Viyana´da Yahudi olmak…

Viyana´da Yahudi olmak…
Yorum & Perspektif

Viyana´da Yahudi olmak…

Haber fotoğrafı: Schottenring'de bulunan Palais Ephrussi (R. Schild)


Viyana’da yaşamakta olan bir tarafı İsrailli, diğer yanı Avusturyalı veya laik Yahudi bir ailesiniz… Çocuklarınızın ve/veya bizzat kendinizin İbranice öğrenmesini istiyorsunuz ama, nerede..? İşte buyurun, çalışmalarını Viyana Belediyesi şemsiyesinin altında sürdüren düzenli “Halk Yüksek Okulu” programları, üç ayrı seviyede İbranice kursları düzenliyor! Kentin merkezinde ayrı bir yeri olan bu eğitim merkezinin programı, Yahudi kültürüne has her türde konferanslar, kurslar ve gezilerle Klezmer müziği, çağdaş dans ve yoga workshop’larından Holokost seminerlerine kadar uzanmaktadır. Gene aynı kurum yılda birer Yahudi Film Festivali ve Tiyatro Festivali düzenliyor; bunun dışında ise Büyükşehir Belediyesi ile birlikte kotardığı “Yiddish Culture Festival” çerçevesinde bu yıl beş ayrı konser ile S. Zweig ve J. Roth gibi yazarlara ayrılmış edebiyat akşamları izlenebildi…

Gerek Bakanlıklar gerekse yerel Belediyelerin bunca ilgi ve desteği ile Yahudi etkinliklerine kol kanat germeleri, bu konuyu görüştüğüm bir yakınımda değişik bir tepkiye yol açacaktı: Yapacaklar elbet – kendilerini günahlarından arındırmak, affettirmek içindir bütün bunlar...” dedi ve “Keşke Şoa olmasa, o zaman buna da gerek kalmasaydı!..” düşüncesini ekledi.

1938'de NewYork'a varan Yahudi çocuklar (©USHMMJMV) 

Tabii ki bu da bir yorumdur - ancak günümüz Avusturya’sında geriye de bakılıyor ve bu ülkede özellikle 1938 ile 1945 arasında Yahudi vatandaşlarına yapılan kıyımlar son yıllarda artan bir yoğunlukla anılmaktadır. Bugün “Judenplatz” adını almış meydanda bulunan ve 1421 yılında yerle bir edilmiş olan büyük sinagogun kalıntıları, oradaki Viyana Yahudi Müzesi ikinci binasının bodrum katında ziyaret edilebilir, keza 2000 yılından bu yana meydanda yükselen Şoa anıtının alt bölümünde 65.459 Avusturyalı Yahudi’nin katledildiği 45 toplama kampının isimleri zikrediliyor… Ancak Avusturya Devleti bununla yetinmedi - tüm bu kurbanların isimlerinin tek tek anıldığı 160 granit plakadan oluşan dev bir anıt, 2021 yılında Viyana’nın Ostarrici Park’ında açıldı. Bundan öte, kentin daha birçok yerinde benzer anıtlar yer alıyor. Örneğin, 1944’te Auschwitz’de öldürülen Viyana Yahudi Cemaati Başkanı Desider Friedmann’ın adı verilen şehrin göbeğindeki meydandan yüz metre ileriye gittiğinizde, 1943 yılında gene aynı ölüm fabrikasında 1.200 Yahudi öğrencisiyle birlikte katledilen, “Gençlik Aliyası” derneğinin başkanı, eğitimci Aron Menczer’ın anısına dikilmiş taşı görebilirsiniz...

Viyana’da Yahudi olmak veya bu kenti kaşerut’a bakan turist olarak gezmek, herhangi bir kısıtlamaya yol açmıyor.

Günümüzün Avusturyalı Yahudi toplumu 8.000 kişiyi bulmakla birlikte, son aylarda Ukraynalı dindaşların sayısı sürekli olarak artıyor… (salt Viyana’nın Yahudi nüfusu 1923’te 201.513 sayısıyla tarihî doruğuna ulaşmışken, Almanca konuşulan ülkelerin en büyük cemaatini oluşturuyordu, ancak 1945 sonrası yapılan ilk nüfus sayımında 9.000’e düşmüştü!) Bu kısıtlı sayılara rağmen, kentte bugün 16 sinagog, iki Yahudi okulu ve bir ticaret akademisi cemaat üyelerine hizmet vermekte. Çocukların Yahudi aidiyetini içselleştirmeleri için Zwi Perez Chajes Okulu’nda din derslerine oldukça önem veriliyor; keza İsrail yandaşlığı, WIZO, Haschomer Hatzair ve B’nei B’rith gibi derneklerde özellikle dışa vurulmakta. Çeşitli bilim adamları tarafınca kaleme alınmış “Avusturya Yahudileri Tarihi” başlıklı kapsamlı monografide, 2000’li yılların başında ülkede yüzü aşkın Yahudi dernek ve kurumun etkin olduğu belirtilmekte! Viyana’daki Yahudi Cemaat Yönetimi iki farklı aylık dergi çıkarırken, bağımsız kurumlarca da üç ayrı dergi yayınlanıyor. Kentin tüm sinagogları geniş ilgi görmekte ve merkezde bulunan, 1826’dan bu yana faaliyette olan “Şehir Sinagogu” (Stadttempel), Şabat ve bayramlarda dolup taşmakta. Bu sinagogun hemen yanında özgün ve oldukça büyük bir Yahudi kitapevi yer alıyor. Kentte 10’u aşkın kaşer restoran ve café’leri bulunmakla beraber, değişik semtlerinde kaşer ürünlerin satılması doğal...

Görüldüğü gibi, Viyana’da Yahudi olmak veya bu kenti kaşerut’a bakan turist olarak gezmek, herhangi bir kısıtlamaya yol açmıyor! Antisemitizme gelince, devlet yönetimi bu olguya kesin biçimde cephe almış, dahası bütün Yahudi kurumlarının güvenlik önlemlerini bizzat üstlenmiştir. Siyasi partilerde de hissedilir bir Yahudi karşıtlığı göze çarpmaz; sokak antisemitizmi ise yok gibidir.

Yeni Holokost Anıtı (R. Schild)

Kentin saygın kültür kurumlarından sayılan Yahudi Müzesi, şehir merkezinde bulunan iki ayrı binada birer sürekli ve yılda en az iki kez değişen çeşitli ilginç sergiler ile hizmet vermektedir. Şu sıralarda “Viyana’nın Rothschild’leri” ile “Çocuk Nakilleri” izlenebiliyor... İlkinde, bu geniş banker ailesinin Viyana kolunun önce tatlı, ardından (Nazilerin Avusturya’yı ele geçirdikleri 1938’den sonraki) acı yaşamları hakkındaki görsel/belge/objeler yer almakta; diğeri ise gene aynı yıldan hemen sonra, ebeveynleri tarafınca gruplar halinde İngiltere ve ABD’ye gönderilebilmiş Yahudi çocuklarının bu etkileyici yılları sunuluyor.

Gene çocuk olarak Viyana’dan önce Çekoslovakya’ya, ardından 16 yaşında Filistin’e kaçabilmiş olan tiyatrocu Gerhard Bronner’e şu nedenle kısaca değinelim: Tüm ailesini Dachau ölüm kampında yitirmiş Gerhard’ın 1943 Hayfa doğumlu oğlu Oscar Bronner, Avusturya’nın halen önde gelen saygın iki gazetesinden biri olan liberal yönetimli Der Standart’ı 1988’de Viyana’da kurmuştu… Ne yazıktır ki, Nazi dönemi öncesinde ülkede öne çıkmış olan Stefan Zweig, Joseph Roth, Arthur Schnitzler gibi yazarlar, Sigmund Freud veya Alfred Adler gibi psikyatristler ve daha nice düşünür/yazar/sanatçı/bilim adamı potansiyeli artık kalmamıştır. Ancak daha yakın dönemlerden ilginç bir örnek vermek gerekirse, 1950 sonrası Avusturya çağdaş resim sanatçılarının önemli bir “troika”sı sayılan Friedrich Hundertwasser, Ernst Fuchs ve Arik Brauer Yahudi asıllıdır.

Viyana’daki cadde ve meydanlarda dolaştığınızda, baş döndürücü bir yoğunlukta Yahudi isimlerine rastlıyorsunuz.



İmparator Franz Josef tarafından 1857 yılında başlatılıp 1865’te tamamlanmış bulunan, eski şehir surlarının yerine inşa edilerek şehrin göbeğini çevreleyen takribi 4 km uzunluğunda olan “Ring” (=daire) Caddesi, döneminde halk dilinde “Yahudi Bulvarı” olarak da anılırdı. Bunun nedeni, Parlamento ve Belediye Sarayı ile Burg Tiyatrosu ve Opera gibi kamu yapılarının dışındaki çoğu büyük binaların Tedesco, Epstein ve Ephroussi gibi varlıklı Yahudi ailelerine ait görkemli konutlarının olmasıydı.

Gerçekten de Viyana’daki cadde ve meydanlarda dolaştığınızda, baş döndürücü bir yoğunlukta Yahudi isimlerine rastlıyorsunuz... Bunlar sadece yukarıda andığımız bankerlerin adları değil, Gerngross veya Herzmansky gibi geçmişin ve günümüzün büyük mağazaları olup, ayrıca özellikle nice kültür ikonlarının bir zamanlar oturdukları evlerin cephelerinde bulunan levhalardır. Ne var ki, bazı binaların üstünde, 1938’de başlamış yedi yıllık kapkara dönem boyunca bir sabah evlerinden alınarak ölüm kamplarına götürülen sıradan Viyanalı Yahudilerin isimlerine de rastlarsınız.


Jura Soyfer Anı Plaketi (R. Schild)

Geçtiğimiz ay bir Çin lokantasından çıkarken, yan sokakta bulunan eski ancak bakımlı evlerin birinin cephesindeki plakette yazılı şu sözler gözümüze çarptı: “Jura Soyfer - 17.11.1937’de tutuklandı; 16.02.1939’da KZ Buchenwald’da öldü. Ölümüyle, Avusturya antifaşist edebiyatının en büyük ümidi yitirildi.” 1912 Kharkov doğumlu Ukrayna Yahudisi Soyfer, 1920 yılında ailesiyle birlikte sığındığı Viyana’da sol eğilimli bir ozan ve tiyatro yazarı olarak kendisinden söz ettirmeye başlamıştı... Ondan geriye kalan, “siyasi nedenlerle” tutuklandığı evin cephesine 2015’de Avusturya resmî makamları tarafınca yerleştirilmiş olan bu anı plaketini gördüğümüzde, eşimle birlikte irkildik ve aynı anda şunu anımsadık: Soyfer’in eleştirel siyasi oyunu “Astoria”, 2002 yılında St.Georg Avusturya Lisesi öğrencileri tarafından okulun tarihî Galata binasında sahnelenmiş, başrollerini de dindaşlarımız Lisya Saylağ (Hod Haşaron), Larry Schild (San Francisco), Melis Koruner ile Mert Reytan (her ikisi İstanbul) paylaşmışlardı!..