililerinin suçlayıcı, yargıç ve uygulayıcı olarak hizmet ettiği ‘Romantik Yargılama’ Kafka’yı büyük ölçüde etkiledi. Olanları açıklama ve bunlara yanıt verme çabasının bir parçası olarak, Batı edebiyatının en önemli eserlerinden bir olan ‘The Trial’ı / ‘Dava’yı yazmaya başladı.”

Aşkta ve savaşta her şey mubahtır
“Dava”, romanı bir gün işlemediği bir suçla suçlanan kıdemli bir banka memuru olan Josef K.’nin hikâyesini anlatır. Ancak, soruşturmacılar onu soruşturmaz, hakimler ve etrafındaki görevliler ona neyle suçlandığını söylemeye bile yanaşmazlar, bunun yerine bir dizi lanetleyici suçlama, itham ve yasal işlemle hayatını zorlaştırırlar. Josef K; hem kendisini hem de adaletin kendisini yavaş yavaş, ama iyice toza çeviren adalet çarklarını durduracak güçte hissetmemektedir.
Kafka’nın “Dava” adlı eserini bugüne kadar esas olarak, bürokrasinin modern yaşamdaki yerinin bir suçlaması olarak yorumluyorduk. Ancak bu eserle ilgili olarak, Kafka’nın, hayatındaki iki kadının, kendisine karşı birbirlerini desteklemeyi seçtiklerinde onu “yargıladıkları” bir “mahkeme” olarak deneyimlediği şeklinde bir yorum da var.
Gerçek hayatta, “Dava” adlı kitabın yazılmasına yol açan travmatik karşılaşmaya rağmen, Kafka ve Felice Bauer yazışmaya devam ettiler ve hatta ortalık yatıştıktan sonra tekrar nişanlandılar. Kafka, tüberküloz hastası olduğunu öğrenene kadar onunla evlenmeyi planlıyordu. Hastalık haberi duygusal olarak Kafka’yı çok etkiledi ve bir gelecek hayal etmekte zorluk çekti, bu yüzden nişanı bozdu ve böylece Felice Bauer ile ilişkisini sonlandırdı.
Yıllar boyunca başka kadınlar Kafka’nın yazıları ve eserleri üzerinde etkili oldu. Bunların en ünlüleri, Kafka’nın eserlerini Almancadan Çekçe’ye çeviren Çek asıllı gazeteci ve entelektüel Milena Jesenska ve Dora Diamant idi. Diamant, Kafka ile hayatının sonlarına doğru, (Kafka 40, Diamant 25 yaşındayken) tanıştı. Aslen Gur Hasidik cemaatinden olan Diamant, birlikte yaşadığı tek kadın idi ve son yıllarında ona bakan kişiydi.


Kafka'nın kendi çizimlerinden biri, İsrail Ulusal Kütüphanesi'nin Kara Defter olarak bilinen kitabında yer alıyor


Mahkeme ertelendi

Kafka’nın akrabalarının çoğu, kız kardeşleri ve hayatındaki kadınlar Holokost’ta öldürüldü. Felice Bauer, savaştan önce ABD’ye göç etmiş olması nedeniyle bir istisnaydı. İyi bir iş kadını olduğu için, Kafka’nın kendisine gönderdiği mektupları sattı ve bunlar daha sonra bir ciltte toplandı. Felice Bauer evlendi ve 1960’larda ABD’de vefat etti.
Kendinize şunu soruyor olmalısınız: Peki ya Grete Bloch? Daha önce belirttiğimiz gibi, Holokost’ta öldüğü gerçeği dışında onun kaderi hakkında çok az şey biliyoruz. Onun ve Kafka’nın, Felice Bauer ile ilişkisini bitirdikten sonra bile, ilişkilerini sürdürdükleri yönünde doğrulanmamış söylentiler var. Grete Bloch bir çocuk doğurdu ve babanın kimliği hakkında hiçbir şey söylemedi. Bazıları Kafka’nın baba olabileceğini iddia etmeye çalıştı ama çocuk beş yaşındayken öldü ve onunla ilgili belgeler günümüze ulaşmadı.
Kafka ise ne Felice ne de Grete ile evlenmedi. Kafka - Bauer - Bloch aşk üçgeninin herhangi bir istikrarlı veya normal ilişkiyle sonuçlanmaması ve bunun yerine “Dava”yı dünyaya getirmesi gerçekten şaşırtıcı değil. Bu roman muhtemelen, gerçeğin ortaya çıktığı anda yan yana duran iki arkadaş ile karşı karşıya gelen bir adamın gerginliği ve zorluğu olmadan yaratılamazdı.

* Kafkaesk: Kafkavari. Son derece tatsız, korkutucu ve kafa karıştırıcı ve Franz Kafka’nın romanlarında anlatılan durumlara benzer.

Kaynak:
https://blog.nli.org.il/kafka_love_triangle/