Bu mola, çok moda! - Ekim 2020

Bu mola, çok moda! - Ekim 2020
Trend

Bu mola, çok moda! - Ekim 2020

Ara verme anlamına gelen “mola” ile belirli bir süre etkin olan toplumsal beğeni anlamına gelen “modanın” aslında tek ortak noktaları kelimelerinin ses benzerliği değil… Bu sayfalarda; soluksuz koştuğumuz hayatımıza kısa bir “mola” verirken; en beğendiklerimizi, nam-ı diğer en “modayı” yanı başımıza alıyoruz.

Takvim yaprakları Ekim’i gösterdiğinde, neden bilmem her sene ünlü İskoç yazar ve şair Robert Louis Stevenson’ın aşağıdaki sözünü anımsarım.
“Her günü, biçtiğiniz ekinlere değil, ektiğiniz tohumlara bakarak değerlendirin.”
Böyle bir sözün her okuyanda farklı imgeler uyandırdığına eminim.
Bu ay bunun gibi kelimeler, cümleler, anlar, hisler üzerine düşüne dururken, sonbaharın sükûnetine yakışır şekilde, sakin ve huzur dolu anları da yaşamayı ihmal etmeyin...


Moda:

Yazar Ege Soley ile karantina döneminde hayata dair yolcuğunu ve hayatın hızından, karmaşıklığından ayrı kalmanın önemini anlattığı “Sakin” kitabında tanıştım.
Kendisi ile henüz yüz yüze tanışma imkânım olmasa da “tanıştım” diyebiliyorum, çünkü kitabın arka kapağında yer alan aşağıdaki cümleler, yazarın kendisini, beni tanıyormuşçasına bir o kadar yakın hissettiriyor.
“Koşmayı bıraktığımız gün, vardığımız gün.
Aramayı bıraktığımız gün, bulduğumuz gün.
Konuşmayı bıraktığımız gün, duyduğumuz gün.
Bizim olduğunu sandığımız şeylerin hiçbir zaman gerçekten bize ait olmadığını anladığımız gün, artık her şeye sahip olduğumuz gün.”
Aynı zamanda “Yavaş Yaşam” ve “Yavaş Tasarım” anlayışlarını destekleyen Slow Public’in kurucusu da olan Ege Soley’in kitabının farklı tasarımı, boyutu ve huzur veren mavi tonundaki kitap rengi ile içinde yer alan düşündürücü illüstrasyonları da okumanız için bir sebep olabilir.

Mola:
Sanat, kimine göre can sıkıntısı iken, kimine göre bir yaşam tarzı; bunu çok iyi biliyoruz. Farklı görüşler bir yana, sanatın bir insanı daha iyi hissettirerek ömrümüzü bile uzattığı araştırmalarla açıklanmış durumda.

Özellikle bazı sanat eserlerinin bir insandaki kaygı seviyesini azalttığını söylesem inanır mıydınız? İçinde bulunduğumuz bu zor dönemde ihtiyacımız olan yegâne şey sakin olmaksa, yoga ve meditasyon bir yana, size huzur verebilecek sanat eserlerinden bahsetmek isterim.
“Belki de ressam olmayı çiçeklere borçluyum,” diyen Claude Monet’nin özellikle “çiçek” temalı eserlerine internetten ulaşabilirsiniz. Bu eserlere bakarak, nefes alın, nefes verin, odaklanın ve sabırlı olun. Bir dakika bile olsa resmin evrenine dalmaya çalışın, pişman olmayacaksınız...

Mola:
Alain de Botton’un ilk olarak 2008’de Londra’da hayata geçirdiği The School of Life; felsefe, edebiyat, psikanaliz ve görsel sanatların sunduğu yaklaşımlar ve rehberlik aracılığı ile katılımcıları akıllı ve iyi yaşama alternatiflerini keşfetmeye ve tartışmaya davet ediyor.
The School of Life ile Türkiye’den ve dünyadan önde gelen yazar, sanatçı ve düşünürlerden, bireysel yolculuklara kapı açan rahatlatıcı, yol gösterici ya da kışkırtıcı farklı bakış açıları duymaya, deneyimlemeye de hazır olun.
Pandemi öncesine fiziksel mekânlarda bu deneyimi sunan The School of Life, yeni normal dönemi ile etkinliklerini online’a taşıdı. Böylece trafik ya da mesafeler gibi engeller de, etkinliklere katılmak için mazeret olmaktan çıktı.
Size, 24 Ekim tarihinde, Reyhan Algül ile “Nasıl Sakin Oluruz?” dersini, zorluklara daha fazla sükûnetle karşılık verme sanatını öğrettiği için tavsiye etmek isterim. Yoğun kaygı ile başa çıkmanın kılavuzunu sunan bu programa katılım için detaylara https://www.theschooloflife.com/istanbul/ üzerinden ulaşabilirsiniz.

Mola:
Bundan yaklaşık iki sene önce, sosyal medya meraklısı iki kız kardeş Eser ve Ekin, ünlü “Content is king / İçerik kraldır” Cümlesinden yola çıkarak, keyifle yaptıkları “konuşmak” yani “sohbet etmek” üzerine bir proje geliştirdiler. Türkiye’de henüz podcast’in bir müzik uygulaması olarak sanıldığı dönemde, bu cesur adımı atarak, ilk podcastlerini fikirlerinin ortaya çıkmasından tam dört gün sonra kayda aldılar. Kararlılıkları ve isteklerinin verdiği şevkle hızla adım attıkları bu projede, hiç bilmedikleri insanları yakından tanımak ve olumlu geribildirimleri almak, projelerini keyifle, aynı istikrarla devam ettirmelerine sebep oldu. Bu süreçte Türkiye’de podcast dinleyicisi bilinçli olarak artmaya başladı. Sanki mikrofonun açık olduğunu unutarak yaptıkları bu samimi söyleşilerde, siz de dinlerken, kısa bir yolculuğa çıkabilirsiniz.


Popüler kültüre ait tüm konuları, arkadaşlarını da dâhil ederek, koltuklarına taşıdıkları “Koltuk Hep Dolupodcast’ini yürüyüş yaparken, evde, trafikte keyifle dinleyeceğinize eminim.
Özellikle Y-kuşağında olan herkesin kendinden bir parça bulabileceğine inandıkları bu podcast’in tek amacı, ortak bir paylaşım alanı yaratmak ve gününüze neşe katmak.
E-mail: koltukhepdolupod@gmail.com
Spotify: Koltuk Hep Dolu
Apple Podcasts: Koltuk Hep Dolu

Moda:
Tavşanların favori yiyeceği olarak bilinen havuç, dikkat çekici turuncu renginin yanı sıra, içeriğindeki vitaminin gücüyle de özellikle kış mevsiminin yaklaşması ile mutfaklarımızda yerini alır.
İçeriğinde bulunan A, C ve K vitaminleri ile vücuda kuvvet veren havucu çiğ olarak salatalarda kullanmaya alışkın olsak da, özellikle son yıllarda tatlılarda kullanmak da oldukça popüler bir hal almış durumda. İşte size evde kolaylıkla yapabileceğiniz ve uzun süre de buzdolabında saklayabileceğiniz, kullanacağınız malzemeleri kendi ölçünüze göre değiştirebileceğiniz havuçlu sağlıklı atıştırmalık tarifi.

Havuçların kabuklarını soyup rondodan geçirdikten sonra bir tavada yumuşayana kadar pişirin. Dilediğiniz miktarda yulaf ezmesi, ceviz ve bal ilave edin. İyice karıştırdığınız bu harca, elinizle yuvarlak şekiller verdikten sonra Hindistan cevizine bulayıp buzdolabında saklayabilirsiniz. Afiyet olsun…

Moda:
Yahudiler, atalarının Mısır’dan ayrıldıktan sonra çölde yaptıkları gibi, yedi gün Suka’da (çardak) oturarak Sukot bayramlarını ailecek kutlarlar. Bu yıl da Ekim ayında, çeşitli kısıtlamalara ve mesafelere rağmen en uygun şekilde kuracağımız Suka’ları keyifle dekore etmek aslında bizim elimizde. Ailecek bir arada vakit geçirmenin de kıymetinin arttığı bu dönemde, yakınlarınızla hep birlikte, meyveleri Suka çatısından türlü şekilde asarak, renkli kurdeleleri dekorasyonda farklı şekilde kullanarak ve kendi masa örtünüzü dahi tasarlayarak hazırlık yapabilirsiniz.

Bunun için, çocuklarınızla beraber düz renk kumaşların üzerine meyveler çizip, bu şekillerin içini özel boyalarla renklendirebilirsiniz. Böylece sadece sofrada otururken değil, hazırlık aşamasında da ailenizle özel anlar paylaşabilirsiniz.

Takvimler Ekim ayını gösterdiğinde, adeta ay ile özdeşleşen Cumhuriyet Bayramı’nı kutlarken Atatürk’ün söylediği ünlü sözü sizlere hatırlatmak isterim:
Cumhuriyet, etnik kökeni ne olursa olsun tüm yurttaşlarını Türk Ulusu çatı kimliğinde birleştirmiştir.”
Ekim ayında hepimize sonbaharın sakinliğini ve dökülen yapraklarının renklerinin ahengini yaşayacağımız, huzurlu ve sağlıklı günler diliyorum.

Kalpten sevgiyle…