Haber fotoğrafı: Roberto Burle Marx’ın (1909-1994) evinde, keşfettiği ve kendi adını verdiği 500’den fazla devetabanı var


“Hata yapmaktan korkmam. Hataları düzeltebiliriz. Formülden korkarım. Mükemmel bir şey yapmaya niyetlensem, başlayamam bile…” diyordu, ancak zamansız ve mükemmeldi.

ROBERTO BURLE MARX park ve bahçe tasarımlarıyla ünlü, dünya çapında bir sanatçıydı; aynı zamanda ekolojist, doğa bilimci, ressam, baskı sanatçısı ve müzisyendi; bunlar yetmiyormuş gibi kumaş, mücevher ve sahne dekorları da tasarladı.

Brezilya yağmur ormanlarının korunması için çağrıda bulunan ilk kişilerden biri Marx’tı. Teoride kalmıyordu, davaya gerçekten gönül vermişti; Transamazonica otoyol inşaatı sırasında bitkileri kurtarmak için kamyonuyla inşaat alanına giderdi. Gördüklerini şöyle ifade ediyordu: “Şu anda tanık olduğumuz şeyi kabullenirsek, zengin Brezilya florasından geriye çok az şey kalacak.” Haklı çıktı…


Roberto Burle Marx, 1909’da São Paulo’da doğdu. Fransız kökenli Rebecca Cecília Burle ve Alman Yahudisi Wilhelm Marx’ın dördüncü oğluydu. Rio de Janeiro’da büyüyen Burle Marx, bulvarların, parkların ve bahçelerin çoğunlukla ithal yeşilliklerle doldurulmasını o zamanlar yadırgamıyordu, şehrin Avrupa merkezci estetiğini benimsemişti. On dokuz yaşına gelip ailesi bir yıllığına Almanya’ya taşınana kadar, bu bakış açısı değişmedi.

Marx’ın doğa sevgisi Almanya’daki resim eğitimi sırasında başlamıştı. 1930’da Brezilya’ya döndükten sonra bitkilere ilgisi sürdü; özellikle Brezilya orkidelerine, palmiyelerine, nilüferlerine ve bromelyalara düşkündü. Rio’daki Ulusal Güzel Sanatlar Okulunda, mimarlık ve botanik alanlarındaki ustalarla tanıştı. Bunlardan biri de Brezilya Modernizminin öncüsü Mimar Lucio Costa’ydı. Schwartz Evi projesi, Costa ile iş birliğinin başlangıcıydı, daha sonra 1939’da New York Dünya Fuarında Brezilya Pavyonunu tasarlayan bir başka öncü Oscar Niemeyer ile çalıştı. Eğitim ve Sağlık Bakanlığı binasının çatı bahçesi tasarımıyla uluslararası tanınırlık ve hayranlık kazandı. Marx’ın dönemin avangart ve modern etkilerini taşıyan çalışmalarında, zamansızlık ve mükemmellik hakimdi. Bir diğer güçlü ilhamı ise halk sanatıydı.


Marx, peyzajı plastik sanatlar mantığıyla ele aldı


O dönemde modernist olmak demek, yurtsever olmak, avangart olmak demekti. Lüks projelerde, sıradan sayılan Brezilya bitkilerini kullandı. 50’li yıllarda, bir aristokrat evine “pau mulato” adlı bir ağaç yerleştirerek, “ilkelin” sofistike olabileceğini gösterdi. O dönemde Fransız tarzı bahçeler yaygındı, ancak Marx, cesaretle çağdaş peyzaj mimarisinin yolunu açtı. Kısa sürede eserleri Brezilya’nın her yerinde görülmeye başlandı ve oradan Venezuela, Arjantin, Şili ve Güney Amerika’ya yayıldı. Giderek artan ünü, ona Paris, Güney Afrika, Washington, Los Angeles ve Kuala Lumpur gibi uzak coğrafyalarda projeler kazandırdı.

Yaptığı işler
1949’da Rio de Janeiro’nun eteklerinde 90 dönümlük bir arazi olan Sítio de Santo Antonio da Bica’yı satın aldı. Brezilya yağmur ormanlarına düzenlenen keşif gezilerinde öğrendikleriyle arazisinde tropikal bir bitki koleksiyonu oluşturdu. Sítio, Marx için bir “peyzaj laboratuvarı”ydı. Kırk yıl boyunca, yerel tropikal bitkileri canlı sanat eserlerine dönüştürdü. Kıvrımlı formlar, çarpıcı renk kontrastları, Portekiz-Brezilya halk kültüründen esintilerle Sítio, peyzaj tasarımında Modernizmin en önemli eserlerinden biriydi ve dünya çapında bir etki yarattı. Mülk 1985’te Brezilya devletine bağışlandı, bugün 3.500’den fazla bitki türüne ev sahipliği yapan Sítio, 2021 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesine girdi.


Marx’ın canlı heykellerle yaşattığı Sítio


Marx’ın felsefesi, estetik, dönüşüme açık, günün ve geleceğin ihtiyaçlarını gözeten, dayanıklı peyzajlar yaratarak, insanlar için yüksek bir hayat standardı tutturmaktı. Renkleri karıştırmaz, aynı türden çiçekleri büyük gruplar halinde yerleştirir, yerel bitkilerle kayalık bir alanı huzurlu bir bahçeye dönüştürürdü. Bitkilerin heykelsi formlarını kullanmada büyük bir beceriye sahipti, özellikle suyu ışık ve yansımasıyla değerlendirirdi.



Copacabana yolu

Kamusal alanları çalışmayı tercih ediyordu, halkın refahını önemsiyordu. Bu yaklaşıma en iyi örnek, melteme dayanıklı ağaçların ve palmiyelerin altındaki Copacabana Plajı yoludur. Bu yol tasarımı calçada’ya dayanıyordu, yani Portekiz kaldırımı… 1905’te Rio belediye başkanı göçmen atalar onuruna Portekiz’den taş getirtip bu kaldırımı yaptırmıştı. 1970’lerde Marx dalgaların yönünü denize paralel hale getirip kavisleri büyüttü, böylece o ikonik plaj manzarası ortaya çıktı.


Flamengo Parkı. Burle Marx, peyzaj tasarımına resim estetiğini getirdi


Rio de Janeiro’daki Flamengo Parkı, 1960’larda deniz, şehir ve dağlar arasındaki avantajlı konumuyla, eğlence ve kültürel aktiviteler için düzenlenmişti. 1,2 milyon metrekarelik eski çöplük, 240 türden 17.000’den fazla ağaçla zengin bir ekosisteme dönüştürüldü. Bitkiler daha az su ve bakım gerektiren, iklime uygun türlerden seçildi. Bu yaklaşımla, Rio de Janeiro 2012 yılında UNESCO Dünya Mirası Kentsel Kültürel Peyzaj statüsünü kazanan ilk şehir oldu. Flamengo’nun bir diğer özelliği, İkinci Dünya Savaşı Kayıpları Anıtı, Gloria Marinası ve Modern Sanat Müzesi gibi çeşitli yapıları birleştirmesi; bu sayede kentsel peyzajların kültürel mirasa sağlayacağı katkıları kalıcı bir örnekle somutlaştırmasıydı.



Projesi Affonso Eduardo Reidy’ye, peyzajı Marx’a ait olan Pedregulho Apartmanı, işçilerin nasıl yaşayabileceğini göstermek için yapılmıştı


Marx, manzaraları yaşayan, gelişen sistemler olarak görüyordu; açık alanlarını tasarladığı Pedregulho Apartmanı işlevsellik, estetik ve kültürel mirası harmanlama becerisinin bir örneğiydi. Pedregulho projesi söylenene göre halen “favela”ya dönmüş olsa da sakinlere hem mahremiyet hem sosyalleşme alanları sağlayan devasa, ancak havadar bir yapıydı.



Este Parkı. Su, Marx’ın sevdiği bir temaydı


Marx’ın değişime açık olma yaklaşımı, Eğitim ve Sağlık Bakanlığının bahçeleri ve 1961’de tamamlanan Caracas’taki 82 hektarlık Parque del Este gibi projelerde açıkça görülür. Bakanlığının 1938’de tamamlanan çatı bahçesi, bina yalıtımını da sağlayarak estetiğe fonksiyonellik kazandırır ve Marx’ın sanatı, kenti dönüştürücü bir araç olarak değerlendirme yaklaşımını yansıtır.

Ekilen fidan
Marx, yerel flora ve ekolojik dengeyle bağını koruyarak doğayı kente entegre etme konusunda öncü bir isimdi. İklim değişikliği ve biyolojik çeşitlilikteki kayıpların endişe yarattığı bu dönemde, Marx’ın yaklaşımı, sürdürülebilir kentler yaratma konusunda önemli dersler içeriyor. Yaşadığımız sorunları öngören Marx, “sürdürülebilir tasarım” veya “yeşil altyapı” gibi terimlerin yaygınlaşmasından çok önce, yerel florayı savunuyor ve bitkilerin minimum müdahale gerektiren, kendini idame ettiren ekosistemler yaratmadaki rolünün altını çiziyordu. “Manzaranın” statik kalmadığını, sürekli değişim içinde olduğunu anlamıştı. Uzun vadeli bir planlamayla, peyzajların hem iklim hem de insan sirkülasyonu açısından “durum”a uyum sağlayabilmesini amaçlıyordu. Hızlı kentleşme, küresel ısınma ve biyolojik çeşitliliğin korunması konularında Marx, çözümün olasılıklar dahilinde olduğuna işaret ediyor, insan odaklı düzenlemeleriyle savını kanıtlıyordu.


Roberto Burle Marx 1980'lerde evinin locasında resim yapıyor. Görsel Claus Meyer  Tyba

Akışkan formlar ve tropik coşkuyu kullanarak, sanatı hayatla harmanlayan Marx’ın dersleri susuzluk, küresel ısınma, insana düşman kentleşme gibi bin bir dertle karşı karşıya olduğumuz bu dönemde, her zamankinden daha güncel. Bu arada Flamengo parka 60 yıl önce dikilen talipot palmiyeleri çiçek açmış. Bu ağaç sadece bir kere açar, sonra bir yıl içinde yapraklarını döker, ölürmüş. Ama arkasında 15-20 milyon meyve bırakırmış. Araştırmacı Marcus Nadruz diyor ki, “Ölümün ötesine geçen bu yaşam, birey yok olsa bile türün devamlılığı garantiliyor.”

Kaynaklar:
https://www.portaldoholanda.com.br/variedades/plantadas-por-burle-marx-ha-60-anos-palmeiras-talipot-florescem-pela-primeira-e-unica-vez-no-rio
https://whc.unesco.org/en/list/1620/
https://www.archdaily.com/1020627/lessons-from-roberto-burle-marx-designing-resilient-and-evolving-urban-landscapeshttps://www.neh.gov/article/artist-who-shaped-brazilhttps://www.institutoburlemarx.org/en/legado
https://www.archdaily.com/1000231/the-history-of-the-copacabana-sidewalk-from-its-origin-in-portugal-to-burle-marxs-intervention
https://en.wikipedia.org/wiki/Roberto_Burle_Marx