İkizler dünyaya gülümsüyor

İkizler dünyaya gülümsüyor
KAPAK HİKAYESİ

İkizler dünyaya gülümsüyor

İkiz bebekler... Dünyada en çok merak uyandıran konular arasında yer alıyor. Annelerin nasıl bir hamilelik süreci geçirdiklerinden tutun, bebeklerin doğumdan itibaren yaşadıkları duygular vs. konularındaki bilgileri, uzman kişilerin kaleminden dinledik. Sizlerle paylaşmak istedik...

İkiz bebeklerin fotoğraflara yansıyan görüntüleri, ikiz ebeveynlerin duyguları ve daha fazlası yazımızın içeriğinde...

 

FERİDE PETİLON’dan, ‘ikiz annesi olmak’…
“Ben bir ikiz annesiyim. Duygusalım ama mantıklı düşünmek zorundayım. Elimde tartı ile dolaştım yıllarca. Aynı miktarda beslemek ile başlayan serüven, aynı sayıda öpücük vermeye kadar ilerledi bu ruh halim… Birgün birini kayırırım ve onları üzerim diye ödüm kopardı. Adil olmam lazımdı her zaman. O kadar çok hikâye anlatabilirim ki... İki ayrı karakter ile karşı karşıyayım ama asla ayırım yapmamam lazımdı. Neyse ki, beni yormadılar...

Birbirleri ile konuşmak için çarçabuk kelimeler çıkardılar ağızlarından. Yan yana geldiler mi, onlardan iyisi yoktu. Aralarındaki bağı anlatmak pek de mümkün değil. “Biz” diye konuştular yıllarca, “Biz bu yemeği sever miyiz?” diye sorarlardı.

İlk yol ayrımı ergenlikte başladı. 12 yaşında bir kız olgun olur, 12 yaşında bir erkek daha havai. Ne gam… Odalarını ayırdım bu yaşlarda memnun olmadılar. Aralarından kız olanı ülke değiştirdi. Hiç üzülmedim, yolu açık olsun dedim. Ama en trajik ayrılık sahnesi ikisi arasında yaşandı. Astroloji haritalarından mıdır bilinmez, aynı anda duygusal çalkalanmalar yaşadılar. Birinin söz kestiği gün ile ötekinin sevgilisine evlenme teklif ettiği gün aynı. Aynı haftada biri yurt dışında, diğeri Türkiye’de evlerini taşıdı. Biri hamile iken süt alerjisi oluştu, bir diğeri aynı anda bambaşka bir nedenden süt ürünleri diyeti yapmak zorunda idi.

Ama benim aynı zamanda ikizlerden 7 yaş büyük bir kızım var. İkizlerin ablası, 7 yaşında henüz okumaya başladığı günlerde abla oldu. Yaşı birden 7’den 14’e sıçradı ve hep abla oldu. Bazen üzülürüm çocukluğunu yaşamadı diye ama bu da iki kardeşe birden sahip olmanın bedeli idi. Olgun olmanın bedeli idi.

Bugün geriye baktığım zaman çok güzel günler geçirdiğimi biliyorum, ama şunu da iyi biliyorum ki, bebeklik yılları çocukların en kolay yıllarıdır. Herkesten destek alabileceğiniz günlerdir. Bebek ile oynamak en kolayı, bebek beslemek en kolayı. Yaş aldıkça zorlaştı ikizler ile olan maceram. Eğitim süreci, yuva kurma süreçleri zordu. Aynı notu alamadıklarında duyduğum hisler zor geldi. Tüm bu süreç ikiz babaları için de geçerli. Onların da sorumluluklarının katlandığının altını çizmek isterim.

Yoksa bugün dua etmek istediklerime ‘İkiz bebeğiniz olur inşallah’ derim.”

 

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Prof. Dr. SELÇUK EREZ diyor ki…
“Tüp bebek çıktı çıkalı ikiz gebelikler %70 arttı: Normal koşullarda belirme olağanlığı 88’de 1 olan çoğul gebelik, bu yöntemle sağlanan gebeliklerde 16’da 1 gerçekleşir. Bebek sahibi olmaları geciken çiftler tüp bebek yöntemiyle bebek üretmeye kalkınca, gelenin bir değil, iki bebek olması, sadece ruhsal açıdan değil, ekonomik açıdan da sorunlarla karşılaşılmasına yol açar. Doğum masraflarının ötesinde, bir yerine iki bebeğin bakılması, okul masraflarına kadar her şeyin iki misli artması daima kolaylıkla karşılanacak şeyler değildir.

İkiz gebelik varlığının anlaşılması, anne ve baba adaylarında bazen sevinç bazen de endişeye yol açar: İkiz gebeliklerde, gebelik ve doğumla ilgili sıkıntı ve risklerin biraz çoğaldığını öğrenir ve endişelenirler. İkiz gebelikte karnın boyutlarının fazla büyümesi insanı daha çok rahatsız eder, sona yaklaştıkça daha fazla istirahat edilmesi, bazen işten daha erken ayrılması gerekir; karın derisinin yer yer çatlaması vb. daha sık görülür.

İki çocuğun bir arada oluşturdukları hacmi, genellikle tek bebeğin büyüyüp doğma zamanının geldiği şeklinde yorumlayan rahim, daha erken bir devrede kasılmaya başlar. Bu nedenle ikiz bebekler, 9 ay 10 günden daha önce (bazen bir ay önce) doğarlar.

Erken sonuçlanan gebeliklerde bebeklerin taburcu edilmeden bir süre prematüre bebek bakım ünitelerinde izlenmeleri gerekebilir. Bu bakımdan, doğum yapmak için bu tür servisi olan hastaneleri seçmek doğru olur. İkiz bekleyen çiftlerin programlarını bu olasılığa göre yapmaları gerekir.

Kan dolaşımlarının ortak olması şıkkında bazen bir bebek, kanın çoğunu alır, diğeri ise yeterince büyüyüp gelişemez. Bu ve buna benzer olasılıklar yüzünden ikiz doğuracak anne adaylarının daha sık muayene edilmeleri gerekir. Birçok ülkede ikiz gebelikler, diğerleri gibi ebeler tarafından değil, tecrübeli uzmanlarca izlenirler.

İkiz gebeliklerde sezaryen olasılığı da biraz artar. Bu artışın nedenleri arasında rahmin ağzının doğum başlamadan açılması sonucu rahmin içini döşeyen zarın erken yırtılıp suyun boşalması da vardır.

Ancak bütün bu sıkıntılar er geç aşılıyor: Bu konuda anneannelerin ve babaannelerin katkıları çok değerli oluyor; aile fertlerinin, güçlüğü beraber aşmaları ve dayanışmaları ortak anıların birikmesine yol açıyor. Birçok ikiz annesi ve babası, bebekler belli bir yaşa geldiklerinde; ikizlerin, birbirleriyle yaşı farklı kardeşlerden daha iyi geçindiklerine, daha çok dayanışma, paylaşma eğilimi gösterdiklerine şahit oluyorlar.”

 

Klinik Psikolog VERDA YOHAY’dan ikiz izlenimleri
“Yüzyıllar boyu psikoloji dünyasının en merak edilen, en çok araştırılan konularından biridir ikizler. Her şeyden önce, pek çok araştırma için en önemli veriler, ikiz çalışmaları sonucu elde edilmiş ve bizlere pek çok bilim alanında paha biçilmez bilgiler sunmuşlardır. İkizlerin duygusal gelişim süreçleri, özellikle de ilişki dinamikleri oldukça ilgi çeken, merak uyandıran konulardan biri olarak çıkar karşımıza.

İkizlerin ömürlük birlikteliği ve kıyasıya rekabetleri rahime düştükleri anda başlar. Anne karnındaki kısıtlı alanı, besin gibi sınırlı kaynakları paylaşmaya çalışmakla başlayan mücadele, dünyaya geldikleri andan itibaren ebeveynlerinin ve çevrelerinin ilgi, zaman ve sevgisini paylaşma mücadelesi ile devam eder. İkizlerin büyüme süreçlerinde, farklı gelişim evrelerine has farklı ilişki dinamikleri gelişmektedir.

Okul öncesi dönemde, ifade becerileri geliştikçe ekip olarak güç birliği yapma ve sınırları birlikte zorlama eğilimleri ortaya çıkmaya başlar. Bir taraftan kavgalar ve rekabet devam ederken, diğer yandan birbirlerini desteklemeye, takım olarak çalışmaya başlarlar. Ta ki, okula başlayana kadar…

Okul yılları, ayrışmanın baş göstermeye başladığı dönemdir. Gelişimsel olarak ayrışma-bireyselleşme süreci bu dönemlerde başlar. Bu doğal sancılı gelişimsel evre, ikizler ve aileleri için beraberinde kendilerine has dinamikleriyle birlikte gelir. Dış dünyayla, dış dünyadaki ilişkileriyle daha ilgilidirler. Kendilerini keşfetme ve sosyal alanlarda varlıklarını kabul ettirme peşinde oldukları bir dönemde tam da yanı başlarında, en yakın rakipleri de aynı dünyada yer edinme çabasındadır. İlgi alanları, merak ettikleri, hobileri arasındaki farklar belirmeye başlar. Bu durum, kendi aralarındaki kıskançlık, rekabet ve çatışmaları körükleyebilir

Ergenlik dönemi, tam olarak ebeveynlerden ayrışma ve bir yetişkin olarak bağımsızlaşma sürecinin başlangıcıdır. İkizler için bu süreç yaşıtlarına kıyasla fazladan baş etmeleri gereken bir meseleyi de beraberinde getirir. Anne-babadan ayrışmak ve kendini bir birey olarak var etmek yeterince zorken, ikizinden - “öteki yarısından” ayrılmak zorundadır. Bu başlı başına zorlayıcı varoluşsal bir kriz dönemidir. Bu dönemde, ikizlerin ilişkileri tam da bu ikileme uygun biçimde dalgalıdır. Hem en yakın arkadaş olur, birlikte müthiş zaman geçirebilir, hemen ardından birbirlerini çileden çıkaracak kadar öfkelendirebilirler. Hem birbirlerine benzemekten keyif alır hem de tüm farklılıklarını ortaya koymanın yollarını arayabilirler. Artık zevkleri, becerileri, ilişkileri kendilerine has bir hal almaya başlar ve bu dönemde birbirleriyle geçirdikleri sürenin giderek azaldığı görülebilmektedir.

Yukarıda belirttiğim başlıca gelişim basamakları ve bu basamaklarda beklenen dinamikler, doğal akışında ilerlediğinde ve sağlıklı yönetilebildiğinde, genellikle ikizlerin gelişimsel sürecini tamamlamış sağlıklı bireyler olarak toplumda yer almaları ile sonuçlanır. Bu sürecin en az hasar ve çatışma ile atlatılabilmesi için ebeveynlerin, bakım verenlerin ve ikiz kardeşlerin çevresindeki diğer bireylerin dikkat edebileceği bazı temel unsurlar sıralayabiliriz. Bu hususta en önemli rol ebeveynlere düşer. İkizlerin rahime düştükleri andan itibaren iki ayrı birey olduklarının, her ikisinin de biricik olduklarının, bir bütünün iki yarısı değil 2 ayrı bütün olduklarının farkındalığı ve kabulü çok önemlidir. Bu kabul, farklılıklarını, bireyselliklerini ortaya koyabilecekleri zemini her ikisi için de eşit şekilde sağlamakla, birbirleriyle olduğu kadar farklı kişilerle de ilişki kurmalarına imkân sağlamakla mümkün olabilir. Buna karşın her daim bir örnek giydirmek, evde, okulda, sosyal alanlarda birbirlerinden asla ayırmamak, eşit imkân sağlama çabası ile her daim aynı etkinliklere / hobilere yönlendirmek, bireyselliklerini, farklılıklarını ortaya koymalarını engelleyebilmekte, birbirleriyle olduğu kadar dış dünyayla da sağlıklı bir etkileşim kurmalarını zorlaştırabilmektedir. Özellikle birbirleriyle kıyaslandıklarını hissettiklerinde, farklılıklarının değer görmediği sonucuna varma ve değersizlik, yenilmişlik duyguları hissetme eğilimleri oluşabilir. Farklı fırsatlara farklı tepkiler vermelerine, farklı zamanlarda farklı deneyimler yaşamalarına izin verildiğinde, aile ve toplum olarak onları farklı tarzları ve farklı ihtiyaçları olan ayrı bireyler olarak algılayıp buna uygun davranıldığında, ikiz bireylerin gelişim süreçlerinin getirdiği çatışmalara rağmen hem ikiz kardeşleri ile hem de diğer bireylerle sağlıklı bağlar kurabilmeleri mümkün olabilir.

İkizler üzerinde yapılan bazı araştırmalar, ikizlerin ikiz olmaya dair ikircikli duygularına işaret etmektedir. İkiz bireyler hiçbir zaman yalnız hissetmemenin verdiği gücün karşısında, sürekli kıyaslanmanın yarattığı baskıyı, daima yanlarında bir destekçi, hakkını koruyacak bir yoldaşının olmasının yarattığı rahatlığa karşın, zorunlu ayrılıkların yarattığı sancıları vurgulayabilmektedir. Sağlıklı ve bireyselliklerinin desteklendiği bir aile ve toplum içinde yetişen ikiz bireyler için “İKİZ OLMAK” yaşam boyu yoldaşlık anlamına gelebilir…”

 

Moda dünyasında isimlerini duyuyoruz… Onlar da ikiz
RAİSA ve VANESSA SASON
Raisa - Vanessa Sason, “modern ve güçlü kadını yaratmak” adına yaptıkları çalışmalarla adlarından söz ettiren ikiz kardeşler. Kendileri ile yaptığım kısa söyleşiden alıntıladığım kısa bir özette, ikiz olmanın farklılıklarını şöyle anlatıyorlar:

“İkiz olmak kendinizin tamamlayıcısı ile doğmak gibi...

Hayatta, doğru noktadan bakıldığı zaman her olguyu istediğiniz şekle dönüştürebilirsiniz. Atacağınız her adıma karşı ön görü ile yaklaşmak seçimlerinizde yanılmamanıza yol açar.

Tabi, burada kararlarınızı verirken sizinle beraber, sizin iç sesinizi size söyleyen birisinin var olması demek ikiz olmak…

İşimizi yürütürken ya da günlük yaşantımızda fark etmeksizin her adımımızda birbirimize danışmayı içgüdüsel olarak yapıyoruz. Birimiz karar merci iken diğeri onay merci ya da bazen tam tersi. Bu durum bazen uzlaşırken, bazen de çatışarak ortak noktayı bulma ve hareket etme davranışı yaratıyor ikimizde de. Aynı gen yapısına sahip olmamıza rağmen bazen çok farklı iki karakter olarak görebiliyoruz kendimizi. İşimizde de bu duruma sıkça rastlıyoruz. Zevklerimiz sıklıkla birbirinden farklılık gösterebiliyor. Doğru kararı verip ilerlemekteki en etkin davranışın da bu çatışmadan kaynaklandığını düşünüyoruz.”

 
Alan ve Gary (Foto Peter Zelewski)

PETER ZELEWSKI’nin deklanşörü ile ikizler
Ünlü fotoğrafçı Peter Zelewski ABD’de doğdu. Birçok projeye el attı. Sergiler birbirini kovaladı. Londra sokaklarında dolaşırken tek yumurta ikizlerinin fotoğraflarını çekmeye başladı. “İkizlerin portrelerini çekmeye başladığımda en ilginç bulduğum durum şüphesiz görsellik” diye ifade ettiği duygular, Peter Zelewski’yi farklı tecrübelerin ortasına sürükledi. Seri devam ettikçe ufacık farklılıklar projeyi ilginç kılmaya yetti. Hikâyeleri ile ikizler “Alike But Not Alike” (Benzer Ama Benzeri Olmayan) projesi bir kitap olmaya hak kazanıyor.

Ranzasından düşerek köprücük kemiğini kıran kardeşinin aynı sancıları çektiğini iddia eden Leah, Walt Disney’in “Hayal edebiliyorsan yapabiliyorsun” sözüne hayran Grace ve Sophia kardeşler,


Hermon ve Heroda kardeşler
Eritre’de doğan ve yedi yaşında iken aynı anda sağır olan ve tedavi için Londra’ya taşınan Hermon ve Heroda kardeşler, eşcinsel olan Elson’un, ikizi Elton’a biseksüel olduğunun söylenmesi, pizzanın üzerindeki sosun sarmısaklı mı domatesli mi olması gerektiği hakkında münakaşa edip birbirine küsen Alan ve Gary ikizleri Peter Zelewski‘nin deklanşöründe hayat buluyor…


Joe ve Duke
Joe ve Duke, biri 15 yaşında fotoğrafçı olmayı hayal ediyor, bir diğeri makyaj sanatçısı. “İkiz olmanın en iyi yanı, birbirinizle rahat konuşabilmek ve yargılanma konusunda asla endişelenmenize gerek kalmamasıdır” diyerek ikiz dayanışmasına vurgu yapıyorlar.


Sharmeena ve Ridhwana
Sharmeena ve Ridhwana Londra sokaklarında objektife gülümserken, “Çok fazla yer değiştirdik. Asla ‘ev’ diyebileceğimiz bir evimiz yoktu. Arkadaş edinmek zor oldu ama her zaman birbirimizin arkadaşı olduk” diyorlar. Fotoğraflarda yaş, ırk, cinsiyet sınırı yok. Bunca benzerliğe rağmen karakter farklılıkları hakkında ayrı bir kitap yazmak mümkün.

 

Prof. Dr. SAMİ GÜLGÖZ ikizleri araştırdı
Psikolog Sami Gülgöz, 15 tek yumurta ikizi ve yaş farkları en fazla iki yaş olan kardeşlerle ayrı ayrı yaptığı görüşmelerde 60 kişiye üç bölümde sorular sordu. Sözü Sami Gülgöz’e bırakıyoruz…

“Bir bölümde kendi yaşadıkları olayları anlatmalarını istedik. Bir başka bölümde kardeşlerinin yaşadıkları olaylardan örnekler vermelerini istedik. Bir de araştırmanın asıl konusu olan tartışmalı anılardan örnekler vermelerini istedik. Tartışmalı anılar, iki kardeşin de kendilerinin başından geçtiğine inandığı ancak aslında kardeşlerden hangisinin gerçekten yaşadığı belirsiz olan olaylara ilişkin hatırlamalardır. Daha sonra her kişinin bize verdiği anı sayısından ne kadarının kişisel, ne kadarının diğer kişiye ait, ne kadarının da tartışmalı olduklarına baktık.

Tartışmalı anılar en fazla tek yumurta ikizlerinde, sonra çift yumurta ikizlerinde, en az da kardeşlerde görülüyor. Hatırlanan olayların yaşlarına bakıldığında ise tartışmalı anıların daha sıklıkla erken çocukluk sırasında yaşanan olaylar olduğunu gördük. Diğer olaylar ise daha çok diğer yaşlarda yaşanan olayların hatırlanması oluyor. Yanlış hatırlama olarak bilinen durumlarda kişilerin hayal ettikleri olayları ya da resimlerini gördükleri olayları gerçekten yaşanmış gibi hatırladıklarını biliyoruz.

Bu araştırmanın bize gösterdiği, kişilerin birbirlerinin yaşadıkları olayları da kendileri yaşamış gibi hatırlayabildikleridir. İkizlerde bunun daha fazla olmasının çeşitli nedenleri olabilir. İkizlerin birbirleriyle diğer kardeşlere oranla daha fazla paylaşımda bulunmaları, ilişkilerinin daha yakın olmasından dolayı birbirleriyle daha fazla özdeşlik hissetmeleri ve anne-babaların olayların ikizlerden hangisi tarafından yaşandığını karıştırmaları yüzünden onlara hafızayı karıştırıcı bilgiler vermeleri başlıca nedenler olarak sayılabilir.”

Kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Op. Dr. ARET KAMAR ikiz hamilelikleri anlatıyor
“Bir doktor gözüyle ikiz gebelik, bir başarı mı? Başarısızlık mı? Hala emin değilim.

Bir yolda yürürken, ya da bir alışveriş merkezinde dolaşırken ne zaman bir bebek arabasında dolaştırılan ikiz bebekler görsem aklıma ilk gelen, “Bu çocuklar tedaviyle olmuş” fikri.

Uzun yıllar çocuk sahibi olamayanların tek düşündüğü, bir an önce hamile kalmak. Hem de iki bebek. İkiz hamilelik olsun ki, bir daha uğraşmasınlar. Doğursunlar kurtulsunlar bir an önce.

Oysa, ikiz gebelik her zaman sağlıklı ve zamanında olan doğumla sonuçlanmıyor. Rahim taşımadığı için erken doğum, bebeklerin kuvözde kalması sebebiyle oluşan komplikasyonlar, doğum sonrasında rahimin kaybedilmesine kadar varan, hayati tehlike yaratan kanamalar işin tadını kaçırıyor.

Günümüzde tüp bebek teknolojisi çok gelişti. Embriyo dondurma tekniklerinin gelişmesi, laboratuvarda uygulanan teknikler, tek embriyo transferi ile gebelik oranlarının yüksek olmasına, daha sağlıklı olan tekiz gebeliğin daha çok kabul edilir olmasına neden oldu. Çoğul gebelik tedavinin komplikasyonu sayıldı.

Buna rağmen gel de sen bunu, yıllarca gebe kalmadığı için karşına gelen çiftlere anlat.

Tedavi sonrası ikiz hamile kalan çiftler ilk müjdeyi aldıklarında havalara uçuyorlar. İlk aylar çok güzel. Son aylar karında büyüyen bebeklerin verdiği rahatsızlıklar, ağrılar, şişkinlik, sindirim problemleri, reflü, ödem ve bir sürü şikâyet. Son aya girildiğinde genelde doğurmak için yalvarmaya başlar anne adayları. Bilmezler doğurduktan sonra başlarına gelecekleri. Yorgunluk, uykusuzluk, bağırmalar, çağırmalar.

Allah kolaylık versin…”

İkiz annesi olan ben yıllar sonra bu dosyayı hazırlarken tekrar heyecanlandım. Herkesin bebeklerini kucağına almalarını dilerim...