Moris Şinasi - That’s the way it is

Moris Şinasi - That’s the way it is
ARAŞTIRMA

Moris Şinasi - That’s the way it is

Beni sevdiğini söylemek zorunda değilsin
Yakınımda ol sadece,
Sonsuza dek kalmak zorunda değilsin
Anlarım, inan bana
Elimde değil seni seviyorum
Ama inan bana, seni asla bağlamam.
Elvis Presley’in “Beni sevdiğini söylemek zorunda değilsin” (You don’t have to say you love me) şarkısından sözler bunlar…


Elvis Presley, “That’s the way it is” konserinin çekimi sırasında, Las Vegas 1970

“Elvis - That’s the way it is”in 50. senesi
Rock’n Roll’un Kralı Elvis, uzun bir süre canlı müzik konserlerine ara vermiş, filmler çevirmiş, sonra 1970’de görkemli bir geri dönüş yapmış. Ağustos 1970’de Las Vegas’da, o zaman için yepyeni olan International Hotel’de bir konser vermiş. Konserin arka perdesi, konser öncesi provalar, seyircilerle ve civar ahaliyle söyleşiler ve konserin kendisi filme alınmış. Bu belgesel filmin ismi de “Elvis - That’s the way it is” (“Elvis - İşte öyle birşey”). Aynı adda milyonlar satan çok ünlü bir Platin albüm de var. Konser verildiği sırada Elvis, Frank Sinatra’dan daha meşhurmuş.
Bu sene albümün ve filmin tam 50. senesi. Amerika’da yakın zamanda, belli sinemalarda yeniden gösterildi ve albümün de satışı tekrar başladı.
Filmi seyrettim. Elvis görkemliydi, sesi şahaneydi, koltuklar hıncahınç doluydu, en ön sıra Sammy Davis Jr., Gary Grant, George Hamilton gibi ünlülerle doluydu. Seyirciler arasında sırf balayında bu konseri seyretmek için düğün tarihini değiştirenler vardı; kadınlar ayılıp bayılıyor, ondan öpücük almak için sıraya giriyorlardı. Ama bence, gencecik yaşına ve ileride alacağı Grammy’lere rağmen biraz yorgun olduğu ve artık sonbaharı yaşamakta olduğu belli oluyordu. Yine de, Elvis’i hatırlamak çok keyifli oldu, şarkıları hala dinlenmeye değer.

Moris Şinasi’nin torunu Denis Sanders, “Elvis - That’s the way it is” filminin çekimleri sırasında, ortada gözlüklü, 1970

Denis Sanders
Bu belgeseli MGM için çeken ünlü sinemacı Denis Sanders’in (1929-1987) Oscar kazanmış iki filmi de var. Biri, yine sinemacı olan kardeşiyle çektiği savaş üzerine kısa bir film (A time out of war). İkincisi de, 1970 yılında En İyi Belgesel Film ödülünü almış “Çekoslovakya 1968” adlı kısa dokümanteri...
İkinciyi seyrettim, 1918’den 1968’e Çekoslovakya’nın tarihinin görsel bir portresi. Fotoğraflar ve videolar, müzik eşliğinde anlatıyor. Tarlalar, binalar, sosyal yaşam, dua edenler, düğünler, alışveriş yapanlar, tarımla uğraşanlar, sonra savaşın başlaması, Hitler, toplama kampları, Naziler, sonra kurtuluş ve hayatın normalleşmesi, insanların mutluluğu, arabalar, otobüsler, endüstri, derken filme eşlik eden neşeli müzik plağın çizilmesi gibi bir sesle değişiyor ve Sovyetler Çekoslovakya’yı işgal ediyor. Bu kez farklı bir müzik eşliğinde tankları, protestoları, tabutları izliyoruz…

Kardeşi Terry Sanders de ünlü
Denis Sanders’in kardeşi Terry Sanders (1931-  ) de Oscar’lı ünlü bir sinemacı. 70’den fazla film yapmış, hala da üretiyor. Ağabeyiyle beraber Oscar aldıkları “Savaşın Dışında Bir Zaman” (A time out of war) adlı kısa filmden başka, “Maya Lin - A Strong Clear Vision” adlı belgeselle 1994’te Oscar almış. Belgesele konu olan Maya Lin, Çin asıllı ünlü bir Amerikalı sanatçı ve mimar. Terry Sanders en son olarak, II. Dünya Savaşı’ndan sonra ihanetle suçlanan Japon asıllı bir Amerikalı ile ilgili bir film yapıyormuş. 

Moris Şinasi’nin torunları
Peki, bu ünlü sinemacı kardeşler kim? Onlar, pek çok tarihçinin hakkında yazıp çizdiği, günlük gazetelere pek çok kez konu olmuş çok ünlü bir kişinin torunları... Dedeleri Moris Şinasi’nin ismini çoğunuz duymuşsunuzdur…
İnternette sıkça dolaşan bir hikâye vardır… Okuma yazma bilmeyen ünlü, zengin iş adamına sorarlar: “Peki, okuma yazma bilseydiniz, ne olacaktınız?” O da, “Mezarlık bekçisi” diye cevap verir. Moris Şinasi de eskiden mezarlık bekçisiymiş meğer; okuma yazma bilmediği anlaşılınca işten kovulmuş… O da kendi işini kurmuş, sonra Allah, “Yürü ya kulum!” demiş. Bu hikâyenin değişik değişik versiyonları da var... 


Moris Şinasi ve eşi Loretta, 1910

Moris Şinasi (1855-1928)
Osmanlı topraklarında, Manisa’da fakir bir ailenin oğlu olarak doğdu. Dokuz yaşında difteri geçirdi. Şinasi isimli bir doktor küçük Moris’i kurtarınca ailesi doktorun ismini, oğullarının ismine ekledi. Mezarlık bekçisiyken işten kovulunca, şansını denemek için 15 yaşında Mısır’a göç etti. Kendisini himayesi altına alan Rum bir tütün tüccarı ile çalıştı. Sonrasında, 30 küsur yaşında Amerika’ya göç etti.
O zamanlar sigaralar elde tek tek sarılırdı. Moris Şinasi 1893’te patentini aldığı sigara sarma makinesini Şikago’da Dünya Fuarında sergiledi. Sonrasında, kardeşi Salamon’la birlikte bir sigara fabrikası kurdular. Virginia tütünü değil, Türk tütünü kullandılar. Amerika’ya gelen başka Türk göçmenlere ve Yahudilere iş verdiler, özellikle de Manisalılara. 1907 itibariyle ikisi de milyoner oldu. 1916’da fabrikalarını American Tobacco Company’e sattılar.
Moris Şinasi, 48 yaşındayken gencecik karısıyla evlendi; üç kızı, bir oğlu oldu. Servetinin büyük kısmını hayattayken hayır işlerine harcadı, öldükten sonra da hem Amerika’da hem Türkiye’de hayır işlerine yönlendirecek şekilde ayarlamalar yaptı. Sultan Abdülhamid onu Mecidiye nişanı ile onurlandırdı, oğluna da bir Arap atı hediye etti. Moris Şinasi’nin ölümünden sonra vasiyeti üzerine, eşi Loretta 1930’da Türkiye’ye geldi ve Manisa’da bir çocuk hastanesi kurdu. Moris Şinasi’nin servetinin büyük bir kısmını, onun adıyla anılacak hastaneye vakfetti. 

Moris Şinasi Çocuk Hastanesi
40 yataklı Moris Şinasi Çocuk Hastanesi 1933 yılında hizmete açıldı. Daha sonra da Amerika’daki vakıf her sene hastaneye yüklü bir yardım yaptı. Hastane, açıldığından günümüze yüz binlerce Manisalıya ve Egeliye şifa kaynağı olmuştur. Moris Şinasi’nin ailesinden veya adına kurulan vakıftan birileri her Türkiye’ye geldiğinde gazetelere haber olmuş, yazılmış, çizilmiştir. 

Altina Şinasi

Oscar’lı kızı Altina da çok ünlü
Moris Şinasi’nin sülalesinden gelen meşhurlar sadece sinemacı torunları değil; kızı Altina da (1907-1999) ünlü bir heykeltıraş, film yapımcısı, girişimci, vitrin tasarımcı ve mucit. Ailenin kara kuzusu… Çapkın bir kadın, dört kere evlenmiş.
Nazilerden kaçanlara yardım etmiş, Nazizm’in yükselişi ile ilgili yaptığı film ile 1960’da o da Oscar almış. Salvador Dali ile beraber meşhur binaların pencerelerinin camlarını boyamış.
Amerika’da en çok, tasarladığı Harlequin gözlük çerçeveleriyle tanınıyor; 1930’larda Altina bir gözlükçüye gitmiş ve kadınlar için ne kadar az havalı çeşit olduğunu görünce hayal kırıklığına uğramış. Venedik maskelerinden esinlenerek çizdiği, daha sonra ürettiği ve pazarladığı gözlükleri biz, “çekik kelebek stil gözlük” olarak biliyoruz Türkiye’de. 1950’lerde Marilyn Monroe ve Audrey Hepburn bayılmışlar bu gözlüklere. Amerika’da hala Harlequin ya da “kedi gözü gözlük” denince aynı tip çerçeveler anlaşılıyor.

Torun çocuğu Peter Sanders'ın büyükannesi Altina'yı (Moris Şinasi’nin kızı) anlattığı belgesel filmin afişi

Altina’nın torunu Peter Sanders (Denis Sanders’in oğlu) da ailenin sinemacılarından. Hatta büyükannesinin hayatının belgeselini (Altina - a woman ahead of her time) bile yapmış (2014). 

Hastanenin bugünkü durumu
Manisa’daki hastane için de yavaş yavaş mevsim sonbahar, hatta kış olmuş. Bahçesi ve korusu zaman içinde yerini yeni binalara bırakmış; kendi su kaynağı, Askeriyeye devrolmuş. Hastane 1965 sonrasında Sağlık Bakanlığı’na devredilmiş, ancak Amerika’dan yardım almaya devam etmesi için bir dernek kurulmuş. 1994’te Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi’nin parçası olmuş; daha sonra 2010’larda bir komple hastane ile birleştirilip adı Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi olmuş. Her ne kadar çocuk polikliniğinde Moris Şinasi’nin adı kaldıysa da, Amerika’daki vakıf, hastanenin adının değiştiği gerekçesi veya belki de bahanesiyle soruşturma başlatmış ve artık para yardımı yapmamaya başlamış. Daha da sonra, 2018’de, Manisa Şehir Hastanesi’nin yapılmasıyla birlikte, Moris Şinasi Çocuk Hastanesi, ne yazık ki, tamamen kapatılmış… Eski hastane şu an atıl durumda bulunmakta.

Kaynaklar
https://en.wikipedia.org/wiki/Elvis:_That%27s_the_Way_It_Is
https://en.wikipedia.org/wiki/Denis_Sanders
https://en.wikipedia.org/wiki/Terry_Sanders
https://www.youtube.com/watch?v=NC-Y0Llktag&feature=youtu.be
https://www.imdb.com/title/tt0065687/
http://www.radikal.com.tr/turkiye/morris-sinasinin-vasiyeti-yasiyor-1013912/
https://en.wikipedia.org/wiki/Morris_Schinasi
https://www.tpfund.org/2011/02/25/an-inspiring-philanthropist-morris-schinasi/
https://www.zennioptical.com/blog/the-cat-eye-a-style-for-every-decade/
https://en.wikipedia.org/wiki/Altina_Schinasi
https://www.westword.com/arts/documentary-altina-exposes-the-life-of-artist-activist-and-inventor-altina-schinasi-5788401
https://www.hukukihaber.net/iyi-bir-mezar-bekcisi-makale,5010.html
https://www.manisahaberleri.com/manisa/moris-sinasinin-hayati-ve-kapatilan-cocuk-hastanesinin-akibeti-h93316.html
http://www.manisa45haber.com/sehir-hastanesi-icin-manisa-nin-tarihi-cocuk-hastanesi-kapandi/16968/
http://www.akintarih.com/yabancitarih/hastane/hastane.htm
https://www.turkishnews.com/tr/content/2010/05/15/manisa-morris-sinasi-hastahanesinin-oykusu/