Haber fotoğrafı: Frankfurt Race Instituteda bulunan yüzlerce Tevrat rulosu


Bir kitap için hayatınızı riske atar mıydınız? Nazi yönetimi altında Vilna Gettosu’nda yaşayan bir grup şair ve akademisyen bunu yaptı. Bu cesur insanlar, en zorlu koşullarda, önce Nazilerden, sonra Sovyetlerden çok sayıda kültürel hazineyi kurtarmayı başardılar. Nadir kitap ve el yazmalarını kaçırıp saklayan ve “Kâğıt Tugayı” olarak bilinen bu grup aslında, Holokost sırasında bir esir işçi grubuydu. Bu insanların -neredeyse kesin ölüm karşısında kültürel direnişin- inanılmaz bir hikâyesi...


Kağıt Tugayının liderleri Shmerke Kaczerginski (solda) ve Abraham Sutzkever (sağda), 1930'lar

Yağmalanacak koleksiyonlar…
Haziran 1941’de, Einsatzstab Rosenberg olarak bilinen bir Nazi Tümeni, Litvanya ve Polonya sınırında yer alan stratejik bir şehir olan Vilna’ya geldi. Ellerinde yağmalamayı planladıkları kütüphaneler, müzeler ve diğer nadir koleksiyonların listeleri vardı. Görevlerinin bir parçası da, Yahudiler yok edildikten sonra onları inceleyecek Nazi “Yahudi Sorunu Araştırma Enstitüsü” için malzeme toplamaktı. Listelerindeki yerler arasında ünlü Strashun Yahudi Halk Kütüphanesi ve 1925 yılından beri Berlin ve Vilna’da yer alan, Albert Einstein ve Sigmund Freud gibi önde gelen düşünür ve akademisyenlerin desteğiyle kurulmuş Yidiş Bilim Enstitüsü YIVO vardı.

Vilna’nın Yahudileri zorla gettoya hapsedildiler, sistematik olarak aç bırakıldılar ve sonrasında öldürülürlerken, Einsatzstab Rosenberg, Yahudi kültürünü yok etme işine başladı. Bu Nazi tümeni, ilk iş Strashun Kütüphanesi’nin nadir koleksiyonlarına el koydu ve nadir Yahudi kültürel hazinelerinin toplanma noktası olarak kullanılmak üzere tüm YIVO binasını ele geçirdi.


Yahudi esir işçiler, Vilna 1937

Vilna Gettosu’ndan zorunlu işçi tugayı kurdular
Ancak, bir sorunları vardı: Einsatzstab Rosenberg’in personeli Yahudi kültürüne aşina değildi. Yağmaladıkları tüm malzemeyi gerekli bir şekilde organize edip kataloglayacak kadar bilgiye sahip değillerdi. Bu yüzden Vilna Gettosu’ndan bir zorunlu işçi tugayı kurdular; bu tugay şairler ve entelektüellerden oluşuyordu. Bunlar arasında, savaş öncesi YIVO’nun direktörü olan Zelig Kalmanovitch de vardı. Bu insanlar her gün gettodan YIVO binasına götürülüyorlardı. Burada görevleri, nadir Yahudi kültürel hazinelerini ayırmak, kataloglamak ve Almanya’ya göndermek için paketlemekti.

Naziler Yahudi koleksiyonlarını kendi kullanımları için yağmalarken, kalanları da sistematik olarak yok ediyorlardı. Kalmanovitch, Almanların ilgilenmediği nadir YIVO materyallerinin yok edileceğini anladı. Bu yüzden o ve diğerleri, Almanya’ya gönderilen nadir Yahudi sevkiyatlarına dahil edilmesi planlanmayan YIVO’nun koleksiyonunun bazı bölümlerini gizlice almaya karar verdiler. Gerekçeleri şuydu: Almanlar sonunda savaşı kaybedeceklerdi, kendileri ise hayatta kalamayabilirlerdi, ama hazineler hayatta kalacaktı, kalmalıydı...


Vilna Gettosu'ndaki kültürel direnişin önemli bir figürü olan Yidiş şair Abraham - Avrom Sutzkever ve eşi Frida


Zorla çalıştırma biriminde çalışanların arasında şairler de vardı: Avrom Sutzkever ve Shmerke Kaczerginski. Onlar, bu nadir malzemeleri daha farklı ve daha tehlikeli bir şekilde kurtarmaya karar verdiler. Bunları gettoya gizlice soktular; savaştan sonra geri dönmek umuduyla binlerce kitap, belge ve sanat eserini sakladılar ve gömdüler. Alman görevliler bakmazken Sutzkever, Kaczerginski ve yaklaşık yirmi düzine kadar cesur erkek ve kadından oluşan ekip, nadir kitapları ve el yazmalarını giysilerinin altına koyup gettoya gizlice soktular.

Bu eylemler son derece tehlikeliydi. Almanlar onları yakalasaydı, idam edilirlerdi. Getto’nun kapısında Yahudi ve Litvanya polisi onları yakalarsa, dövülebilir ya da tutuklanabilirlerdi. Neyse ki, Yahudi polisiyle bağlantıları vardı ve bazı tehlikeli anlara rağmen yakalanmaktan kurtulmayı başardılar.


Sigmund Freud’un Samuel Stendig’e gönderdiği 1 Ocak 1939 tarihli el yazısı mektup (YIVO Yahudi Araştırmaları Enstitüsü)


Savaş sırasında kaçakçılık genellikle aç olan getto mahkûmları için yiyecek veya gardiyanlara rüşvet vermek için değerli eşyalar getirmek anlamına geliyordu. Nadir kitaplar ve el yazmaları için hayatlarını riske atmak delilik gibi görünüyordu. Ancak, kendilerinin savaştan sağ çıkamayabileceklerini ama kültürel koruma konusundaki cesur eylemlerinin nesiller boyu insanlara hizmet edeceğini anladılar.


Rothschild Talmudu, Bava Kamma risalesi; Amschel Moses Rothschild tarafından 12 yaşındayken kendi bar mitzvası için el yazısıyla hazırlanmış

Vilna Gettosu tasfiye edildiğinde, “Kâğıt Tugayı” üyeleri dağıtıldı
Bazısı toplama kamplarına gönderildi ve orada hayatını kaybetti. Bazıları, özellikle Sutzkever ve Kaczerginski, partizanlara katılmayı başardı ve ormanlarda Nazilerle savaştı. Savaştan sonra, bu iki şair Vilna’ya döndüklerinde Yahudi toplumunun %90’ının öldürüldüğünü gördüler. Ancak aynı zamanda gettoda gömdüklerinin çoğunun hayatta kaldığını da gördüler. Alabildiklerini aldılar ve küçük bir Yahudi müzesi kurdular; bu, harap olmuş ‘Yahudi Vilna’da bir yaşam kıvılcımı oldu.


Avusturyalı Nazi yetkilisi Arthur Seyss-Inquart’ın portresi, kutsallığı ihlal edilmiş bir Tevrat tomarının arka yüzüne resmedilmiştir. (YIVO Yahudi Araştırmaları Enstitüsü)


ABD Ordusu’nun Anıtlar Güzel Sanatlar ve Eserler Bölümü “The Monuments Men”, Frankfurt dışındaki bir kasabada, YIVO ve diğer Yahudi kütüphanelerine ait yüzlerce nadir malzeme barındıran sandığı terk edilmiş halde buldu. YIVO’nun New York ofisiyle temas kuruldu ve herkes arşivlerin hayatta kalmış olmasına şaşırdı. Yahudi örgütleri savaştan sağ çıkmamıştı, ayrıca Vilna Sovyetler tarafından işgal edildiği için bu Yahudi koleksiyonlarının New York’taki YIVO’ya götürülmesine karar verildi. 1947’de 465 sandık Yahudi kültürel hazinesi New York’a ulaştı ve Manischewitz matsa deposunda kısa bir süre kaldıktan sonra YIVO’nun koleksiyonlarına dahil oldular ve bugün hâlâ oradalar.


Isaac Bashevis Singer’ın ‘Market Sokağı’nın Spinoza’sı’ adlı eserine ait 1940’lı yıllardan kalma, el yazısıyla notlar içeren orijinal el yazması


Bu nadir belgeler tekrar kaçırılmak zorunda kaldı
Vilna gettosunda saklanan malzemelerin akıbeti birçok farklı dönemeçten geçti. Sutzkever ve Kaczerginski, savaştan sonra, Sovyetlerin Yahudi müzesini desteklemekle ilgilenmediğini gördüler. Aslında, SSCB’de Yahudi kültürünü yok edecek Sovyet Yahudi karşıtı kampanyalar başlamıştı. Malzemelerin çoğunun Polonya ve Fransa’ya kaçırılması için ayarlandılar; nihai hedef New York YIVO idi. Vilna YIVO’dan kaçırılıp gettoda saklanan bu nadir belgeler tekrar kaçırılmak zorunda kaldı -bu kez SSCB’den dışarı... Bu hazineler, Holokost’un hayatta kalan sessiz tanıkları idi.


Shmerke Kaczerginski, kurtarılmış kitaplarla


Sutzkever
, malzemeleri New York’a getirdikten sonra İsrail’e göç etti ve 2010’daki ölümüne kadar dünyanın en ünlü Yidiş şairi olarak yaşadı. Kaczerginski Arjantin’e taşındı ve 1954’te trajik bir uçak kazasında hayatını kaybetti. Bu nadir kitap ve belgelerin savaş ve Soykırımdan kurtulması onların ve “Kâğıt Tugayı”nın cesur neferleri sayesindedir.

Kaynak: YIVO Archives