Guernica tablosunu ilk kez 80’li yıllarda Madrid’deki Prado Müzesinde görmüştüm. Tamamen ayrı bir salonda sergilenen bu tablodan etkilenmemek mümkün değil. 2015 yılında, Bilbao’ya yaptığımız bir gezide, 1937 yılında bombalanan Guernica kasabasını gezme fırsatını buldum. Tabi savaştan sonra, yeniden inşa edilmiş bir Guernica gördük. Rehberimiz, Sebastian’a 90 km mesafede olan bu şehrin Bask halkı için büyük anlam taşıdığını söylemişti. Burada yer alan tarihî meşe ağacı, Bask halkının sahip olduğu özgürlük haklarını temsil etmekte… Eski zamanlardan beri Bask bölgesini yönetenler, yönetimi devralmadan önce gelip bu meşe ağacının altında yemin ederlermiş. Buraya ilk meşe ağacı, 14. yüzyılda şu an bulunduğu yere dikilmiş. Günümüze gelene kadar dört kez çeşitli sebeplerden ötürü ölmüş olup, en son 2015 yılında beşincisi dikilmiş.

Guernica ağacı

Geçtiğimiz yıl da Reina Sofia Müzesine taşınan Guernica tablosunu tekrar görme fırsatını buldum. Her bir karesinde savaşın vahşetini, neden olduğu ıstırabın çığlığını, bombaların oluşturduğu ateşte yanan insanlığı, o siyah beyaz gri renklerdeki sembolleriyle izleyicisine çok etkili bir şekilde aktarmış usta sanatçı Pablo Picasso. Yağlı boyayla yapılmasına rağmen, gazete fotoğraflarına benzer bir hava yakalamış ve savaşın yarattığı dehşeti çok iyi ifade etmiş…

Yıl 1937, İspanya’da iç savaş…
İspanya’da General Franco, Nazi ve faşist İtalyan kuvvetlerinin yeni uçaklarını Guernica üzerinde test etmesi için izin vermiş, bombalanan Guernica kasabası ise yerle bir olmuştu. Üç gün boyunca yanan kasabada 1.654 kişi ölmüş ve çok sayıda insan yaralanmıştı. The Times gazetesinin muhabiri Georges Steer bombalama haberini yayınladı. Bask yöneticileri daha sonra, Steer’in adını Guernica’daki bir caddeye verdi. Gazetecinin, kaidesinde “Guernica’nın öyküsünü dünyaya anlatan gazeteci” yazılı bronz bir büstünü de dikmişler.



Picasso’ya tablo sipariş ediliyor

26 Nisan 1937’de gerçekleşen ‘Guernica Bombalanması’nın haberi, kısa sürede Paris’te yaşayan Picasso’nun kulağına gitmiş. Bu sıralarda İspanyol Hükümeti, 1937 yılında Paris’te gerçekleşecek Dünya Fuarı’nda sergilenmesi için sanatçıya bir tablo sipariş etmişti. Konu arayan sanatçı, memleketinde gerçekleşen acı olayların tesirinde, Guernica bombalanmasını tablosuna aktarmayı düşündü ve iki ay kadar kısa bir sürede tabloyu bitirdi.
Sanatçı yaklaşık 3,5 metre yükseklik ve 7,8 metre genişlikteki eserine bütün duygularını aktarmayı başarmıştır. Guernica tablosu, sanatçının kübizm stilindeki en önemli örneklerinden biridir. Franco hükümetin başında olduğu sürece tablonun İspanya’ya girmesi yasaklanmış ancak eser birçok ülkede sergilenmiştir.
Bir söylentiye göre, Picasso, Gestapo tarafından sorgulanmış. Nazi subayı ressamın evinde Guernica’nın fotoğrafını görünce, “Bunu siz mi yaptınız?” diye sormuş ve Picasso “Hayır, siz yaptınız” cevabını vermiş.



Tablonun anlattıkları
Resmin sağ ucunda, açık bir kapıyla sonlanan siyah bir duvar vardır. Ortada sırtında mızrak olan at, insaniyetin, kaba kuvvet karşısında pes edilişini simgeliyor. Boğanın yanında belli belirsiz gözüken güvercin barışı temsil ediyor ama olanlara ağlamaktan başka yapabileceği bir şey yok. Atın yanına düşmüş sürücünün kırılmış kılıcı yenilgiyi simgeliyor. Resmin merkezinde acı içinde yıkılmak üzere olan, mızrakla vurulmuş bir at bulunur. Acı çeken atın üzerinde, göz şeklinde çıplak bir ampul parlamaktadır. Atın altında bir askerin parçalanmış cesedi vardır. Asker, üzerinde çiçeklerin büyüdüğü kırılmış bir kılıç tutmaktadır. Sol tarafta yer alan büyük gözlü boğa, kucağındaki ölü çocuğa ağlayan bir kadının üzerinde durur. Atın sağ üst tarafında, bu vahşi sahnelere tanıklık ederek camdan içeri girmekte olan, korku dolu bir kadın var. Korku içindeki bir başka kadın, sağdan yalpalayarak merkeze doğru ilerlemektedir. Kadın, parlayan ampule boş gözlerle bakmaktadır. Elinde yanan bir gaz lambası taşır. Sağ uçta, dehşet içinde kollarını kaldırmış bir adam, yukarıdan ve aşağıdan ateşlerle sarılmıştır.



Almanya 60 yıl sonra özür diledi
Almanya, Guernica saldırısı nedeniyle ancak 60 yıl sonra İspanya’dan özür diledi. Dönemin Almanya Cumhurbaşkanı Roman Herzog tarafından kaleme alınan özür mektubu, Guernica Belediye Başkanı’nın makam odasında asılı.
Guernica’yı ziyaret ettiğimizde geniş bir parkın içinde bulunan görkemli Belediye Binasını, burada ölenlerin anısına yapılan açık havadaki heykelleri ve koruma altına alınmış, yanmış meşe ağacını görme fırsatımız oldu. Heykellerin biri İngiliz sanatçı Henry Moore’a, diğeri de ünlü Bask sanatçısı Eduardo Chillida’ya ait.



Bombalanmanın 70. yıldönümünde
Olayın 70. yıldönümünde Bask Parlamentosu’nun Başkanı ve saldırıdan sağ kurtulanlar Guernica’da buluştular. Bu törende, bombardımana ait resimler ve filmler gösterildi, ölenler anıldı ve “Dünya Barış Başkenti” olması gerektiğini savunan “Guernica Barış Manifestosu” okundu. Dünyadaki en önemli savaş karşıtı tablo olarak kabul edilen Guernica tablosunun goblen kopyası, New York’taki Birleşmiş Milletlerin binasında, Güvenlik Konseyi salonunun girişinde sergilenmektedir. Bu tablo, savaşın bir hatırlatıcısı olarak buraya konulmuştur.



Korona virüs ve Pablo Picasso
Dünyada nerdeyse bütün ülkelerin, Korona virüse karşı savaş verdiği bu günlerde, acaba Pablo Picasso bu olayı nasıl yorumlardı? Hangi sembolleri kullanırdı?
Dünyayı temelden sarsan bu küresel savaşta, alışılagelmiş savaş teknolojileri ve stratejileri yok, bomba yok, silah yok, tank ve uçak yok. Ortaya nasıl bir resim çıkardı, çok merak ediyorum.