Haber fotoğrafı: Yerebatan Sarayı'nda ters duran medusa
Mesleğim mimarlık değil ama “kilit taşı” sistemini çok kere duydum. Önce tarihî yapılarda, sonra güncel mimarlık terimleri arasında ve daha sonra mecaz anlamı ile, kilit taşı ilgimi çeken bir konu oldu.
Kilit taşı, bir kemerin veya kubbenin en tepesine yerleştirilen, tüm yapıyı birbirine bağlayarak sistemi ayakta tutan en kritik taştır. Kilit taşının hem statik hem de sembolik değeri vardır. Mecazi anlamına gelince, bir felsefe konusu olarak karşımıza çıkar. Art Nouveau ve Neoklasik dönemlerde kullanılan estetiği ile bizi başka dünyalara götüren bu figürler bazen mitolojik bir tanrıçayı, bazen doğayı, bazen de koruyucu bir simgeyi çağrıştırırlar.
Antik çağlarda medusa gibi figürlerin, bir binayı koruduğuna inanılırdı. Roma’daki Hadrian Tapınağı’nda bulunan medusa figürü, Roma mimarisinde imparatorluğun gücü ve yenilmezliğini vurgulamak adına kullanıldı. Didyma Apollo Tapınağı dünyanın en ünlü medusa kabartmalarından bazılarına ev sahipliği yapar. Dev boyuttaki bu figürler kilit taşı mantığı ile yerleştirilse de kötülükleri tapınaktan uzak tutmak amacını da taşır.

Aslanın, gözlerini hiç kapamadığına ait antik bir inanış vardır. Kilit taşı olarak aslan başını kullanmak sıkça görülür. Bu da güç ve uyanıklığı temsil eder. Tarihî Venedik Tersanesi aslan başı kilit taşına güzel bir örnektir, Şehrin denizlere hakimiyetini ve gücünü temsil eder.
Venedik aslanı
Adalet, bereket ve zekâ kavramlarını simgelemek için Themis, Demeter ve Athena tanrıçalarının büstleri kilit taşı olarak tercih edilirdi. Themis ilahî adalet ve düzenin tanrıçasıdır. Elinde terazi veya kılıçla vakur bir kadın olarak betimlenir. Özellikle Avrupa’da baroların girişinin ana kemerlerinde görülür. Demeter doğa, tadım ve bereketin tanrıçasıdır. Fırınların, büyük lokantaların, tahıl borsalarının giriş kapılarının üzerinde bulunur. Başaklardan bir taç veya meyve sepetleri ile, bereketi çağrıştırır. Athena bilgeliği temsil eder, müze, kütüphane, akademilerin girişinde bulunur. Örnekleri Berlin ve Londra’da sıkça görülür. Kilit taşı bu simgelerden biri olarak yapılmış ise, o tanrıçanın koruması altında demektir. Themis varsa içeride hırsızlık yapılmaz. Demeter varsa o binada kıtlık olmaz, Athena varsa o mekânda cehalete yer yoktur.
Efes'te kadın figürlü kilit taşı
Dünya mimarlık tarihi ile özdeşleşmiş örnekler
Dünyanın en ünlü kiliselerinden biri olan Notre Dame, 2019 yılında geçirdiği büyük yangından sonra kilit taşlarının ne denli önem taşıdığı bir kez daha ortaya çıktı. Eserin kilit taşları yangındaki ısıya karşı bir kalkan görevi gördü. Bu sayede katedralin iç mekânının eserleri korundu. Günümüzde yapılan restorasyon çalışmalarında hasar gören kilit taşları asıllarına sadık kalınarak yeniden yontuluyor. Notre Dame Katedrali’nin kilit taşları, meşe ve asma yaprakları gibi doğadan ilham alınarak yontuldu. Bu, “Tanrı’nın yarattığı doğanın yüceliğini” simgeler. Koro bölümünün üzerindeki kilit taşları İsa’yı temsil eder. Böylece cemaat başını kaldırdığında en yüksek noktada dinsel bir figür ile karşılaşır. Bazı taşlarda ise yüksek bağış yapan ailelerin sembollerine rastlamak mümkün. Katedralin kilit taşları birleşerek akustiği sağlar. Tavandan çıkan bu çıkıntı taşlar sesin gereğinde fazla yankılanmasını engeller.
Floransa Katedrali Filippo Brunelleschi tarafından inşa edildi. Bu devasa kubbenin en tepesindeki mermer fener, diğer adı ile laterna, dev bir kilit taşıdır.

Floransa Katedrali
Sistemi aşağıya doğru bastırır ve kubbenin dengede kalmasını sağlar. Dönemin mühendisleri tek bir kilit taşı kullanmak yerine balıksırtı tuğla örme tekniği kullanarak sistemi çözdüler. Ve bu sistemin üzerine bir laterna koydular. Floransa’nın sembolü olan zambak çiçekleri diğer kilit taşlarını süslerken, kentin gelişmesine ışık tutan yün tüccarları da semboller ile bu taşlara işlenir.
İspanya’nın Granada kentindeki El Hamra Sarayı Adalet Sarayı olarak anılır. Adalet Kapısı’nın dış kemerinde bir “el” figürü, iç kemerinde ise bir “anahtar” figürü bulunur. Efsaneye göre, el anahtarı tutmadığı sürece bu kapı (ve dolayısıyla saray) asla yıkılmayacaktır. Bu saray Mağrip mimarisi tarzında yapıldı. Bu mimari tarzının simgesi at nalıdır. Gotik tarzında kilit taşları çıkıntılı süslü parçalar iken, Mağrip tarzında bu taş, yoğun alçı süslemeleri altında gizlenir.
1970 ve 80 yıllarına gelindiğinde, post modern mimarlar modernizmin sadeliğine tepki vermeye başladılar ve bunu ironi ve abartıyla yaptılar. New Orleans’taki Piazza d’Italia buna güzel bir örnektir.
New Orleans’taki Piazza d’Italia
Charles Moore bu yapıdaki kilit taşlarını parlak renkler ve neon ışıklar ile süsledi. İşlevsiz olan bu taşlar klasik mimariye bir göndermedir.
Robert Venturi ise Vanna-Venturi Evi’nin ön cephesinde yarık kemerler tasarlayarak klasik kilit taşı beklentisini boş çıkarır. Kuralların nasıl yıkılıp modern çağda değiştiğini vurgular.
Türkiye’de kilit taşlarına çok önem verildi
Türkiye, sanat tarihi ve mimari açısından zengin kilit taşı örneklerine ev sahipliği yapar. İstanbul’daki Bozdoğan Kemeri Roma dönemi örneklerindendir. Bu yapı, Roma ve Osmanlı su mimarisinin nasıl harmanlandığını gösterir. Tonlarca ağırlığı dengede tutar. Isparta’daki Köprüçay üzerindeki tek kemerli Roma köprüsü - Zindan Köprüsü sanat tarihçilerini günlerce meşgul eder. Kilit taşı üzerinde, nehir tanrısı Eurymedon’un sakallı büstü yer alır. Bu, kilit taşının sadece teknik değil, tanrısal bir koruyucu olarak da görüldüğünün kanıtıdır. Sivas Divriği Ulu Camii 1985 yılında UNESCO tarafından korumaya alındı.

Ulu Camii
Bu listeye Türkiye’den katılan ilk mimari eserdir, yapıya “Anadolu’nun El Hamrası” benzetmesi yapılır. Caminin kilit taşları, bitkisel ve geometrik formları ile taştan çok heykele benzerler. Dikkati çeken bir başka detay ise, hiçbir taş süslemenin birbirinin tekrarı olmamasıdır.
Konu İstanbul olunca, bu kentin bir açık hava müzesi olduğunu unutmamak gerek. İstiklal Caddesi üzerinde, Galata çevresinde, Moda ve Kadıköy semtlerinde yürürken başınızı kaldırmanız yeterli olur. Art Nouveau tarzındaki Vlora Han Sirkeci’de bulunur.

Vlora Han
Binanın girişindeki kilit taşı, saçları sarmaşıklar ve çiçeklere bezeli bir kadın figürüdür. Bu huzurlu bakışlı kadın doğanın uyanışı ve estetiğini simgeler. İstanbul’un ilk beton yapılarından biri olan Mısır Apartmanı’nın cephesinde çok sayıda kadın figürleri bulunur, Batı dünyasının zarafet ve aristokrasisini temsil eder. Frej Han’ın kilit taşları ise, medusa formundadır. Mimar Vedat Tek tarafından tasarlanan Moda İskelesi’nde kemerleri birbirine bağlayan kilit taşı formundaki çini ve taş detayları, neoklasik döneme ait örneklerdir.
Pantheon ve düşündürdükleri
Öncelikle Pantheon hakkındaki teknik bir yanılgıyı düzeltelim. Roma’daki Pantheon tapınağının kilit taşı yoktur. Pantheon’un devasa kubbesinin en tepesinde, kilit taşı olması gereken yerde “Oculus” (Göz) adı verilen 9 metre çapında bir boşluk bulunur.
Roma’daki Pantheon tapınağı
Normal yapılarda ağırlık kilit taşlarına yüklenirken, Pantheon’da durum farklıdır. Pantheon dökme beton sistemi ile inşa edildi. Mimari bir kilit taşı yerine kullanılan “ışık gözü”, yapıya spiritüel bir anlam katar. Pantheon anlam bakımından “Tüm Tanrıların Tapınağı” demektir. Bu açıklık sayesinde, insan, gökyüzü ile direkt bir bağ kurabilir fikri savunulur. Gün boyunca içeri giren ışık demeti sayesinde zaman tapınağın içine yansır. Pantheon’un devasa kubbesinde kilit taşı yerine kullanılan bu boşluk tekniği, birçok sanatçıya birçok sanat dalında ilham olmuştur.
Kaynakça:
https://mimariterimler.com
https;//teref.net
https://www.tumpir.com
https://www.notredamedeparis.fr
https://artsandculture.google.com
https://kulturveyasam.com
https://www.duomofirenze.il
https://www.sivas.gov.tr
https://gazeteoksigen.com.
ChatGPT






