Vahşi Batı’yı yakınlaştıran Union Pacific Demiryolu 1869’da tamamlandığında değişimin nerelere varacağını kimse kestiremezdi; ardından 1873, 1879 krizleri geldi ve daha sonra 1929’da Büyük Buhran noktayı koydu. Mevsimsel işler kovalayan milyonlarca yoksul insan, oradan oraya sürükleniyordu. ABD’nin batı ve doğu kıyısını bağlayan demiryolu civarında eski püskü giysili, ellerinde bohçalarıyla adamlar görünmeye başladı. 1911 tarihli bir makalede sayıları 700.000 olarak veriliyordu.
Bir yerde iş olduğu duyulunca, o yöne giden trenler doluyordu. Madencilik, odunculuk, tarım, ne iş bulsa yapan bu insanlar tarihe “hobo” olarak geçtiler ve alt kültürün önemli figürleri haline geldiler. Yıldızlar altında uyuyan bu gezginlerin sonraki nesilleri, her yıl toplandıkları Britt şehrinde acı, macera ve özgürlükle harmanlanmış o geleneği hâlâ canlı tutuyor.


Yazar Jack London, 1894’te altı aylık hobo deneyimini yazarken, 30 dolar aylıkla günde 10 saat çalışarak, ayda 40 dolar alan iki kişiyi işinden ettiğinden bahsediyordu. Oysa dışarıdan bakana göre hobolar tembeldi, yoksulluk gibi bir günaha batmışlardı. Güney eyaletlerinde siyahlara karşı çıkarılan yasalar, İç Savaş sonrasında onlara uygulandı. Ohio eyaleti, yol kenarında ateş yakmaya üç yıl hapis cezası veriyordu. 1875’te New Hampshire eyaleti dilenme suçuna altı ay ağır işçilik cezası kesmişti.
Kendi argolarında “cangıl” dedikleri alanlarda yemek pişirir, uyur ve mümkünse yıkanırlardı. Giden trene atlamak tehlikeliydi, sakatlanmak kolaydı. Cangıl, yol veya iş kazalarında yaralandıklarında dinlenebildikleri güvenli sığınaklarıydı. Savunmasızdılar, kanun adamlarının şiddetiyle burun buruna yaşıyorlardı. Polisler kadar gaddar olmayan tren görevlileri hoboları teslim etmemek karşılığında 10 ya da 20 cent rüşvet alır, böylece 40 dolarlık maaşlarını 75 dolara çıkarırlardı.


Büyük buhran yıllarında geleceğin hafif sıklet boks şampiyonu Lou Ambers

İşsizliğin arttığı Büyük Buhran yıllarında yerel işçiler açısından tehdit oluşturdukları için polis ve halk, onları şehre sokmazdı. Hasbelkader iş çoksa gelmelerine göz yumulurdu, ama her zaman hapse atılma, kovulma riski söz konusuydu. Öylesine tehlikeli görünüyorlardı ki, 1877 tarihli Chigago Tribune’de bir makalede şöyle deniyordu: “En basit plan, avareleri doyuran et ve diğer malzemelerin içine biraz striknin veya arsenik koymaktır. Bu, diğer avareleri mahalleden uzak tutmak için bir uyarı olur, sorgu memurunun yüzü güler ve insanların tavuklarını ve diğer taşınabilir eşyalarını beladan korur.”


Vagonların içinde saklananlar şanslıydı
.

Trenler hızlanınca
Bedava yolculuğun ve ağır işçiliğin tehlikeleri, toplumsal katmanların altında yer almanın yükleri nedeniyle kırılgan, savunmasız bir grup olan hobolar, işçi hareketlerinin ve sendikalaşmanın öncü aktörleriydi. 19. Yüzyıl sonlarında merkezleri, tren hatlarının yayıldığı Chicago’ydu. Karşılıklı özsaygı kurallarına dayalı Hobo Yasası, 1894’te orada yazılmıştı. O dönem belirlenen basit ve açık bir dizi etik kural hâlâ hoboların kurucu belgesi olmaya devam ediyor. Aynı yıl, Ohio’lu iş adamı Coxey’nin İşsizler Ordusu, Washington’a protesto yürüyüşünü yapmıştı. 1905’te Chicago’da kurulan Dünya Sanayi İşçileri ruhunu, ülkenin dört bir yanına hobolar yaydı. Amerikan Sivil Özgürlükler Birliği’nin kurucularından Roger Baldwin hoboydu; ama en ünlüleri 1915’te idam edilen sendikacı Joe Hill’di.
1920’li yıllarda artan otomobil ve kamyonlar, demiryolunun taşımacılıktaki ağırlığını azalttı. Aynı dönemde devrimden kaçan on binlerce Meksikalı göçmen ABD’ye geldi. 1950’li yıllarda çıkan dizel motorlar, hoboların dinlenme mekânları olan su tanklarında zorunlu mola veren buharlı trenlerin sonunu getirmişti. Dizel sayesinde hızlanan trenlere, istasyondan çıkarken veya rampadan tırmanırken atlamak zorlaşmıştı. Hobolar dönemi artık kapanıyordu, ancak, 70 ve 80’lerde topluma ayak uyduramayan travmalı Vietnam gazileriyle sayı yeniden arttı, 20.000’e kadar yükseldi.


2007’de Britt’teki müzede iki yıllığına açılan sergi, gördüğü ilgi üzerine 2020 yılına kadar uzatılmış
.

Kültürün izleri

Charlie Chaplin sinemada yarattığı hobo karakteriyle kapitalizmi eleştiriyordu. O, acımasız üretim çarklarının kaybedeni ama yıkılmayanıydı. 1909’da sendikanın bastığı The Little Red Songbook’ta yer alan 1800’lerin folk şarkıları, Woody Guthrie, Pete Seeger, Bob Dylan ve Bruce Springsteen’e ilham verdi. John Steinbeck’in Gazap Üzümleri’nde karşımıza yine iş arayan çaresiz insanlar çıkıyordu. Yollar, beat akımının temsilcisi Jack Kerouac’ın da esin kaynağıydı. Hobolar, sosyal araştırmacılar kadar sanatçılar, edebiyatçılar, Dorothea Lange gibi fotoğrafçıların, müzisyenlerin de ilgi alanındaydı.


Hoboların kabartmalı bozuk paralar, oyma ahşap sigaralıklar gibi geleneksek sanatları sönmeye yüz tutarken, 2007 tarihli kült dizi Mad Men bu kültürü yeniden canlandırdı. Dizinin kahramanı Don’un, çocukluğunu hatırladığı sahnede, çiftliğe bir hobo gelip iş istiyor, Don’un üvey babası adamı çalıştırıp ödeme yapmadan kovuyordu. Adam bir başka hobonun çite kazıdığı işareti görmediği için kandırılmıştı. İşaret, bu evde onursuz bir adam oturuyor, uyarısıydı. Üvey babasının gerçek yüzünü gören çocuk hayatının dersini almış oluyordu.
Hikâyeye bakarsak, Hobo İşaretleri yolculara hayati bilgiler iletmeye yarıyordu; saldırgan köpek, kaba polis, temiz su, sıcak yemek gibi… ‘Üç çizgi’ uygun kamp yeri, ‘ters üçgen’ bozuk yol, ‘kedi’ kibar bir kadın demekti. 1800’lerin sonunda Hobo hiyeroglifleri karikatürlere, makalelere konu oluyordu. 1912’de Cincinnatili polisler hoboları uzak tutacak işaretleri sağa sola kendileri çizmişti. Yine de standart bir sistem olduğu söylenemezdi. Kimilerine göre kod sistemi şehir efsanesiydi, bu güzel hikâyeyi hobolar da sevmişti; kimilerine göreyse sorun, işaret sisteminden günümüze bir kanıt kalmamasıydı.
Hobolar gerçek isimlerini kendilerinden olmayanlarla paylaşmıyorlardı; lakaplarını, gidecekleri yeri tarihî köprü altlarına, su tanklarına kazıyor veya tebeşirle yazıyorlardı. İşaret sisteminin izlerine rastlanmasa da hoboların yaşadıklarını belli etme amaçlı bu notları, araştırmacılara göre 100 yıl öncesine kadar uzanıyor.
Bir hobo demiş ki: “Beyler bu ülke biz olmadan var olamazdı biliyorsunuz! Kuzey batıdakiler kışın kereste işinde bizi ister, Oklahoma’dakilerin de yazın buğday işi için bize ihtiyaçları var ve oraya çabuk ulaşmalıyız yoksa ekinler berbat olur.”
İnsanlar geçinmek için hep bir yerden bir yere gidiyorlar, emekleri hep ucuza kapatılıyor. Oysa hobo haklı, emeğe hep ihtiyaç var. Emek değerli.



Zengin seyahate çıkar seyyah olur, fakir yollara düşer avare olur.”
Ben Lewis Reitman (1879-1943)

Hobo Kralı diye bilinen Ben Reitman Amerikalı bir anarşist ve fakir doktoruydu. Rus bir ailenin çocuğuydu. 10 yaşında hobo olmuş, Chicago’da büyümüştü. Önce bir laboratuvarda işe başladı, sonra tıp okudu. 1907’de göçmenlere eğitim ve sosyal hizmet veren, örgütlenme faaliyetleri yapan Hobo Koleji’nin Chicago şubesini açtı. Chicago’da fahişelere, hobolara, yoksullara baktı ve o dönem yasak olduğu halde kürtaj yaptı.
Ben Reitman anarşist yazar Emma Goldman’ın sevgililerinden biriydi. Goldman ve Reitman sekiz yıl ülkede dolaşarak doğum kontrolü, ifade özgürlüğü, işçi hakları alanlarında mücadele yürüttüler, bu arada tutuklandılar. Reitman kaçırıldı, işkence gördü ve hapis yattı. Serbest aşka inanan çift, Reitman’ın sevgililerinden biri hamile kalınca 10 yılın ardından ayrıldı.

Hobo argosu
Cangıl: Demiryolu yakınındaki kamp.
Boğa: Polis.
Angelina: Deneyimsiz genç.
Büyük ev: Hapishane.
Bilgi otobüsü: Yatılan okul otobüsü.


1912’deki toplantı

1889’daki toplantıda belirlenen bazı kurallar:

Başka birinin sizi yönetmesine izin vermeyin.
Yasalara ve yetkililere saygı gösterin.
Savunmasız durumda olan birinden yararlanmayın.
Doğaya saygı gösterin, çöp bırakmayın.
Temiz olun.
Diğer hoboların, çocukları taciz etmesine izin vermeyin; tacizcileri ifşa edin.
Kaçak çocuklara yardım edin ve onları eve dönmeye ikna etmeye çalışın.

Kaynaklar:
https://www.facebook.com/1215161137/posts/10229884526036705/
http://ultimatehistoryproject.com/hobo.html
https://www.atlasobscura.com/articles/hobo-code
https://en.wikipedia.org/wiki/Hobo
https://www.smithsonianmag.com/arts-culture/last-great-american-hobos-180971913/
https://www.evrensel.net/haber/390248/amerikan-isci-sinifinin-kayip-kusagi-hobohttps: //eksisozluk.com/hobo--138850?p=4