Haber fotoğrafı: Yalın


Şubat, İstanbul’da kışın hâlâ hissedildiği ama şehrin ritminin daha sakin aktığı bir ay. Bu ay İstanbul’da kültür-sanat yine tüm canlılığıyla sahnede. Tiyatro salonları, konserler, sergiler ve sinema perdeleri; duyguları çoğaltan, paylaşmayı güzelleştiren buluşmalara ev sahipliği yapıyor. Sevgililer Günü yaklaşırken, bir oyun sonrası uzun sohbetler, bir konser çıkışı Boğaz’a karşı edilen sözler ya da tek başına kahve eşliğinde tutulan küçük notlar Şubat’ın ruhuna çok yakışıyor. Kısacası Şubat ister sevdiğinle ister kendinle baş başa, İstanbul’u biraz daha yakından hissetmek için güzel bir bahane. Bu ay da tüm bu mekânları, anları ve fırsatları içine alan dopdolu bir ajandayla karşınızdayım.


Ne dinleyelim ǀ KONSER
2025 yılında Volkswagen Arena’da 16 kapalı gişe konserle müzikseverlerle buluşan Yalın, gördüğü yoğun ilginin ardından Bir Büyülü Gece serisini yenilenmiş sahnesiyle yeniden İstanbul’a taşıyor. 13 ve 14 Şubat’ta, Sevgililer Günü kapsamında, şehir bu kez Yalın’ın şarkılarıyla biraz daha yavaşlıyor, biraz daha duygulanıyor. Eşsiz sahne performansı, görkemli ama zarif sahne tasarımı ve her detayı özenle düşünülmüş repertuarıyla Yalın, dinleyicisini ilk notadan itibaren içine alan bir atmosfer kuruyor. Aşka, hatıralara ve zamansız duygulara eşlik eden şarkılar; kalabalık bir salonun içinde bile kişisel bir an hissi yaratıyor. İki gece üst üste gerçekleşecek bu özel konserler, ister sevgiliyle paylaşılan bir Sevgililer Günü planı, ister kendinle baş başa bir müzik molası için güçlü bir alternatif.


Ne izleyelim ǀ BALE
Geçtiğimiz Mart ayında Maurice Béjart’ın efsanevi eseri Ballet for Life ile 10.000 sanatsever tarafından coşkuyla izlenen Ballet Béjart Lausanne, büyük ilgi üzerine. 20–21–22 Şubat 2026 tarihlerinde Zorlu PSM Turkcell Sahnesi’nde toplam 4 gösteri ile sahne alacak.



Boléro: Gücü, tutkuyu ve birliği simgeleyen zamansız bir başyapıt. Maurice Ravel’in hipnotik müziği, Maurice Béjart’ın efsanevi koreografisiyle sahnede büyüleyici bir enerjiye dönüşecek. Tekrar eden ritmin giderek yükselen temposu, sahnedeki dansçılarla birleşerek izleyiciyi nefes kesen bir yolculuğa sürükleyecek. The Firebird: Enerjik, görkemli ve çağdaş yorumuyla dans tarihinin kilometre taşlarından biri. Igor Stravinsky’nin devrimci müziğiyle Maurice Béjart’ın koreografisi birleşiyor. Küllerinden doğan Anka kuşunun yeniden doğuş ve umut dolu hikayesini sahneye taşıyor. Dünya Prömiyeri – Riva & Repele’nin Yeni Eseri “OSKAR”: “Dansın şairleri” olarak anılan Simone Repele ve Sasha Riva, edebiyat ve klasik müzikten esinlenen yeni eserleriyle ilk kez İstanbul’da seyirci karşısına çıkacak. Béjart Ballet Lausanne için özel olarak hazırlanan bu prömiyer, topluluğun tüm dansçılarıyla sahnede sergilenecek ve duygusal yoğunluğu ile izleyicileri büyüleyecek.


Nereye gidelim ǀ STANDUP
Tolga Çevik’in gösterisi Tolgshow turneye çıkıyor! Arkadaşım karakteri ile milyonları güldüren Tolga Çevik sahnede artık bir klasik haline gelen doğaçlama oyununun Türkiye Turnesiyle izleyicinin karşısına çıkıyor.



Bugüne kadar Yönetmen’in akla sığmayan isteklerini yerine getirmeye çalışan Arkadaşım Türkiye Turnesinde Yönetmeni çıldırtmaya kararlı. Gizemli Yönetmen Fırat Parlak ve Minik lakaplı müzisyen Özer Atik’in de eşlik ettiği tamamı doğaçlama gösteri seyircisiyle buluşmak için yollara düşüyor. 16 Şubat 2026 Pazartesi akşamı için henüz bir programınız yoksa ve kahkaha dolu bir akşam geçirmek istiyorsanız, Zorlu PSM Turkcell Sahnesinde yerlerinizi ayırtın.


Neyi kaçırmayalım ǀ DANS
İngiltere’nin en güçlü dans-tiyatro topluluklarından Jasmin Vardimon Company “NOW” ile 27-28 Mart 2026 tarihlerinde İstanbul Lütfü Kırdar Anadolu Oditoryum salonunda 3 gösteri gerçekleştirecek. Yirmi beş yıldan bu yana sahnede yarattıkları cesur, hareket ve anlatı odaklı koreografileri ile dans-tiyatro alanında güçlü bir topluluk olan Jasmin Verdimon Company, 25. Yıldönümleri için özel olarak tasarladıkları NOW, topluluğun en güçlü çalışmalarından bölümlerin iç içe geçtiği görsel bir şölen.



1998 yılında İngiltere’de kurulan topluluk hem İngiltere’de hem de dünya çapında dans alanında gerçekleştirdikleri dans-tiyatro yapımlarıyla dikkat çekiyor. Özellikle görsel açıdan güçlü, ama aynı zamanda kendi içinde karşıtlıklar taşıyan dans yapıtlarını toplumsal ve güncel yorumlarla da iç içe geçirmeleriyle tanınıyor. Topluluk 25 yılda 50 ulusal 25 uluslararası turne gerçekleştirdi. Bu süre içinde 18 özgün yapıma imza attı. Geliştirdikleri eğitim programı sayesinde 2012 yılından bu yana 200 mezun öğrenciye destek olurken bu mezunların %87’si bugün yaratıcı endüstri alanında profesyonel olarak çalışıyor.


Nereyi gezelim ǀ SERGİ
“Dünden Bugüne Antakya” Yıkımın Kıyısında – Antakya’nın İzinde Sergisi 18. İstanbul Bienali paralel etkinliği kapsamında 500. Yıl Vakfı Türk Musevileri Müzesi’nde yoğun bir ilgiyle ziyaret edilmeye devam ediyor.  20 Şubat 2023 günü yerinden oynayan taşların, susturulan seslerin, eksilen hayatların ardından Antakya’yı yeniden düşünmeye davet eden bu anlamlı sergi, bir şehrin belleğine, dayanıklılığına ve dönüşüm potansiyeline tanıklık ediyor.



Geçmişle geleceğin kırılgan köprüsünde bir “şimdi” yaratma çabasıyla anılarda kalanları ziyaretçilerle paylaşıyor. Koordinatörlüğünü Mimar Rubi Asa ve Nisya İşman Allovi’nin üstlendiği sergiye, Rubi Asa ve Liza Cemel, Antakya’ya dair güçlü görsel hafızayı aktaran fotoğraflarıyla katkı sunuyor. 30 Haziran 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilir.

Ne okuyalım ǀ KİTAP
Ertürk Akşun’un Ocak 2026’da çıkan Kaos Çağında Yeni İnsanın İnşası adlı kitabı, içinde yaşadığımız belirsizlik, çözülme ve düşünsel çoraklaşma dönemini tarihsel ve teorik bir bakışla ele alırken günümüz Türkiye’sinde yeni insan, yeni aydın ve toplumsal kurtuluş kavramlarını yeniden tartışmaya açıyor. 

Akşun, kronolojik bir tarih anlatısı kurmak yerine; güncel siyasal, toplumsal ve kültürel gelişmeler üzerinden tarihe yeniden bakmayı öneriyor. Tanzimat’tan Erken Cumhuriyet dönemine, Jön Türklerden 1968 kuşağına uzanan geniş bir çerçevede aydın tipolojisini incelerken, bugünün aydınının neden eylemsizleştiğini ve düşünsel bir krize sürüklendiğini sorguluyor. Destek Yayınları’ndan çıkan kitap, yalnızca eleştirel bir çözümleme sunmakla yetinmiyor; aynı zamanda eylemli aydın fikrini de merkeze alarak yeni bir siyasal ve düşünsel çıkış yolu arıyor. Kitap, yaşadığımız çağın karanlığını anlamak ve bu karanlıkla yüzleşmek isteyen okurlar için güçlü, tartışmalı ve kışkırtıcı bir başvuru rehberi niteliği taşıyor.


Ne deneyelim ǀ RESTORAN
Tersane İstanbul’daki Beymen içinde kapılarını açan Bardot, şehrin yeni nesil bar & lounge duraklarından biri olarak öne çıkıyor. Zarif ve modern tasarımıyla dikkat çeken mekân; kokteyl kültürünü, seçkin içecekler ve özenle hazırlanan küçük tabaklarla buluşturuyor. Akşam saatlerinden geceye uzanan ritmiyle Bardot, hem içki öncesi sakin bir başlangıç hem de uzun sohbetlere eşlik eden bir durak olarak tercih ediliyor.



Menü, klasik ve imza kokteyllerin yanı sıra şarap, premium viski ve diğer içecek seçeneklerini kapsıyor.
Küçük tabaklar ve paylaşmalı sunumlar; içecek deneyimini zenginleştiren eşlikçiler olarak sunuluyor. Mekân, Tersane İstanbul’un seçkin atmosferine uyumlu bir şekilde hem gündüz aperitivo hem de akşam buluşmaları için ideal bir adres.