Sevgili Okur,

Sevgili Okur,
YAYIN YÖNETMENİ´NDEN

Sevgili Okur,

Sefirot Ağacı, 13. yüzyılda yazılan ve ezoterik bir disiplin olan Kabala’nın en önemli yapıtı haline gelen Zohar Kitabı’ndaki bir yaşam şemasıdır.

İnsanın ruhundan, evrenin yapısına kadar her şey Sefirot şemasıyla uyumludur. Kabalistler, Hayat Ağacı betimlemesi de olan Sefirot’un Tanrı’nın yansıma şekli olduğuna inanır. Bu mistik doktrine göre, insanın ruhundan, evrenin yapısına kadar her şey Sefirot şemasıyla uyumlu olup her şey ona göre yaratılıyor.

Kapağında, yaratılış felsefesi çerçevesinde gizem dolu Sefirot sarmalı şemasına rastladığım kitap, TEKVİN, esrarengiz bir cinayetin romanı. Son zamanlarda okuduğum en başarılı romanlardan biri… Kurgusal karakterle İstanbul’un tarihî dokusunu gerçekçi anlatımlarla yansıtan araştırmacı-yazar, Arif Ergin mühendis. Endüstri mühendisi…

Nisan ayı temasını çevreye, yeniden doğuşa - insanlığın geleceğine yönelik tasarlarken… Pandemi, farklı aşı denemeleri, küresel ısınma - daha doğusu iklim değişikliği, suların orta yerinde minik bir buz adasının tepesinde yaşamsal yalnızlığıyla boğuşan kutup ayısının yürek yakan trajedisi, bilinen bitki ve hayvanların dünya yüzünden kalkması, seller, hortumlar gibi doğa olaylarının giderek artış kaydetmesi, iklim sebebiyle oluşa gelen milyonlarca mülteci, tıbbın çare bulamadığı virüsler, salgın hastalıklar, kuraklık ile kıtlığın her an yaklaşan, yükselen ayak sesleri arasında gündelik rutinlerimizi sürdürmeye çalışırken aklıma Nuh ve tabii ki Nuh Tufanı geldi.

Böylece…

Bu ayın kapak hikâyesini sevgili Arif Ergin’in kaleminden okuyacaksınız. Hikâye aynen romanındaki gibi kurgusal bir anlatı aslında, şimdilerde distopik olarak nitelendirdiklerimizden. Anlatısını özenle yazıp bitirdikten sonra şu satırlar eşliğinde yolladı: “Nuh’un hikâyesi dünyanın en bilinen hikâyelerinden biri. Klişelere yakalanmamak için onu yeniden yorumlayıp bir ütopya olarak yazmak istedim. Efsaneyle tarihin, bilimle dinin, geçmişle geleceğin iç içe geçtiği yeni bir Nuh masalı oldu bu!

Çevre sorunu farkındalığını gündeme taşımak bir insanlık görevi olduğu inancındayım. Gezegenimizi korumaya alacak olan bizleriz, her birimiz. Dünyanın en büyük göllerinden biri olan Aral Gölü bitmiş durumda, dünyanın en büyük çöllerinden birine dönüştü.

Yaşam kaynaklarımızın %30 kadarının 30 veya 50 yıla kadar yok olacağı sıradanlıkla konuşuluyor. İklim değişikliği bizi değiştirmeden önce bu konuda kendimizi değiştirmeli, kişisel değişim manifestolarımızı oluşturmalıyız. Eko sistemin, Hayat Ağacımızın ‘bana ne’ciliğin, umursamazlığın, bilgisizliğin uçurumunda yok olmasına izin vermeyelim.

Baharın, iyi ve özgür günlerin müjdecisi Pesah Bayramını geçtiğimiz hafta kutladık. Ardından Paskalya da dostların masalarını şenlendirdi. Gelecek haftaya da Ramazan başlıyor. Her kutlamanın birliğe, kardeşliğe, sevgi dolu paylaşımlara vesile olmasını dilerim.