Giriş resmi: 4. yüzyıldan bir Roma evlilik yüzüğü


“Yüzük” kelimesi Dîvânu Lugâti’t-Türk (1070) sözlüğünde yer alan, Türkçe bir sözcüktür. Parmağa takılan halka demektir. Günümüzde özellikle evliliğin en önemli takısıdır. Yüzük kelimesiyle beraber Fransızcadan geçmiş “alyans” sözcüğü de kullanılmaktadır. Genellikle nişan yüzüğü için kullanılır. Aslında kelimenin orijinali “alliance” (anlaşma - ittifak). İlk zamanlarda ailelerin anlaşması, ittifakı iken, şimdilerde romantik bir anlam yüklenerek iki insanın sonsuza dek birbirine bağlanması anlamını taşıyor. Tarihte evlilik yüzüğü illa da bir aşk sembolü değildi. Daha ziyade ailelerin evlilik yoluyla çocuklarını birleştirmelerinin ve altın, gümüş, toprak, hayvan gibi bazı kıymetli malların el değiştirmesinin mührüydü. Zaman içinde bir aşk sembolüne dönüştü.


Firavunun mührünü taşıyan bir yüzük

Eski Mısır uygarlığının en önemli takılarından
Yüzüklerin neredeyse 3000-5000 yıllık bir tarihi var. Oysaki bilinen ilk elmas taşlı yüzük 1477’de Avusturya Arşidükü Maximilian’ın, nişanlısı Burgundy’li Mary için ısmarladığı nişan yüzüğü... Arada ve sonrasında neler oldu acaba?
Yüzük, Kuzey Afrika çöllerine kadar uzayan Eski Mısır uygarlığının en önemli takılarındandı. Nil Nehri’nin verimli taşkın ovalarındaki halk, sazları büküp örer ve yüzükler, bilezikler, kolyeler yapardı. Eski Mısır’da da yuvarlak imge ‘sonsuzluğun’ göstergesiydi. Yüzük; bilinmez ve bilinir her şeyi ve ayrıca bir geçişi, kapıyı temsil etmekteydi. Sonrasında ise daha dayanıklı kemik, deri ve fildişinden yüzükler yapılmaya başlanmış. Bilindiği kadarı ile, ilk metal yüzükleri Mısır firavunları kullanmış. Bir halka -başı, sonu, bitişi yok, yani sonsuzluk; ortası da boş, yani bilinmezlik. Üstelik o zamanın en büyük tanrıları olan Güneş ve Ay ile aynı biçimde.


3. yüzyıldan bir Roma evlilik yüzüğü Fede (birleşen eller) - Metropolitan Museum of Art


Büyük İskender’in fetihleri sonucu Yunanlılara geçmiş yüzük kullanımı, onlardan da Romalılara. Evlilik yüzüğünün kullanımı Romalılarda başlamış. Başlangıçta demir ve bakır yüzükler kullanmışlar, ama sonradan M.S 2. yüzyılda altın moda olmuş. Genelde bir kadının iki evlilik yüzüğü olurmuş, biri günlük kullanmak için demir bir yüzük, biri de özel günler ve sokakta kullanmak için altın bir yüzük. Bazen yüzükler anahtarlı (gerçek veya sembolik) olurmuş, bunlar kadının evin anahtarlarını teslim alacak kadar güvenilir olduğunu ifade edermiş.

Yüzük parmağı ve vena amoris
Eski Mısırlılar yüzüğü sol elin dördüncü parmağına takarlarmış, yani doğrudan kalbe gittiğine inandıkları damarın bulunduğu parmağa (vena amoris). Bu efsane Mısır’dan Yunanlılara, oradan Roma’ya kadar uzayıp bugüne kadar geldi. Bazı kültürler sol elin yüzük parmağına, bazı kültürler ise sağ elin yüzük parmağına taktılar yüzüğü. “Orada, kalbe uzanan bir damar var” dediler. (Ama orada özel bir damar yok.)


Hindistan’da bir düğünden - Mangala Sutra

Aslında yüzüklerin hangi elin hangi parmağına takıldığı ve kimin ne zaman yüzük takacağı kültürden kültüre değişiklik göstermiş. 17. yüzyıl İngiltere’sinde evlilik yüzüğü genelde başparmağa takılırmış. Buna karşılık Galyalılar yüzük için orta parmaklarını tercih edermiş. Hindistan’ın bazı bölgelerinde evlilik yüzüğü ele değil, ayağa takılıyormuş hâlâ. Yine Hindistan’ın bazı yörelerinde yüzük takmaz, boyunlarına “Mangala Sutra” - kolye takarlarmış bazı evli kadınlar. (Hindu kadınların evli olduklarını belirten ve yeni çifte iyi dilekler dileyen bir kutsal bağlanma sembolü.) Bazı ülkelerde hâlâ sadece kadın takıyor evlilik yüzüğünü. Bazı ülkelerde tek yüzük var, hangi elden hangi ele geçtiği değişiyor düğünden sonra. Avrupa’da bazı ülkelerde (örneğin Hollanda’da) düğün esnasında gelin ve damadın birbirlerine yüzük takması adetmiş.

Evlilik yüzüğü
Altın alyans fikrini ilk kez 860’lı yıllarda Papa Nicolas ortaya atmış. Böylece nişan ve düğün yüzüğü birbirinden ayrılmış. Ancak nişan konusunda kesin ayrımı 1215 yılında Papa III. Innocentius gerçekleştirmiş. Papa çiftlerin evlenme kararı aldıktan sonra bir süre yüzük takarak nişanlı kalmalarını tavsiye etmiş.


17. yüzyıldan Alman bir Memento Mori (fani olduğunu hatırla) Gimmel evlilik yüzüğü - Met Museum of Art 

16. ve 17. yüzyılda Avrupalı erkekler evlenmeden önce, sözlenince bir “Gimmel” yüzük alırlarmış (ikiz yüzük). Gelin adayı ve damat adayı bu yüzüklerin birer halkasını takarlarmış. Bazen bu yüzük üçlü olur, bir şahit de üçüncü parçayı takarmış. Düğün gerçekleştiğinde tüm parçalar birleştirilir ve birleşmiş yüzüğü gelin takarmış. (Bazen de üç yüzüğü üç değişik parmağına takarmış.) Daha sonra bu yüzüklere kalp sembolü, birleşen eller (Fede yüzükler) ve benzeri semboller eklenmesi âdet olmuş. Rönesans döneminde ise evlilik yüzüklerinin içine aşk şiirlerinden mısralar işlenmesi moda olmuş.

Farklı yüzükler
Bu arada Ortadoğu’da ise puzzle yüzüklerin (yap-boz yüzük) kullanımı moda olmuş. Amaç yüzük çıkarılırsa, tekrar birleştirip takmanın zor olması ve kocanın durumun farkına varması !!!

İrlanda’dan, 17. yüzyıldan bir Claddagh yüzük. Kalp; sevgiyi ve aşkı, taç ise sadakati temsil ediyor

Geçmişte İrlanda’da “Claddagh” yüzükler kullanılıyormuş. Nasıl sevgiliye gönderilen belli renkteki çiçeklerin, ya da yere düşürülüverilen mendillerin farklı anlamları varsa, kadın veya erkek, yüzük takanlar da hangi parmaklarına nasıl bir yüzük taktıkları ile çevrelerine sözsüz mesaj yolluyorlarmış. “Bekârım ve aşk arıyorum / Kalbimi birisine kaptırdım / Evli değilim ama ilişkim var / Nişanlıyım / Evliyim” gibi. Sosyal medyadaki ilişki durumu sembolleri sanıldığı kadar yeni değilmiş yani. 😊

Yüzük yerine yüksük
Kolonyal dönemde Amerika’da Püriten Hristiyanlar mücevher takmayı lüzumsuz ve manasız bulduklarından eş adaylarına yüzük yerine yüksük hediye etmişler !!!

Daha sonra nişan yüzüğü olabilecek bir yüksük


Nişanlıları da yüksükleri ile bol bol dikiş dikmiş !!! Yine de genç kızların bazıları o yüksük ile dikiş, nakış işlerini bitirip çeyizlerini tamamladıktan sonra, yüksüklerin kenarındaki bantı kestirip parmaklarına takmışlar. Yeni Dünyanın ilk evlilik yüzükleri yüksüklerden devşirilmiş.
ABD ve Kanada’da 20. yüzyılın başlarına kadar sadece kadınlar evlilik yüzüğü takarmış. Daha sonra özellikle de II. Dünya Savaşı sırasında pek çok asker ve sevgilileri, birbirlerinden ayrılırken birbirlerine yüzük hediye ederek ‘geri dönüş sözü’ vermiş. Böylelikle yüzükler, sevenlerin birbirlerini hatırlaması için bir sembol haline gelmiş. Sonrasında da erkeklerin de evlilik yüzüğü takması adet haline gelmiş.

Yahudilikte
Yahudilikte, evlilik yüzüğünün damada ait olması gerekiyor. Evlilik töreninde genelde taşsız, altın bir yüzük kullanılıyor. Daire, pek çok kültürde olduğu gibi sonsuzluğu sembolize ediyor. Tören esnasında yüzük, dördüncü parmağa değil, işaret parmağına takılıyor. Amaç, gelinin en çok kullandığı parmağındaki yüzüğü herkesin görmesi. Tören sırasında eldiven üstüne yüzük takılmazmış. Yüzük tene değmeliymiş.


En eskileri 10. yüzyıla dayanan çok süslü Yahudi evlilik yüzükleri de var. Bunlar genelde ya çok zenginlere ya da sinagoga ait olurlarmış. Törensel olarak kullanılırlarmış. Her gün takılamayacak kadar süslüler ve çok kullanışsızlar. Bugün müzeleri süslüyorlar. Üstlerinde genelde bir dam motifi var. Bu dam bir evi, bir haneyi ya da sinagogu sembolize edermiş. Genelde dam şeklindeki parça açılabiliyor, altında İbranice bir dua bulunuyor.

Elmas yüzükler
Evlilik yüzükleri neredeyse Orta çağdan itibaren değerli taşlarla süslenmeye başlanmış ama tabii ki sadece en zenginler ve soylular tarafından. 1930’lara kadar evlilik yüzüklerinde genelde elmas / pırlanta vs. yokmuş. 19. yüzyılda Güney Afrika’da elmas madenleri açılmış ve dünya pazarları özellikle zenginlere ve soylulara yönelik değerli taşlarla dolmuş. 1888’de De Beers adlı şirket kurulmuş ve uzunca bir zaman elmas pazarı üzerinde tekel oluşturmuş.
1930’larda harika bir reklam fikri çıktı ortaya. Filmlerde jönler, sevgililerine olan sarsılmaz aşklarını elmas yüzükle perçinlemeye başladılar. Gazeteler ünlü şarkıcıların, film yıldızlarının yüzüklerinin kaç karat olduğu bilgisini paylaştılar. 1947’de iş çığırından çıktı. Bir reklam ajansı tam 125 gazetede yıldızların taktığı elmas yüzükleri tanıttı. De Beers 1960’larda Japon piyasasına girdiğinde, ailelerin ayarladığı evliliklere alışık olan Japonlar, elmaslı, pırlantalı evlilik yüzüklerine hiç ilgi göstermediler. Ama De Beers’ın kampanyaları başarılı oldu. 1967’de Japon kadınların yüzde beşinden azı elmas yüzük takarken, 1981’e gelindiğinde oran yüzde altmışa çıkmıştı. Buna karşılık De Beers, Brezilya’da başarılı olamamış. Brezilyalılar, sağ ellerine taktıkları metal bir yüzüğü sol ellerine geçirmeye devam etmişler. Ama Çin’de de elmas / pırlanta yüzük kampanyaları başarılı olmuş, 1990’larda hiçbir kadın elmas, pırlanta evlilik yüzüğü takmazken, şimdilerde oran yüzde otuzlara çıkmış.

Sadece evliliği simgelemiyor
Yüzük deyince benim aklıma ilk önce nişan ve evlilik yüzükleri geliyor ama aslında yüzükler tarih boyunca pek çok farklı şeyin sembolü olmuşlar. Firavunların, kralların, piskoposların, başpiskoposların mühürleri yüzüklerinde olurmuş, yani yüzük sadece sonsuzluğu ya da aşkı değil, gücü de sembolize edebilir. Okul yüzükleri, mühendislerin mesleki yüzükleri, çeşitli kulüplere ait yüzükler de takanlar için aidiyet gösteren önemli yüzükler.


Kredi kartı yerine geçen bir yüzük

Oğullarıma, “Yüzük deyince aklınıza ne geliyor?” dedim, akıllarına ilk “Lord of the Rings” - Yüzüklerin Efendisi film serisi geldi. Bu arada piyasaya, kredi kartları yerine geçen ödeme yüzükleri çıkmış bile. Belki de gelecekte yüzük takmanın anlamı tamamen farklılaşacaktır.

Kaynaklar:
https://en.wikipedia.org/wiki/Engagement_ring
https://en.wikipedia.org/wiki/Wedding_ring
http://withtheseringshandmade.com/history-of-wedding-rings
https://4cs.gia.edu/en-us/blog/origin-of-wedding-rings/
https://www.theatlantic.com/international/archive/2015/02/how-an-ad-campaign-invented-the-diamond-engagement-ring/385376/
https://www.krombholzjewelers.com/blogs/news/from-a-thimble-to-a-symbol
https://www.chabad.org/library/article_cdo/aid/481776/jewish/The-Marriage-Ring-in-Judaism.htm