Öldürür! Washington Post gazetesinde, 1916 yılında çıkan bir habere göre, Blackie adlı bir kedi baca deliğine tırmanırken düşüp hayatını kaybetmiş. Kediciğin kayıtlara geçen vefat nedeni: Merak!
Öte yandan Blackie, kedi familyasının talihsiz bir üyesi olarak tarihe geçmiş olsa da, tehlikelerden kıl payı kurtulan nice hemcinsi, kalan sekiz canını aslında tam da bu tükenmez merakına borçlu! Bu yazımızın konusu; bir türü, insanı komşu kavgasının içeriğini daha iyi duymak için duvara kadeh dayamaya iten, bir diğer türü ise insanlığı dönüştüren büyük buluşlara zemin hazırlayan o amansız dürtü: Merak…
“Gladys Kravitz Sendromu”
Okurlarımızdan yaşı yetenlerin çoğunun, benim gibi özlemle hatırlayacağından eminim: TRT1’in yegâne televizyon kanalımız olduğu 70’li yıllarda, “Tatlı Cadı” (Bewitched) dizisi hayatımıza bir güneş gibi doğmuştu. İşte o dizide bir “Gladys Kravitz” karakteri vardı ki, ömrü ne yazık ki dizinin yalnızca ilk iki sezonuna yetecek olağanüstü yetenekli oyuncu Alice Pearce sayesinde, neredeyse başrol popülaritesine ulaşmıştı. Sakin sessiz bir ev hanımı görünümündeki sevimli cadı Samantha Stephens’in (Elizabeth Montgomery) salonunda uçuşan ev aletlerine; kapıdan değil de duvardan girip çıkan kanlı canlı “insan”lara şahit olan Mrs. Kravitz, inanılması güç ama bir o kadar da gerçek gözlemlerini eşi Abner’a kanıtlamayı bir türlü başaramaz; gözleriyle gördüğü orta çağ şatosu, saniyeler içinde, önceki ahşap haline dönüşürdü. 
Meraklı komşu “Gladys Kravitz” karakterinde (“Tatlı Cadı” dizisi) harikalar yaratan oyuncu Alice Pearce
Komşusunun evini dürbünle gözetleyen ve olağandışı gözlemlerini -pek de mesnetsiz olmayan- çığlıklar atarak Abner’a aktaran Mrs. Kravitz, merakın “iyi” olmayan türüne uygun bir örnekti. Evet; sonuç olarak bir cadının evini gözetlemekte olan Mrs. Kravitz’in, ilk olağandışı gözleminden sonraki saplantılı merakını mazur görebiliriz. Peki ya henüz komşusunun evinde dönen dolapları bilmeden önceki dürbünlü dikizlemelerine ne demeli!
Başta komşuları olmak üzere, etrafındaki insanların özel hayatını didiklemeyi görev edinmiş, aşırı meraklı kişileri betimlemek için kullanılan “Gladys Kravitz Sendromu”, Kuzey Amerika popüler kültürüne yerleşmiş, mizahi bir ifade… İskoç filozof David Hume, “Gladys Kravitz” karakterinin yaratılmasından uzun yıllar önce, merak kavramını “iyi” ve “kötü” türleriyle tanımlamış (Hume, 1888): Bilimsel araştırmaları yönlendiren “iyi merak” ve başkalarının yaşamlarını, işlerini kurcalamaya yönelik bir tutku olarak tanımladığı “kötü merak”… Öte yandan, zaman içinde, psikolojiden antropolojiye farklı disiplinlerden araştırmacılar, merakı yalnızca “iyi” veya “kötü” olarak tanımlamaktan ziyade, farklı türlerini ve insan yaşamı üzerindeki etkilerini incelemeye başladılar.

Yaşamın Yakıtı Merak
Merak nedir? Yeni bilgi ve deneyimleri keşfetme ve bunların peşine düşme isteği… Çocukken bu eğilim çoğumuzda fazlasıyla vardır ve genellikle de işimize yarar – parmağımızı elektrik prizine sokmaya veya basmamamız gereken düğmelere rastgele basmaya kalkışana dek! Şüphesiz tüm meraklarımız, hayallerimizin gerçekleşmesiyle sonuçlanmaz. Hatta merakın bazen reddedilme veya küçük düşürülme gibi olumsuz sonuçları da olabilir. Ancak bu gibi kaygılarla meraklarımızdan vazgeçtiğimizde, bize önemli fırsat kapıları aralayabilecek biletlerimizden de vazgeçmiş oluruz.
“Neden” sorusunu sık sık soran meraklı bir çocuğun beklentilerini karşılamak, kimi ebeveyn açısından yorucu olabilir. Yetişkinlerin dünyasına baktığımızda ise, meraklı çalışanlar kimi patron veya müdürün işine gelmeyebilir. Pasif ve uyumlu insanları yönetmek daha kolaydır. Peki ya meraklı çalışanları? Meraklı ekipleri? Onlar soru sorarlar. Fark ederler. Sınırları zorlarlar. Sınırları zorlamak ve soru sormak, yetersiz yöneticilerin bastırmaya çalıştığı özelliklerdir. Meraklı ekipler ise birbirlerine, işe ve daha genel anlamda tüm sisteme ilgi duyarlar. Yetkin yöneticiler işte bu ateşi körükler; merakı teşvik eder ve doğru şekilde yönlendirir.

“Merak” olarak adlandırdığımız öğrenme gereksinimi evrensel bir özellik olsa da, insanlar buna farklı derecelerde sahipler. Merak; yaratıcılık ve empati gibi değer verdiğimiz diğer özelliklerle yakından ilişkili olması nedeniyle, yaygınlıkla bir erdem olarak kabul ediliyor. Meraklı öğrenciler okulda daha yüksek başarı gösteriyorlar. Bir grubun meraklı üyeleri, ortak bir payda oluşturulmasına katkıda bulunuyorlar. Hatta yakın tarihli bilimsel araştırmalar, bu özelliği, daha tatmin edici yakın ilişkiler ve hayatta daha fazla anlam algısı ile ilişkilendirmiş. Bu alanda en popüler ve en çok referans verilen araştırmaların başında gelen çalışmaları sonucunda, Prof. Dr. Todd B. Kashdan ve ekibi şu sonuca varmış: Her merak aynı nitelikte değil…
Merakın 5 Boyutu
George Mason Üniversitesi (ABD) psikoloji profesörü Todd B. Kashdan başkanlığındaki ekibin geliştirdiği “Revize Edilmiş Beş Boyutlu Merak Ölçeği” (5DCR), merakın beş boyutuna işaret ediyor:
Bu boyutlardan Keyifli Keşif, öğrenmenin verdiği hazla, yeni fikir ve kavramları keşfetme eğilimi… “Özel bir yeteneğim yok… Yalnızca tutkulu bir meraklıyım…” sözleriyle tarihe geçmiş olan Albert Einstein, bu boyuta en iyi örnek. Bu yaklaşımı sergileyenlerimiz, açık fikirli olma ve yeni deneyimlerin ödüllerini toplamak için risk alma eğilimindeler.
Kashdan ve ekibinin belirlediği bir diğer merak boyutu, Yoksunluk Hassasiyeti… Belirli bir konudaki bilgi eksiğimizi tamamlamaya çalıştığımızda hissettiğimiz şey, neşe değil huzursuzluk… Bir matematik problemini, tıkanan bir iş modelini veya faili meçhul bir cinayeti çözene kadar günlerce uyumayan; yemeden içmeden kesilenlerimiz, yoksunluk hassasiyetine ve aynı zamanda yüksek bilişsel kapasiteye sahip olanlarımıza örnek… Peki ya bilişsel kapasitesi düşük olanlarımız? Araştırma ekibi, bu gibi kişilerin sahte haberleri (fake news) tıklamaya ve okuduktan sonra içeriğine inanmaya daha eğilimli olduklarını saptamış. Sosyal medyadan eriştiği yalan yanlış veya tek yanlı bilgilere itibar edenlerimizin amacı, nesnel gerçeğe ulaşmak değil; “bilmeme” durumunun yarattığı içsel huzursuzluktan kurtulmak!
Stres Toleransı, merakla ilişkili önemli bir karakter özelliği… Stresle başa çıkabilenlerimizin, risk alma, sınırları zorlama ve yeni fikirleri keşfetme olasılığı daha yüksek… Kuş çarpması sonucu uçağın iki motoru tamamen sustuğunda, kaptan pilot Chesley “Sully” Sullenberger yüksek stres toleransı ve şüphesiz “tutkulu merakla” perçinlediği mesleki donanımı sayesinde, kulenin aklına gelmeyen bir seçeneği devreye sokup, sadece 208 saniye (yaklaşık 3,5 dakika) içinde uçağı Hudson Nehri’ne başarıyla indirdi! Neyse ki her meslek dalı bu seviyede stres toleransı gerektirmiyor! Ancak yine de meslek seçerken, yalnızca konuya ilgi duymak yeterli değil – eğer stres toleransı hedeflediğimiz alanda kilit noktadaysa, hangi seviyede olduğumuzu bilmek önemli…

Merakın önemli bir boyutu da Sosyal Merak… Araştırmacıların “Genel Sosyal Merak” olarak tanımladığı boyutta sosyal merakı yüksek olanlarımız, başkalarına ilişkin ilginç detayları öğrenmek isteyen, ilgi alanlarını irdeleyen, belirli bir durum karşısındaki davranışlarını sorgulayan kişiler. Bu boyut, insanların ilişkiler kurmasına, bilgi edinmesine ve farklı kültürleri, inançları, değerleri ve bakış açılarını anlamasına yardımcı oluyor. Öte yandan, “Gizli Sosyal Merak” boyutunda skoru yüksek olan kişiler, örneğin iki kişi arasındaki konuşmaya kulak kabartan; yan komşusunun evinde geçen tartışmanın içeriğine tam olarak vakıf olmak için kulak kesilen ve duyduğu boğuk hecelerden senaryolar üretenlerimiz…
“Gülelim oynayalım, kâm alalım dünyadan…” Yeni heyecanlara, yeni hazlara yelken açanlarımızın hedefi, Heyecan Arayışı! Hayattan en iyi şekilde yararlandığımızı hissettiren aktiviteleri arama eğilimi taşıyanlarımız… Koruyucu ekipman kullanmadan dik kayalara tırmananlar; binalardan, uçurumlardan paraşütle atlayanlar… Bu gibi kişiler, heyecan yaşamak için risk almaya ve sınırları zorlamaya eğilimliler. Heyecan arayışına bağlı merak; öğrenmeden ve büyümeden ziyade, deneyim edinme ve hayata sadece bir kez gelindiği düşüncesi ile ilintili…
Nosce Te Ipsum (Kendini Bil)
Prof. Dr. Kashdan ve ekibi, anket sonuçlarını temel alarak, merak konusunda 4 farklı insan profili belirlemiş: Hayranlar/Büyülenenler, merakın tüm boyutlarında, özellikle de Keyifli Keşif boyutunda skoru yüksek çıkanlar. Problem Çözücüler, Yoksunluk Hassasiyeti boyutunda yüksek, diğer boyutlarda ise orta düzeyde skor alanlar. Empati Kuranlar, Sosyal Merak boyutunda yüksek, diğer boyutlarda ise orta düzeyde skor seviyesi olanlar. Kaçınanlar ise, merakın tüm boyutlarında, özellikle de Stres Toleransı boyutunda skoru düşük olanlar.
Kişisel tatmin, insanın sadece başarılı olmasıyla değil, bireysel doğasına uygun bir yaşam inşa etmesiyle mümkün. Yeteneklerini ve merakının yönünü bilmek, insanın içsel pusulasıyla doğru limana yelken açabilmesinin ilk şartı… Sözün özü; kendinizi bilin ve ona göre yaşayın. Eğer bir “Kaçınan” iseniz, lütfen roket kokpitinden uzak durun! Yaşam sahnesi, her birimizin kendi öyküsünü en anlamlı şekilde yazabileceği özgün roller barındırır.
Kaynakça
Kashdan, T. B. (2018, January 2). What are the five dimensions of curiosity? Psychology Today. psychologytoday.com
Kashdan, T. B., Disabato, D. J., Goodman, F. R., & McKnight, P. E. (2020). The Five-Dimensional Curiosity Scale Revised (5DCR): Briefer subscales while separating overt and covert social curiosity. Personality and Individual Differences, 157, Article 109836. doi.org
Oxford Review. (2022, February 4). The 5DC dimensions of curiosity and curious people. https://oxford-review.com/the-5dc-dimensions-of-curiosity-and-the-curious-people/
Schutte, L. (2024). Systematic curiosity as an integrative tool for human flourishing. Integrative Psychological and Behavioral Science. Advance online publication. doi.org
Willcocks, T. (2025, March 30). Creative conflict… curiosity didn’t kill the cat, fight, flight, freeze. Medium. https://tash-willcocks.medium.com/creative-conflict-curiosity-didnt-kill-the-cat-85ccfea23222






